21 Ağustos 2012 Salı

HÜSEYİNCHP MİLLETVEKİLİ HÜSEYİN AYGÜN'ÜN KAÇIRILMASI VE GERÇEK GÜNDEM SİTESİNDE YAŞANAN POLEMİKLER

GG YAZARI BARIŞ YARKADAŞ'IN 17 AĞUSTOS 2012 TARİHİNDE GG'DE YAYINLANAN"HÜSEYİN AYGÜN:DOĞRULAR VE YANLIŞLAR..." BAŞLIKLI YAZISINA AŞAĞIDA ÜÇ PARAĞRAFLIK BİR YORUM GÖNDERİLMİŞ OLUP,2 NUMARALI ĞARAĞRAF EDİTÖRLERCE SANSÜRLENMİŞTİR.AYRICA,YORUMCU E.UZUN'A HİTABEN YAZILAN İKİ KISA YORUM GÖNDERİLMİŞ VE GENE EDİTÖRLERCE SANSÜRLENMİŞTİR.SANSÜRLENEN BÖLÜMLER VE SANSÜRLENMEYEREK YAYINLANAN 1 VE 3 NUMARALI PARAĞRAFLAR AŞAĞIDADIR.BU YAZIDA FARKLI RUMUZLARLA GÖNDERİLEN YORUMLARIM VE BARIŞ YARKADAŞ'IN YAZISININ TAMAMI AYNI SAYFADA VERİLMİŞTİR.


********************************

17 Ağustos 2012

Hüseyin Aygün: Doğrular ve yanlışlar....

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılması ve serbest bırakılması sonrası yaşananlar tartışılmaya devam ediyor. AKP ve MHP Cephesi, Tunceli Miletvekili Hüseyin Aygün'e yönelik adeta bir linç kampanyası yürütüyor. İktidar çevreleri, kendi acziyetlerini gizleyebilmek ve terör örgütü PKK'nın bölgede kontrolü tam anlamıyla ele geçirdiğini saklayabilmek amacıyla, sorunu sulandırıyor! Ve ne yazık ki; bazı CHP'liler de AKP ve MHP'nin maniplasyonuna alet oluyor.

Dün katıldığım ÜLKE TV'deki bir programda, Ersoy Dede'nin sorularını yanıtlarken, "CHP mağdurken, bir anda suçlanan bir pozisyona düştü. Oysa ki; Tunceli'nin ortasında bir vekili kaçırılmış ve rehin alınmıştı" dedim. CHP'nin "mağdur"ken, bir anda hedef tahtasına oturtulmasının sebebini ise, "krizi yönetememesi" olarak ifade ettim.

Evet; CHP bu krizi yönetemedi. CHP, milletvekilinin kaçırılmasının duyulduğu andan itibaren, tam bir kaos görüntüsü verdi. Bölgeye giden milletvekilleri, aşırı heyecanlı davrandı. Kılıçdaroğlu'nun danışmanı, "Bugün serbest bırakacaklar" diyerek, yanlış yorumların yapılmasına sebep oldu.

Aygün'ün serbest kalmasının ardından verdiği mesajlar ise uzun vadede tahribat yaratacak cinstendi. Aygün'ün "iyi niyetle" söylediği sözlerin Türkiye'nin tamamında nasıl algılanacağı ve hangi etkiyi yaratacağı, genel merkez tarafından hesap edilebilmeliydi. Bu bağlamda, Aygün serbest kaldıktan hemen sonra TV'lere çıkarılmak yerine, yaşadıklarını genel merkezle paylaşmalı, olayın sıcaklığının geçmesi beklenmeli ve yazılı bir açıklamayla kamuoyu bilgilendirilmeliydi. Böylece, "iyi niyetle" söylenen sözler, demagojiye prim verecek bir hale dönüşmezdi.

Şunun altını bir kere daha çizmekte fayda görüyorum:

Hüseyin Aygün'ün serbest kaldıktan sonra söylediği sözlerde bir sorun görmüyorum. Aygün, serbest kaldıktan sonra yaptığı konuşmada, aslında çok ama çok önemli bir perspektif sundu. Bahoz Erdal'ın Tunceli'de olduğu ve bölgeyi koordine ettiği, PKK'lıların eve dönmek istediği, savaştan bıktıkları, bölgede iktidarın hiçbir denetiminin olmadığı Aygün'ün dikkat çektiği konulardı....

"Dağları özlemişim..." sözü ise romantizm koksa da başka bir gerçeği ifade ediyordu: "Tunceli'de yaşayanlar, terör örgütünün eylemleri ve askerin operasyonları yüzünden bölgede rahatça dolaşamıyor..."Aygün, "Dersim dağlarını özlemişim..." derken, bu gerçeğin altını çizdi. Evet; Türkiye artık ne yazık ki; dağlarında piknik yapılamayan bir hale geldi.

Hüseyin Aygün'ün serbest kaldıktan sonra yaptığı hata ise şuydu: CHP'li Aygün, partisine karşı yeterince sorumlu davranmadı. Dile getireceği sözlerin, İzmir, Antalya, Mersin, Muğla gibi kentlerdeki seçmen üzerinde hangi etkiyi yaratacağını hesap etmeliydi.

"Devrimci romantizm" iyidir; ancak bir de ''reel politik'' var... Aygün, tam da yerel seçimler öncesi, özellikle AKP iktidarının kullanıp üzerinde tepineceği sözleri malzeme olarak vermemeliydi. "Barış" istemenin ve "Kan dökülmesin" dememin, bu topraklarda artık başka bir anlama geldiğini hesap etmeliydi CHP'li Aygün...

Hüseyin Aygün'ün sözleri ve sonrasında başlayan tartışma aslında AKP'nin makyajını da döktü. AKP iktidarı ve onu destekleyen çevreler, Aygün'e yönelik bir linç kampanyası başlatarak, aslında Kürt Sorunu'nun çözümünü istemediklerini gösterdi. AKP ve MHP Hüseyin Aygün'e karşı "milliyetçi cephe"yi kurdu ve linç harekatına girişti.

Bu bağlamda, bazı CHP'lilerin tavrı da dikkatlerden kaçmadı! AKP'li Hüseyin Çelik'in şehitlere yönelik sözlerine tek bir tepki bile göstermeyen bazı CHP'liler, "kendi Hüseyinleri"ni hedef tahtasına oturttu. CHP'nin Hüseyin'i "yaşamı kutsadığı" için linç edilirken, AKP'nin Hüseyin'inin "ölümü sıradanlaştıran ve anlamsızlaştıran" sözleri görmezden gelindi.

Bu bağlamda, Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin tartışmalar sürerken bir gerçek daha ortaya çıktı. AKP iktidarının PKK ile müzakerelere yeniden başladığı ABD Büyükelçisi Riçi tarafından itiraf edildi. Riçi, Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin yorum yaparken, "Müzakereler başlamışken, bu eylemin yapılması aptalca" dedi.

Bakın görecekseniz; dün ÜLKE TV'de de söyledim... Başbakan Erdoğan ve AKP medyası, müzakerelerin başladığını ve PKK ile masaya oturduklarını gizlemek için, kaba milliyetçi bir dil kullanacak ve savaşı kutsayacaklar. Perde arkasında ise PKK ile görüşmeleri sürdürecekler. Çünkü; yerel seçimler geliyor ve AKP bu yüzden PKK ile müzakere yapmak zorunda...

CHP'li dostlarımız, Hüseyin Aygün'ü hedef tahtasına oturtmakla uğraşmak yerine, keşke biraz da AKP'nin ne yaptığına baksa ve başımıza hangi çorapları ördüğüyle ilgilenseler...

Yazıyı noktalarken bir uyarı da CHP MYK'ya yapmak gerekiyor:

Kimse Hüseyin Aygün'ün ''farklı'' düşünceleri dile getirmesinden rahatsız değil. CHP'de Nur Serter de İhsan Özkes de Hüseyin Aygün de olmalı... Sezgin Tanrıkulu CHP'ye nasıl katkı sunuyorsa, Aygün'den de faydalanılmalı... Ancak; Hüseyin Aygün'ün söylemlerinin, "partinin temel çizgisi" olmadığı da dile getirilmeli... CHP MYK bu bağlamda, ''henüz atlatılamayan" Hüseyin Aygün krizini tüm yönleriyle mercek altına almalı... Zira; yerel seçim öncesi bu ve buna benzer krizler karşısında doğru tavır alamamak, CHP'ye tahmin edilenden daha çok zarar verir...



www.twitter.com/barisyarkadas

***********************************

Yücel Yeşilceli

17 Ağustos 2012 15:03

Uzun uzun görüş belirtme olanağı verilmiyor.Çok kısa bir not yazayım:

Kılıçdaroğlu'nun "iftar yemeği", bence Hüseyin Aygün'ün kaçırılıp serbest bırakılmasından çok daha vahim bir olay!

Hüseyin Aygün seçilmeden önceki durduğu yerde.

Kılıçdaroğlu nerde dostlar,asıl onu sorgulayın.

*************************

Onlar kazanacak.!

18 Ağustos 2012 13:36

İşte buraya yazıyorum!

CHP İstanbul'u alacak.!

Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak.!

Ve ardından iktidara gelecek.

Size rağmen..!

Yeter ki faşist baskılardan etkilenip girilen sol ve sosyal demokrat yolculuktan dönülmesin.

Çok partili düzende ve çağımızda Atatürk'ün partisi sol ve sosyal demokrat bir parti olmak zorundadır!

*************************

ONLAR KAZANACAK'A

18 Ağustos 2012 14:18

Onlar kazanacak.!

18 Ağustos 2012 13:36

-----------

Gel sana bir şey anlatayım kardeşlik:Hüseyin Aygün'ün kaçırılıp serbest bırakılmasından,söylediklerinden çok,Kılıçdaroğlu'nun sözüm ona mütedeyyinlerle,tarikat-cemaat yanlısı gazetecilerle gizli-kapaklı yemekleri,toplantıları bu halkı derinden sarsmaktadır! Laiklik Kılıçdaroğlu sayesinde hergün mum gibi erimektedir.İşte halk bu Kılıçdaroğlu'na oy vermez,vermeyecektir.Çünkü,Kılıçdaroğlu bir takın adamlar sayesinde hergün bindiği dalı kesmektedir.

Kılıçdaroğlu'nun asıl silahı LAİKLİK olması gerekirken,çevresine topladı cemaat hayranları sayesinde bu muazzam aracı elinin tersi ile iteledi!

Bu nedenle,hiç kuşkunuz olmasın AKP İstanbul'u alacak değil,aldı kardeşim,aldı! Nerden mi biliyorum?Yakınlarımdan,eşim-dostumdan.

***************************

ONLAR KAZANACAK'A

18 Ağustos 2012 15:36

Bu nedenle,hiç kuşkunuz olmasın AKP İstanbul'u alacak değil,aldı kardeşim,aldı! Nerden mi biliyorum?Yakınlarımdan,eşim-dostumdan.

------------
Yanlış anlaşılmasın,yakınlarım ve çevrem AKP'ye oy atacak değiller.Kılıçdaroğlu'nun sabah-akşam dincilere görücüye çıkardığı YCHP oy vermeyip sol ve laik başka partilere yönelecekler.Ama bunda şaşılacak bir şey yok;Kılıçdaroğlu böyle bir misyon üstlenmiş,kendisine böyle bir görev verilmiş...

*********************

Çalıkuşu

18 Ağustos 2012 16:45

ONLAR KAZANACAK'A

18 Ağustos 2012 15:36

Değerli dost,

O iftar yemeği, Aygün'ün "solculuğu" kadar önemli olmasa gerek.

Zaten laiklik tehlikede değildi.

Dert etmeye gerek yok.

Hem sırada Hüseyin Gülerce'nin önerisi var. Daha çok "mütedeyyin" ile kucaklaşmak.

Ama bakarsınız, bir hışımla yine o tabloyu da "solculuk" adına sahiplenip yüceltmeye çalışanlar çıkar.

Ne de olsa ortalıkta "devrimci" ve "demokrat" pek çok.

Muhammet Çakmak'ın savunulduğu gibi.

*********************

Allahsız olmak!

18 Ağustos 2012 16:55

Ama bakarsınız, bir hışımla yine o tabloyu da "solculuk" adına sahiplenip yüceltmeye çalışanlar çıkar.

*********

İtfar sofraları halkın sofrasıdır.Dil uzatmayın.Laiklikle ne ilgisi var.Olsa olsa tanrıtanımazlıkla ilgisi var.CHP'yi tanrıtanımaz bir parti haline getirenler halktanda kopardı.Ama şimdilerde yeniden halkla buluşuyor.Siz Allahsızsanız herkesin Allahsız mı olması gerekiyor.

***************************

Çalıkuşu

18 Ağustos 2012 17:10

Ne demiştim ben?

Sözde "devrimci ve demokrat" soylu gazeteci, çıktı bile ortaya.

Bu memlekette Tanrı tanımaz var ama CHP'ye oy veren insanların hepsi de öyle değil. CHP'ye oy veren seçmen, dini vicdan işi bilen ve öyle yaşayan seçmendir.

O iftar sofrasındakilerin hiçbirinin laiklik gibi bir derdi yok.

Ama sol literatürde laikliğin de anlamı değişmiş demek ki.

*************************

ZAVALLIYA YANITIM:

18 Ağustos 2012 17:13

Allahsız olmak!

18 Ağustos 2012 16:55

--------------
Provokatör,tekrar ihbarcılığa mı başladın?!

Politikacı iftar sofralarında politik mesaj verirse,mesaj vermese de o sofralarda bulunursa;bu dinin politikaya alet edilmesi ve laikliğin erozyonudur!

Şimdi kalkmış milletin dinli/dinsiz olduğunun fişlemesi görevine mi soyundun?!

Hem cahilsin,ondan da öte, tam ZAVALLISIN!

Mangalda kül bırakmayan AKP yanaşması!

*******************

Allahlı olmak

18 Ağustos 2012 17:20

Allahlı olan, kimsenin Allahlı ya da Allahsız olduğuna hükmetmez. Buna "şirk koşmak" denir.

Sosyalist diye ortada gezen de bir başkasının Allahlı ya da Allahsız olup olmamasıyla ilgilenmez.

Sen ne sosyalistsin, ne de Allahlı.

Not: Ben yine de bir not düşeyim.

Gerçekte, kimsenin Allahlı olup olmadığı beni ilgilendirmiyor.

Bu yorum aşağıdaki sözde solcu ve "devrimci ve demokrat" soylu gazetecinin yazdığı içindir.

**********************

Allahsızlar.!

18 Ağustos 2012 19:02

Allahlı olan, kimsenin Allahlı ya da Allahsız olduğuna hükmetmez. Buna "şirk koşmak" denir.

***********

Şirk koşmakla bunun hiçbir ilgisi yok.Sen inançlara saldırırsan senin "allahsızın teki" olduğunu da birileri söyler.Adana'da Allahsız Allaha inanmayana değil milleti bir birine düşüren" hacanalara" ve "provakatör yavşaklara" denir.

**************************

Çalıkuşu

18 Ağustos 2012 20:54

Allahsızlar.!

18 Ağustos 2012 19:02



Aferin soylu gazeteci nedim soylu.

Soyluluk derecene ve insanlığna uygun bir yanıt.

***

Sayın editörler bu yorumu yayınlama kriteriniz nedir acaba?

************************

PROVOKATÖRE VE DE...

18 Ağustos 2012 21:02

Allahsızlar.!

18 Ağustos 2012 19:02

-----------

Bak çukurdaki kişi;bir anket yapalım ve anketin konusu 'Kimi süpürelim?' olsun.Ama yansız,ama çukurdan adam toplamadan,ama başkalarına yalakalanarak oy dilenmeden,ama ADAM GİBİ,döneklik yok,kıvırmak yok,tamam mı?

Kaybeden yazı-yorum yapmayacak tescilli provokatör,tamam mı?

Tescilli kart provokatör,akşam akşam millete ne sataşıyorsun,sıkıntın mı var,PROVOKATÖRLERİN EN ÇUKURU?

***************************

Mehmed Adıgüzel

18 Ağustos 2012 21:51

Allahsızlar.!

18 Ağustos 2012 19:02

***

Şimdi buradan bu kişinin yani

Nedim Soylu nun ailesine sesleniyorum.

Babanızın eşinizin neyiniz oluyorsa ,bu yorumumu kim okuyorsa

insanların gözünde bu durumda gözükmesine lütfen izin vermeyin.Rica ediyorum.

*************************

Yücel Yeşilceli

18 Ağustos 2012 22:31

Kimisi, kimseyi kırmayayım ama gerçekleri de bütün çıplaklığıyle yazayım der ve yorumum geçsin diye kılı kırk yararak yorum yapar... Kimisi ise,!Allahsızlar' gibi sözcüklerle başka yorumcuları hedef gösterse de,hakaret etse de,yorumları

S A N S Ü R L E N M E Z!

Selam olsun Gerçek Gündem'in yayın politikasına,selam olsun editörlere.

***************************

maskesiz yazmak..

18 Ağustos 2012 22:37

Bak çukurdaki kişi;bir anket yapalım ve anketin konusu 'Kimi süpürelim?' olsun.Ama yansız,ama çukurdan adam toplamadan,ama başkalarına yalakalanarak oy dilenmeden,ama ADAM GİBİ,döneklik yok,kıvırmak yok,tamam mı?

***********

Anketi seçim yapacak.

Seçimde İşçi partisi mi yoksa CHP'mi çok oy alacak gibi sizi betona gömecek bir iddiaya girmem.

CHP İstanbul ve Adana' yı alacak mı ona girelim.

Yalnız sizin her gün hakaret ettiğiniz Kılıçdaroğlunun İstanbulda konuşlanması tek koşulum!

Bir haftada Adana'da kalırsa işlem tamam.

Doğru adaylarla doğru politikalar birleşsin bu ülkede sosyal demokratlar iktidardan düşmez.

Hüseyin Aygün Tunceliden aday olmalı.

Bakalım seçimi kim alıyormuş!

Hüseyin kardeşimiz seçimi alırsa hepinize kapak olur.

Bir daha söylüyorum!

Muhsin Yazıcıoğlu ve Ülkücüler sizden çok daha namuslu.

Hiç olmazsa yüzlerine maske takmıyorlar.

**************************

sıkıntım var

19 Ağustos 2012 00:07

akşam akşam millete ne sataşıyorsun,sıkıntın mı var..

*********

Devrimcilerin,

demokratların,

solcuların,

sosyal demokratların,

Ezilenlerin,

sömürülenlerin,

yani emekçi halk güçlerinin karşısında konum alan herkesle sorunum var..!

Siz bunların karşısında konum alıp saldırdığınız sürece karşınızda olurum.

Ha bir şiirde ben ekleyim;

Ahmed Arif derki;

"Çukurovam,

Kundağımız, kefen bezimiz

Kanı esmer, yüzü ak.

Sıcağında sabır taşları çatlar,

Çatlamaz ırgadın yüreği.

Dilerse buluttan ak,

Köpükten yumuşak verir pamuğu.

Külhan, kavgacıdır delikanlısı,

Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun

En çok Çukurovalılar mahpustur,

Dostuna yarasını gösterir gibi,

Bir salkım söğüde su verir gibi,

Öyle içten

Öyle derin,

Türkü söylemek, küfretmek,

Çukurova yiğidine mahsustur..."

**********************************

DÜZELTİLDİ (1)
-----------------------
Değerli dostlar,üç-beş aylık bir aranın dışında, 2009 yılından beri Gerçek Gündem'i takip ediyorum.Yazarlar ve yorumcularla karşılıklı etkileşim içinde oluyoruz.Sizlerin de dikkatinizi çekmiştir;son zamanlarda Gerçek Gündem anlaşılması güç yayım politikası yürütmektedir.Örneğin:

-Gürsel Tekin'in MYK'dan istifasının ardından U dönüşü eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.

-Gürsel Tekin'in tarikatlara yakınlığı,korumacılığı eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.

-Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK'sı eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.

-Kılıçdaroğlu'nun tarikat-cemaat liderleri ve uzantıları medya mensupları ile gözlerden uzak,açıklamasız sözde iftar yemeği,özde ise YCHP'yi beğeniye çıkarma turları eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.


DÜZELTİLDİ(2)

-Son günlerin flaş ismi "Hüseyin Aygün kimseyi kandırmıyor,vekil seçilmeden önceki durduğu yerde.Politik söylemleri o zaman neyse,şimdide aynı.Bu nedenle,politik görüşlerimiz uyuşmasa da,dik duruşu,kıvırmaması,eğilip-bükülmemesi nedeniyle kendisine saygı duyuyorum.Burada asıl eleştirilmesi gereken Hüseyin Aygün değil,Kılıçdaroğlu'dur" benzeri eleştiriler getirilirse;yorumlarınız sansürlenir.

-En önemlisi de,Gerçek Gündem'e ve de Gürsel Tekin'e yakın kimi ağzı bozukların karşıtlarına küfür-hakaret etme özgürlükleri vardır.Dolayısıyle,sayfalar dolusu sözde "yazı-yorum" yayınlatma "becerileri" en üst noktalardadır.Nazım'ın dediği gibi,bu "çakalların ulumasına" yanıt verirseniz;yanıtlarınızın büyük çoğunluğu yayınlanmaz,sansürlenirsiniz.

-Etnik kökenci,bölgeci ve mezhepsel ayrımcılığı körükleyici değilseniz,feodalizmi,dinciliği eleştirirseniz;sansürlenirsiniz.

(3)

-Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarını savunuyorsanız,anti emperyalizmi,tam bağımsızlığı savunuyorsanız,Kemalist iseniz,Atatürkçü iseniz... Yorumlarınız büyük olasılıkla sansürlenir.

-Benim gibi,Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarını,Büyük Devrimci Atatürk'ü,tam bağımsızlığı savuyorsanız, anti faşist,anti militarist,anti emperyalist,anti kapitalist veeee sınıfsız-sömürüsüz,savaşsız bir dünya için,işçi sınıfının eğemenliği için,SOSYALİZM için yorum yaparsanız;SANSÜRLENİRSİNİZ!

O nedenle,emeğimin yok olmasına izin vermeyeceğim için,yorumculara eşit-adil davranılmadığı için;belirli bir süre Gerçek Gündem'i sadece izlemekle yetineceğim.

************************

Öncelikle Mehmed Adıgüzel arkadaşıma duyarlılıkları nedeniyle teşekkür ederim.

----------------------

E.Uzun arkadaşım,

AKP, AKP'li Ömer Çelik,Muhsin Yazıcıoğlu,ülkücü,cemaat-tarikat hayranı;"Allahsızlar","hacana"(Bu söz için sözlüğe değil,halk arasındaki anlamına bakmak gerekir.),"yavşak" diye hedef gösterici,dolaylı fişleyici,küfürcünün-hakaretçinin küfürleri sansürsüz geçecek,kendisine ve sana göre "devrimci-demokrat" birinin uzuuun uzun köşesinde yazma,uzuuun uzun yorum yapma özgürlüğü olacak,GG'ce korunacak;Nazım'ın deyimiyle "çakalların ulumasına" yanıt vermek için sabahtan akşama çaba sarf edeceğim ve sonuç; SANSÜR! (Yorumumun 2.parağrafı neden yayınlanmadı sanıyorsunuz?)GG seviyenin bu denli düşürülmesine izin vermemeliydi.

Peki bu küfürcünün özelliği ne?Özelliklerini yukarıda sıraladım.Bunca ayırdedici(!)özelliğin aynı kişide olması korunmayı(!) da gerektirir,değil mi?

Asıl şaşırtıcı olanı,senin gibi sosyalistim,devrimciyim diyen birinin; düzenin bütün renklerinden,bütün olanaklarından nemalanma yanlısı bu ağzı bozuk figüre yazılarınla destek olmandır!

Gene de ilgin nedeniyle teşekkür ederim.

*********************

Öncelikle sayın Mehmed Adıgüzel ve değerli Çalıkuşu'na duyarlılıkları nedeniyle teşekkür ederim.

E.Uzun arkadaşım,

Senin anlattıklarınla gerçek tam farklı kutuplarda.Somut delili sabah saat 08.20 civarında sana yanıt verdim,yayınlanmadı.Yazı uzun değildi.Aynı yazıyı üç-dört kere tekrar gönderdim,gene yayınlanmadı.Nedeni,tabiki küfürbaza karşılık vermem.Yorumumun 2.parağrafı neden yayınlanmadı sanıyorsunuz?

Ayrıca,tek cümlelik "2.paragraftaki yorumumu neden yayınlamıyorsunuz?" sorum yayınlandığı halde, saatler sonra S İ L İ N M İ Ş!

GG'in küfürcü-hakaretçiye omuz vermesini,ayrıca senin gibi sosyalistim,devrimciyim diyen birinin; düzenin bütün renklerinden,bütün olanaklarından nemalanma yanlısı ağzı bozuk bu figüre yazılarınla destek olmanı anlayamıyorum.

**************************************

Mehmed Adıgüzel

19 Ağustos 2012 16:49

Sayın Yücel Yeşilceli

yorumunuzu okudum.Sizin gibi ya da Sayın Erdem AKEL gibi uzun uzun yazmaya gerek yok.Yorumunuzu bir çağrı olarak kabul ediyorum ve size katılıyorum.Yorumlarımla bu sayfaların belirli bir düzeyin altına düşmemesine çalıştım.Sol ve Yurtseverliği savundum.Fakat olmuyor ve en kötüsü de küfürler hakaretler aşağıda halen kayıtlı ve

sizinde dediğiniz gibi

"O nedenle,emeğimin yok olmasına izin vermeyeceğim için,yorumculara eşit-adil davranılmadığı için;belirli bir süre Gerçek Gündem'i sadece izlemekle yetineceğim. "diyorum.

Yorum yapmaya devam eden tüm

YURTSEVER arkadaşlara sabırlar diliyorum.

Herkese iyi bayramlar.

**************************

E.Uzun

19 Ağustos 2012 23:28

Sevgili Yucel!

Oyle kaytarmak yok! sansur konusunda sayfalarimiza yorum dusen herkes sikayetci!

Hatta gece gunduz, carsaf, carsaf her haberin altina yorum yapanlarda sikayetci!

Ancak Gercek Gundemin yayin politikasi ve yorumlara iliskin politikasi daha onceleri bizzat Baris Yarkadas tarafindan aciklanmisti, bazen bendede sansur ve yorumculari bazi yonlere, veya GG nin yayin politikasina gore, bilinclice mudahele edildigi izlenimi olustu, ancak bence bize sansur gibi gelen bir takim uygulamalarin aslinda, imkansizliklar, teknik nedenler,ekonomik veya yasal mufredat gibi bir cok nedenden, hatta bir editorun lakayitligindan isguzarligindan olabilir, bunlarin disinda baska bir anlam yuklenilmesinin dogru olmadigi kanisindayim.

Sizinde dikkat ettiginiz gibi, hafta sonlari veya gunun bazi saatlerinde gonderilen yorumlarimizin yayinlanmadigi gibi, GG nin sayfalarinin/heberlerin bile guncellesmedigini goruyoruz. elbette bunun nedenini Baris bey daha iyi bilir ancak, en buyuk sorunun editor ve ekonomik sorun oldugu kanisindayim!

Onemli olan "dusmana inat mucadele etmektir"

***************************

Çalıkuşu

20 Ağustos 2012 13:43

Değerli Yeşilceli, size katılacağım ama önce diyecek bir sözüm var. Ama henüz izin çıkmadı!

**************************

Çalıkuşu

20 Ağustos 2012 16:56

GG, küfür, hakaret edenler karşısında, söz hakkı doğmasına karşın bu hakkın tanınmaması, öte yandan AKP yanaşmalığı tescilli olanlara, Kürt ırkçılığı yapan bölücülere, sözde solculuk adına sonuna kadar söz hakkı verilmesi gibi bir çifte standardınız var.

Sanki Atatürkçü olmak, ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana olmak, CHP'nin ilkeleri arasında olan laikliği savunmak bir suç.

Değerli Yeşilceli'nin protestosuna bir süreliğine ben de katılıyorum.

Ama protestomu başlatmadan YCHP'yi eleştirenlere susun diyenlere, siz AKPlisiniz diyenlere bir sözüm var:

Dost acı söyler, bu bir.

Ama AKPli yakıştırmasında karalı iseniz, YCHP'ye akıl hocalığı yapan, "İstanbul ve Adana'da CHP kazanacak" diyen ama Adana'ya çoktan AKPli Ömer Çelik'i şehremini atayan sözde solculara dönüp bakın.

Bu ikili oyuncuların tavrını sorgulayın.

CHP'ye (YCHP'ye değil) asıl zarar verenler bu türlü sözde solculardır.

********************************

Yücel Yeşilceli

20 Ağustos 2012 17:34

EDİTÖRLER,

Yüreğiniz varsa,babanızdan-ananızdan biraz hak ve adalet duygusu edindi iseniz;BİAT KÜLTÜRÜNDEN biraz,kısa bir süreliğine uzaklaşıp(Hadi dün yazdığım yazıdaki 2.parağrafı tamamen sansürlediniz,buna ilişkin sorduğum tek cümlelik soruyu dahi saatler sonra sildiniz.),E.Uzun arkadaşa verdiğim iki(2) yanıtı da yayınlarsınız!

İçinizde zerre kadar adalet duygusu kalmışsa tabi.

Yazdığım-yazacağım bu kadar,başka olmayacak.

************************

NOT:POLEMİKLERE KONU OLAN KİŞİLER:

1)Barış Yarkadaş,Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni,sahibi ve yazarı.

2"Çalıkuşu" rumuzu ile yazan yorumcu.

3)"Allahsızlar"diye karşıtlarını(bizleri) suçlayan Adanalı sözde gazeteci.

4)E.Uzun rumuzu kullanan yorumcu.

5)"Onlar kazanacak" rumuzu ile yazan yorumcu.

6)Mehmed Adıgüzel yorumcu

7)Yücel Yeşilceli-"Onlar kazanacak'a"-"PROVOKATÖRE VE DE..."