8 Şubat 2011 Salı

BARIŞ YARKADAŞ:"ÜLKE TV'NİN EN AKIL DIŞI PROĞRAMI" ADLI YAZISI VE CEVABIM

6 Şubat 2011

Ülke TV’nin ‘en akıldışı’ programı
CHP’nin 18 Aralık 2010’da yapacağı kurultay öncesi katıldığım bir TV programında “CHP, AKP’lileşmiyor. CHP, aslında sosyal demokratların kullanması gereken söylemleri AKP’nin elinden aldığı için AKP’ye benzediği söyleniyor” demiştim. Aynı programda şunu da eklemiştim: “CHP, sosyal demokrat kimliğine döndükçe AKP’nin elindeki silahları alıyor. Bu değişimden en çok AKP rahatsız oluyor.”

Bu fikrimi, Gerçek Gündem.com’daki köşemde de dile getirmiştim. 22 Aralık tarihli “CHP yoksa AKP mi oluyor?” başlıklı yazımda düşüncelerimi ayrıntılı bir şekilde ifade etmiştim.

KİMLER NEDEN HEDEF?

Biz gazetecilerin deyimiyle, o yazıdaki düşüncelerimin ne denli doğru olduğu henüz “mürekkebi dahi kurumadan” ortaya çıktı. CHP’deki devrimci dönüşümü gerçekleştiren isimlerin AKP medyası tarafından her hafta ‘’uyduruk’’ bir gerekçeyle saldırıya uğraması, değişimden en çok iktidar partisi ile yandaşlarının korktuğunu gösterdi. AKP ve yandaş medyası, CHP’de değişim ve dönüşümü gerçekleştiren isimleri adeta hedef tahtasına koydu. Hergün değişik bir gazete ya da TV’de başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, Gürsel Tekin, Hurşit Güneş, Sena Kaleli ve Sezgin Tanrıkulu asılsız haberlerle ‘’itibarsızlaştırılmaya” çalışılıyor. Bu saldırılardan Gerçek Gündem de nasibini aldı, alıyor... CHP’deki değişim ve dönüşümün dinamolarından biri olarak görülen Gerçek Gündem, aslı astarı olmayan ifadelerle hemen hemen hergün hedef tahtasına konuluyor…

OKUDUĞUNU ANLAMAMAK MI, YOKSA...

Bunun son örneği, cuma gecesi yaşandı. Kanal 7’nin kardeş kuruluşu olan Ülke TV’de yayımlanan “En Sıradışı” adlı programda, Gerçek Gündem’in Silivri Cezaevi ile bağlantılı olduğu ve Tuncay Özkan ile Mustafa Balbay’ı “milletvekili adayı yaptırmak için kamuoyu oluşturduğu” söylendi. Belli ki; sunucu Turgay Güler, ya okuduğunu anlamıyor, ya da programının isminin hakkını vermeye çalışıyor. Malum; programın adı, “En Sıradışı…” Eeee, hal böyle olunca, “en sıradışı” iddia ne olur diye düşünmüş olsa gerek Turgay Güler… Bu yüzden, Gerçek Gündem’in ‘’Ergenekon sanıklarının milletvekili adayı olmasını desteklediğini”ni gündeme getireyim demiş olmalı…

ÜLKE TV'Yİ KİM KULLANIYOR?

Ben Turgay Güler’in bu denli ‘’saf’’ olabileceğini düşünmüyorum. Güler, belli ki; CHP içinde ‘’tasfiye ediliyoruz korkusu’’na kapılan kişilerin ağına düşmüş durumda. Bir dönem CHP’de görev alan şu sıralar ise “milletvekilliğinin son günlerini yaşayan bir dönemin önderleri” Ülke TV’yi kullanıyor. Ülke TV’nin ‘’en sıradışı’’ programcısı da CHP’den tasfiye olma korkusu yaşayanların borazanlığını üstleniyor. Aslı – astarı olmayan iddialar, canlı yayında gündeme getirilerek CHP’deki ‘’devrimci – dönüşümcü’’ isimlere gözdağı verilmeye çalışılıyor. Bir yandan da CHP MYK'sı içinde "kuşku ve güvensizlik" yaratarak sinerjinin tüketilmesi hedefleniyor.

ÜLKE TV İLE KİM İŞBİRLİĞİ YAPIYOR?

Diğer amaç da belli: CHP’nin halka dokunan politikaları, AKP cephesinde korku ve kaygı yaratıyor. CHP suni gündemler yerine “gerçek gündem”e döndükçe, AKP sıkışıyor. Söyleyecek sözü kalmıyor. Bu yüzden, CHP’de ‘’bir dönemin önderleri” ile AKP medyası işbirliği yapıyor. İkisi de “değişim ve dönüşüm”e karşı birleşiyor. Her ikisi de CHP’nin değişmesinden korkuyor. Çünkü; değişim hem AKP’nin hem de yıllardan bu yana CHP’den beslenenlerin “tahtını sarsıyor.” AKP medyası ile “tasfiye ediliyoruz” korkusu yaşayan sözde bir dönemin önderi olan CHP’liler, en aşağılık yalanları piyasaya sürüyor. Programlarına daha önce birkaç kez davet ettikleri bir CHP’liden beslenen Ülke TV, kendilerine söylenen tüm yalanları hiçbir ‘’elekten’ geçirmeden yayına koyuyor.

ÇIKIP KONUŞMA CESARETİ VAR MI?

Oysa; bu sözde “kaynak” eğer CHP içinde yaşandığı iddia edilen çarpıklıklardan bu denli rahatsızsa, neden o programa kendisi çıkıp konuşmuyor? Yoksa “korkması” için bir sebep mi var? Hani o hiç kimseden “korkmaz”dı?

Demek ki; Ülke TV’yle “işbirliği” yapıp her türlü aşağılık, alçak ve namussuzca söylenmiş yalanı piyasaya sürenlerin ‘’korktukları’’ bir şeyler var. CHP yöneticilerinin ailelerinin Facebook’ta yer alan ve denizde – havuzda çekilmiş fotoğraflarını internet sitelerine yollayan kişiler, şimdi suçluluklarının telaşıyla, peşpeşe yalan üretiyor. Ülke TV de ne yazık ki bu kişileri ‘’muteber kaynak’’ olarak kabul edip onların yalanlarını yayma görevini üstleniyor. Doğrusu, Turgay Güler’in bu yalanlara kanmasına ya da bu yalanların gönüllü borazanlığını üstlenmesine diyecek bir şeyim yok… Ama Ahmet Kekeç ile Şamil Tayyar bu oyuna alet edilmelerine nasıl izin veriyor anlamış değilim?

KİMSEDEN İCAZET ALACAK DEĞİLİM!

“Balbay ile Özkan’ın CHP’den aday olmasına karşı olduğumu’’ bu köşede ve program yaptığım Radyo Box’ta açıkça söyledim. Ülke TV – Turgay Güler ise bu denli açık bir yazıyı çarpıtmakta sakınca görmüyor. Hadi Turgay Güler okuduğunu anlamıyor, peki Ülke TV izleyicisi böyle bir program sunucusunu mu hak ediyor? Ayrıca, ne düşünüp ne düşünmeyeceğimizi Turgay Güler'e mi soracağız? Güler'den icazet mi alacağız! Adaylıkları ister desteklerim, ister desteklemem, bundan Ülke TV'ye ne?

DEĞİŞİMİN SEMBOLLERİ SUSTURULMAK İSTENİYOR

Burada amaç belli: AKP ve medyası, Tuncay Özkan ile Balbay’ın CHP’den aday olmasını istiyor. Böylece, CHP’nin tuzağa düşmesi ve seçim meydanında “dayak yemesi” hedefleniyor. Bu adaylığa karşı çıkan isimler ise, medya terörü yoluyla susturulmaya – sindirilmeye çalışılıyor. Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Sezgin Tanrıkulu, Sena Kaleli, Hurşit Güneş ve Gerçek Gündem.com susturulduğu taktirde, CHP’nin yeniden “Ergenekon tuzağı”na düşeceği hesaplanıyor. Gerçek Gündem de bu yüzden aslı – astarı olmayan ifadelerle hedef gösteriliyor. Ülke TV’deki programa bu yüzden “En Akıldışı” diyorum…

Ülke TV’nin “En Akıldışı” programı şunu unutmasın:

Gerçek Gündem, hiçbir baskıya, medya terörüne, tehdide, paraya – pula, mala – mülke, şantaja boyun eğmez. Doğru bildiğimizi, “tek kişi kalsak dahi” söylemeye devam ederiz. Bir dönemin sözde önderlerinin ‘’Minik Kuşları’’nın size getirdiği yalanlardan ise korkmayız. Biz “çiğ yemedik ki karnımız ağrısın.” Doğru bildiklerimizi “korkmadan” çıkıp açık açık kimliğimizi, adımızı, mesleki kariyerimizi, imzamızı ortaya koyarak söyledik. Hem de herkesin sustuğu, sindiği, sindirildiği dönemlerde…

SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ...

Bu yüzden, CHP’yi bir rantiyeye çevirenlerin en aşağılık yalanlarının hedefi olduk. Bu yüzden, TSK’nın 2009’daki “bölücü ve zararlı siteler” andıçına girdik. Andıç’a en yükses sesle itiraz ettik. Susmadık… CHP’nin “sivilleşmesi”nden yana tavır koyduğumuz için şimdi de sizin hedefinizi oluyoruz. Varsın olsun… Dert değil… Demek ki; siz de CHP’nin sivil bir dil kullanmasından korkuyorsunuz… Şamil Tayyar, Star’daki yazılarında “AKP içinde Ergenekon’un uzantıları var” derken haksız değilmiş… Bu uzantıların gücünün nerelere hakim olduğu da ortaya çıkıyor…

BU YALANA TURGAY BİLE GÜLER

Ey Turgay Güler, Ey Şamil Tayyar, Ey Ahmet Kekeç… Cuma gecesi yaptığınız programda söylenen şu yalana kendiniz de inanıyor musunuz? Turgay Güler, Ülke TV izleyicisini “aptal” yerine koyarak şunu söylüyor: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dönemin Gençlik Kolları başkanı Umut Tunç’u yanına çağırmış ve (Partili kızlar türban takarak çalışma yapsın) demiş. Umut Tunç da buna itiraz ettiği için odasından kovmuş.”

ALIN SİZE CANLI BİR 'KAYNAK'

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönemin Gençlik Kolları Başkanı Umut Tunç’la yaptığı görüşmeyi yine bu köşede kaleme almıştım. O toplantıda, CHP Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Umut Akdoğan da vardı. Akdoğan, cuma gecesi sizin programınızdan sonra beni aradı ve “Barış Bey, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bizi çağırdığında böyle bir konuşma aramızda geçmedi. Bize türbanlı – türbansız, başörtülü – başörtüsüz ayrımı yapmadan tüm gençleri kucaklayın. Türbanlı genç kızlara sırtınızı dönmeyin, onları da partimizin saflarına katın dedi. Kızlara türban taktırın falan demedi.”

UMUT ORAN NE DÜŞÜNÜYOR?

İşte o toplantıya katılan ‘’kanlı – canlı’’ bir şahit… Adı Umut Akdoğan… Dönemin CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı… Çıkıyor, konuşuyor… Peki Önder Sav’a yakınlığıyla bilinen Umut Tunç neden konuşmuyor? Son kurultayda Önder Sav’ın talimatıyla kurultayın iptal edilmesi için mahkemeye dilekçe veren Umut Tunç, bu yalana neden sessiz kalıyor? Kandisini arayan CHP’li gençlere “Ben Ülke TV’ye böyle bir şey demedim” demesine rağmen, bu yalana neden alet oluyor?

Bu meselenin ilginç bir yanı daha var: Umut Tunç, mevcut yönetim hakkında böyle bir yalan uydurmasına rağmen, Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’dan “eğitim bursu” almayı ise sürdürüyor… Sanırız her iki Umut da durumlarını gözden geçirecektir…

ÜLKE TV, YARGIYI ETKİLEME VE YARGIYA BASKI YAPMA SUÇU İŞLİYOR

Gelelim Ülke TV’deki iki meseleye daha: Ülke TV, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in Yargıtay’daki dosyasıyla pek bir ilgili… Geçen hafta tam üç gün üst üste değişik programlarda bu mesele gündeme getirildi. Söylenen şu: “Efendim, Tekin neden ceza almıyor? Dosyası neden gündeme gelmiyor?”

Belli ki; Ülke TV yöneticilerini de Gürsel Tekin korkusu sarmış… Ülke TV yöneticileri bir kere her programda, “adli yargılamayı etkileme suçu” işliyor. Süren bir dava hakkında hakimler üzerinde baskı kuruluyor. Bunun TCK’daki hükümleri açık… Gürsel Tekin, bu konuda yayın yapan bir kişiyi, geride bıraktığımız hafta mahkemeye verdi. Bu noktada da Ülke TV ile CHP’den tasfiye edilme korkusu yaşayanlar işbirliği içinde. CHP içindeki bazı isimler, Tekin’in ceza alabilmesi için Yargıtay üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor. Ülke TV de bunun psikolojik zeminini oluşturuyor. “Kutsal İttifak” Ülke TV üzerinden yürüyor.

SAHİ DENİZ FENERİ NE OLDU?

Eğer Ülke TV yöneticileri ile Tekin’in ceza alması için Yargıtay’ın kapısını aşındırmaya çalışan sözde CHP’liler “yargının yavaş işlediğini söylüyorsa, ortada kocaaa bir Deniz Feneri Davası duruyor. Hazır ‘’el atmışken” o konuya da bir baksalar… Ülke TV’nin Sahibi Zekeriya Karaman’ın da suçlandığı Deniz Feneri Davası acaba neden bir türlü sonuca varmıyor? Şamil Tayyar, Turgay Güler ve Ahmet Kekeç’in bu bağlamda söyleyeceği birkaç şey vardır muhakkak… Söz davalardan açılmışken, Kekeç ve Tayyar’a bir “dava” konusu daha verelim… Gerçek Gündem’in “Ergenekoncu” ilan edilerek hedef gösterildiği programda konuşan Star Yazarı Kekeç ile Tayyar, bir dönem maaş aldıkları Ethem Sancak’ın “Ergenekon Şeması”nda adının geçmesini nasıl açıklıyor? Eğer Ergenekon’a bu denli meraklılarsa, bu konuda ne düşündüklerini öğrenmek de hakkımızdır sanırız…

Aslında söylenecek çok ama çok şey var ama… Şimdilik duralım ve son bir konuya açıklık getirelim:

ŞU ORTAKLIK YALANI...

Ülke TV’de Gerçek Gündem’in sahibinin Gürsel Tekin olduğu söylendi. Şunu bir kez daha belirtmekte fayda var:

Gerçek Gündem’in mülkiyeti bana aittir. Önce Önder Sav’ın MYK toplantısında şimdi ise Ülke TV'de iddia ettiği üzere hiç kimseyle ortaklığım yoktur. Ortak olduğum şirket yayıncılık faaliyeti yürüten Erk Ekinci Yayıncılık’tır. Gürsel Tekin’in sitemize ortak olmasından sadece onur duyardım. Ama böyle bir ortaklık yok. Bunu “kanıtlayan” herhangi bir kişiye, Gerçek Gündem’i hemen devretmeye hazırım.

Ayrıca; Gürsel Tekin’le ‘’ortak’’ da olabilirdik. Bu kimseyi alakadar etmez… Gerçek Gündem, “editoryal bağımsızlığı”nı koruduğu sürece, herhangi bir isimle ortaklık da yapabilir. Önemli olan, bu ortaklıkta “siyasi istismar” yapmamak, belediye ihalelerinden nemalanmamaktır…

ÖNCE AYNAYA BAKIN

Ülke TV eğer bu mevzulara çok meraklıysa, Kanal 7’nin Sahibi Zekeriya Karaman ile ortağı Zahid Akman’ın kamudan aldığı ihaleleri bir incelesin, ondan sonra konuşsun…

YAYINA BAĞLANMAK İSTEDİM AMA...

NOT: Programın yayımlandığı gece, Ülke TV’ye bağlanmak istedim. Benden önce Gürsel Tekin, Hurşit Güneş ve Sezgin Tanrıkulu yayına telefonla katılmışlar. Sanırım süre yetmediği için yayına bağlayamadılar. Ülke TV’nin rejisi telefon numaramı aldı ve “Size döneceğiz” dedi. Yukarıda da dediğim gibi, “çiğ yemedik ki karnımız ağrısın…” Biz hesap verecek değil, hesap soracak konumdayız… Ülke TV eğer o gece yayına bağlasaydı, kendilerine soracak birkaç sorumuz daha olacaktı…
---------------------------

Yücel Yeşilceli
8 Şubat 2011 12:28

Her fırsatta CHP'ne bağlılıklarını ifade eden GG'in yöneticilerine,

Sayfalarınızda Cumhuriyet karşıtları,laiklik karşıtları,Cumhuriyet Devrimleri karşıtları "racon kesmektedirler."

Sizi ve Gürsel Tekin'i eleştiriyoruz diye yazılarımıza sansür uygulamanıza karşın,"ulusalcılıkmış laiklikmiş bunlar safsata.bunlara verdiğin kadar kafanı ahirete hesap kitaba yor."diyerek davul-zurna ile laiklik karşıtı olduğunu ilan edenlere,bu amaçla propaganda yapanlara sayfalarını aç!..Bunun bir adım sonrasının Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine ve kurucularına yönelik olacağını kestirmek zor olmasa gerek! Bu ne Barış Bey?Eğer bu demokratik davranış ise,eğer bu "demokratlık"ise,bize gelince neden bu sözde demokratik anlayış hoşgörüsüzlüğe dönüşüyor?

Lütfen Barış Bey,laiklik karşıtlarının GG sayfalarında çöreklenmelerine,"ayar çekmelerine"izin vermeyiniz.İnanın bu rahatsızlık sizlerle didişmemize benzemeyecek ve GG'i terk etmemize neden olacaktır.

6 Şubat 2011 tarihinde Gerçek Gündem sitesinde yayınlanan Barış Yarkadaş'ın yazısına yaptığım yorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder