Yücel Yeşilceli
17 Kasım 2012 18:18
Marksin emperyalizm kurami yoktur
************
Tarih boyunca Marks'ı Lenin'den,Marksizmi Leninizm'den koparmaya çalıştılar ama hep yanıldılar,yanılıyorlar... Kimi devrimci/sosyalist teorisyenler "Leninizm Marksizmin eyleme dönüştürülmüş halidir"der.Yani "Marksizmin pratiğe dönüştürülmüş hali Leninizm'dir" dersek yanlış söylememiş oluruz.İçiçedir Marksizm ile Leninizm,birbirlerinden koparamazsınız.Koparmaya çalışırsanız,sol karşıtlığınızı hangi sözcüklerle örtmeye çalışırsanız çalışın,deşifre olursunuz/açığa çıkarsınız.
**************
ALINTI
-----
""Kapitalizmin Son Aşaması Emperyalizm" tam Çarlık döneminin sansür koşullarında yazıldı.
O dönemde geçerli fikirleri yansıtan kitaplar arasında en önemlileri,Alman sosyal demokrat teorisyen R.Hilferding tarafından yazılan "Finans Kapital" ve İngiliz küçük-burjuva ekonomist T.Hobson'un yazdığı "Emperyalizm"dir.Fakat gerek Hilferding,gerekse Hobson,sorunun can alıcı noktasında fenomenler arasındaki-yüzeysel bakışlı bir gözlemcinin gözünden kaçan-genel bağı ortaya koymakta,fenomenlerin derinlerdeki köklerini bulup ortaya çıkarmakta,kapitalizmin ekonomi ve politika alanlarındaki yasaların analizini-Marks'ın ve Engels'in yaptığı gibi-gelişmenin nitelikçe yeni süreçleriyle bağdaştırabilecek yeni bir teori ortaya koymaktan aciz kalmışlardır.
LENİN'İN EMPERYALİZM TEORİSİ İSE,,MARKS'IN "KAPİTAL"DE SERGİLEDİĞİ EKONOMİ ÖĞRETİSİNİN GELİŞTİRİLMİŞ BİR UZANTISI OLARAK ORTAYA ÇIKTI."
"Kapitalizmin Sonuncu Aşaması
EMPERYALİZM"(S.6)
***********
Erdem AKEL
17 Kasım 2012 16:38
SN VATANDAS ZEKİ
Marksin emperyalizm kurami yoktur
Markstan sonra ekonomi politigin kuramsal sureclerinin elestirisine kafa yoran dusunurler pazar paylasimina dayanan emperyalizm kuramini gelistirdiler.Pazarpaylasimina dayanan emperyalizm kurami,İngiliz Ekonomist ve İngiliz İsci Partisinin dusunurlerinden A.J.Hobson Alman felsefeci Rosa Luxemburg,Avusturyali Marksist Alman Sosyal Demokrasi partisinin dusunurlerinden R.Hilferding in katkilari ile gelistirildi
Onun icin Kersky ve Trocki nin emperyalizm kurami ile herhangi bir ilgileri yopktur
Degerli Vatandas Zeki hem genclerle beraber yuruse katiliyorsun
hemde donup emperyalistler ve onlarin akil hocalarinin mantigi ile yani bir karsi devrimci dusunsel dusrusu ile demokrasi adina Venezulla ve Chavezi elestiriyorsun
Bu bir celiski degilmi
*************
VATANDAŞ ZEKİ
17 Kasım 2012 15:10
SAYIN ERDEM AKEL
Dünyanın neresine bakarsak bakalım
Tüm ezilen halkların ideolojisi SOL'dur.
SOL demek Paylaşım, Emek, Alınteri, Halkçılık, Laiklik, İnsanlık demektir. Hele hele ANTİ-EMPERYALİST olmak. Sömürüye karşı çıkmaktır. Bizim gibi Sömürülen ve gelişmeye çalışan ülkelerin kurtuluş kendilerini sömüren SAĞ Kapitalizm olamaz her halde.
Gelelim CHP'ye.!
CHP'nin ALTI OK'un bir açılımı vardır. Aynen yukarıda yazdıklarımı teleffuz eder. Bu açılımında adına ister SOL veya ATATÜRKÇÜLÜK de. Yıllarca uğruna mücadele ettiğimiz genel doğrular vardır. Tüm halkımız CHP'yi Sol eğilimli olarak kabul eder. Sen bakma KILIÇDAROĞLU'nun şu andaki Parlementerler yapısına Sevenlerde, Sevmeyenlerde belkide Kendi de bu Oluşumdan memnun değildir ama biz yine Eskisi ile Yenisi ile CHP'liyiz. Hiç bir yere kaçmayız. Sağa-Sola Firar etmeyiz. Gelelim sizin Sürekli yazdığınız MONOPOL KAPİTALİZM vs. saygıyla okuyorum. Ancak ufak bir ricam var KRESKY-TROÇKİ'nin savunduğu ULTRA EMPERYALİZM ve Sermayenin ENTEGRASYONU'nu incelersen çok değişik bilgiler elde edersin Biz kimsenin ne GENÇLİĞİNE (onlar için varız.) YAŞINA saygısızlık etmeyiz. Biz her yaştan birşeyler öğreniriz. Yaşımda 54'dörttür. Bizim kuşak 29 Ekimde Ankarada Gençlerin önüne atladık onlara birşey olmasın Biber gazı yiyenlerdeniz.. SELAMLAR.
-----------------------
gercekgündem.com yayın yönetmeni ve baş yazarı Barış Yarkadaş'ın 13 Kasım 2012 tarihli "Sözde milliyetçilerin idam istismarı"başlıklı yazısı anılan sitede yayınlanmış olup,bu yazı altına yapılan okuyucu yorumları ve polemiklerin bir kısmı yukarıya alınmıştır.
18 Kasım 2012 Pazar
15 Ekim 2012 Pazartesi
İSTANBUL VE ANKARA BARO SEÇİMLERİ
14 EKİM 2012
Gerçek Gündem
"Barolara "ulusalcı"damgası"
Barolara 'ulusalcı' damgası
Ankara ve İstanbul Barosu seçimleri tamamlandı. Seçimi bakın hangi isimler kazandı?
Ankara ve İstanbul Barosu seçimleri tamamlandı. İstanbul Barosu Başkanlığı'na Ümit Kocasakal, Ankara Barosu Başkanlığı'na ise CHP PM Üyesi Metin Feyzioğlu seçildi. Kocasakal, 12836 oy aldı. Feyzioğlu ise 4866 oyla seçildi. Her iki isim de ''ulusalcı'' görüşleriyle tanınıyor.
İSTANBUL 'KOCASAKAL' DEDİ
İstanbul Barosu başkanlık seçiminde, Baro Başkanı Ümit Kocasakal, kullanılan 22 bin 19 oydan 12 bin 836'sını alarak yeniden başkan seçildi.
Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen başkanlık seçiminde, oy kullanılan 73 sandığın tamamı açıldı.
İstanbul ve Ankara Baro Başkanlığı seçiminden kareler
Buna göre, baroya kayıtlı toplam 28 bin 884 avukattan, 22 bin 19'u oy kullandı. Bu oyların 12 bin 836'sını alan mevcut Baro Başkanı Ümit Kocasakal, yeniden başkan seçildi.
Adaylardan Rıza Saka, kullanılan oyların 4 bin 650'sini, Filiz Kerestecioğlu, 3 bin 495'ini ve Muammer Aydın da bin 38'ini aldı.
Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından, Kocasakal'ı destekleyen avukatlar, salonda alkışlı kutlama yaptı. ''Baro'da Ümit var'' ve ''Bağımsız Türkiye'' sloganları atan grubun içinde bulunan Kocasakal'ın yanına gelen Hukukun Üstünlüğü Platformu adayı avukat Rıza Saka, Kocasakal'ı tebrik etti.
Bunun üzerine Kocasakal, Saka'ya ''Gelin kucaklaşalım. Bu hareketiniz için size teşekkür ediyorum'' dedi. Saka da, ''Ben de teşekkür ederim. Bize ne görev düşerse yaparız'' dedi.
Bu arada, Kocasakal, yeni grubu ve kendisini destekleyen avukatlarla birlikte toplu fotoğraf çektirdi.
ANKARA'DA FEYZİOĞLU RÜZGARI
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen Ankara Barosu’nun 62. Genel Kurulu’nda 11 bin üyesi bulunan baronun seçimlerinde 8 bin 715 oy kullanıldı.
4 bin 866 oy alarak Ankara Baro’suna 2 yıl daha başkanlık edecek isim Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun adayı Avukat Metin Feyzioğlu oldu.
****************
Yücel Yeşilceli
14 Ekim 2012 20:07
Ümit Kocasakal Atatürkçü ve tam bağımsızlık yanlısı yürekli bir yurtsever.
Sayın Kocasakal'ı içtenlikle kutlarken,Muammer Aydın'ı kınıyorum!Halk deyimiyle;aldınız mı boyunuzun ölçüsünü sayın Aydın?Yönetimde olduğu dönemde sanki gericiliğe ve hukuksuzluğa karşı mücadele vermiş gibi gene aday olması anlaşılır gibi değil.
************
AHA
15 Ekim 2012 08:32
Böyle ulusalcı birini CHP nin başında görmek,MHP nin başında da görmekisteriz.AKP de de görmek isteriz ama onlarmilliyetçiliği halkçılığı baştan kabul etmiyorlar.
************
Yücel Yeşilceli
15 Ekim 2012 12:57
Kimi yorumcular değerli Kocasakal'ı 'MHP'nin başında da görmek isteriz.'demektedir.Ümit Kocasakal Atatürk'ün tam bağımsızlık görüşlerine,Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarına ve laikliğe yürekten inanmış,çok değerli bir bilim insanıdır.
Böylesine donanımlı bir yurtseveri,AKP'ye ve dolayısıyle ABD'ye kesintisiz tam destek olan MHP'ye layık görmek abesle iştigal.
Ümit Kocasakal Miliyetci Cephe'cilerin değil,anti emperyalist parti ve kişilerin CUMHURBAŞKANI adayı olmalıdır!
************
Gerçek Gündem
"Barolara "ulusalcı"damgası"
Barolara 'ulusalcı' damgası
Ankara ve İstanbul Barosu seçimleri tamamlandı. Seçimi bakın hangi isimler kazandı?
Ankara ve İstanbul Barosu seçimleri tamamlandı. İstanbul Barosu Başkanlığı'na Ümit Kocasakal, Ankara Barosu Başkanlığı'na ise CHP PM Üyesi Metin Feyzioğlu seçildi. Kocasakal, 12836 oy aldı. Feyzioğlu ise 4866 oyla seçildi. Her iki isim de ''ulusalcı'' görüşleriyle tanınıyor.
İSTANBUL 'KOCASAKAL' DEDİ
İstanbul Barosu başkanlık seçiminde, Baro Başkanı Ümit Kocasakal, kullanılan 22 bin 19 oydan 12 bin 836'sını alarak yeniden başkan seçildi.
Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen başkanlık seçiminde, oy kullanılan 73 sandığın tamamı açıldı.
İstanbul ve Ankara Baro Başkanlığı seçiminden kareler
Buna göre, baroya kayıtlı toplam 28 bin 884 avukattan, 22 bin 19'u oy kullandı. Bu oyların 12 bin 836'sını alan mevcut Baro Başkanı Ümit Kocasakal, yeniden başkan seçildi.
Adaylardan Rıza Saka, kullanılan oyların 4 bin 650'sini, Filiz Kerestecioğlu, 3 bin 495'ini ve Muammer Aydın da bin 38'ini aldı.
Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından, Kocasakal'ı destekleyen avukatlar, salonda alkışlı kutlama yaptı. ''Baro'da Ümit var'' ve ''Bağımsız Türkiye'' sloganları atan grubun içinde bulunan Kocasakal'ın yanına gelen Hukukun Üstünlüğü Platformu adayı avukat Rıza Saka, Kocasakal'ı tebrik etti.
Bunun üzerine Kocasakal, Saka'ya ''Gelin kucaklaşalım. Bu hareketiniz için size teşekkür ediyorum'' dedi. Saka da, ''Ben de teşekkür ederim. Bize ne görev düşerse yaparız'' dedi.
Bu arada, Kocasakal, yeni grubu ve kendisini destekleyen avukatlarla birlikte toplu fotoğraf çektirdi.
ANKARA'DA FEYZİOĞLU RÜZGARI
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen Ankara Barosu’nun 62. Genel Kurulu’nda 11 bin üyesi bulunan baronun seçimlerinde 8 bin 715 oy kullanıldı.
4 bin 866 oy alarak Ankara Baro’suna 2 yıl daha başkanlık edecek isim Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun adayı Avukat Metin Feyzioğlu oldu.
****************
Yücel Yeşilceli
14 Ekim 2012 20:07
Ümit Kocasakal Atatürkçü ve tam bağımsızlık yanlısı yürekli bir yurtsever.
Sayın Kocasakal'ı içtenlikle kutlarken,Muammer Aydın'ı kınıyorum!Halk deyimiyle;aldınız mı boyunuzun ölçüsünü sayın Aydın?Yönetimde olduğu dönemde sanki gericiliğe ve hukuksuzluğa karşı mücadele vermiş gibi gene aday olması anlaşılır gibi değil.
************
AHA
15 Ekim 2012 08:32
Böyle ulusalcı birini CHP nin başında görmek,MHP nin başında da görmekisteriz.AKP de de görmek isteriz ama onlarmilliyetçiliği halkçılığı baştan kabul etmiyorlar.
************
Yücel Yeşilceli
15 Ekim 2012 12:57
Kimi yorumcular değerli Kocasakal'ı 'MHP'nin başında da görmek isteriz.'demektedir.Ümit Kocasakal Atatürk'ün tam bağımsızlık görüşlerine,Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarına ve laikliğe yürekten inanmış,çok değerli bir bilim insanıdır.
Böylesine donanımlı bir yurtseveri,AKP'ye ve dolayısıyle ABD'ye kesintisiz tam destek olan MHP'ye layık görmek abesle iştigal.
Ümit Kocasakal Miliyetci Cephe'cilerin değil,anti emperyalist parti ve kişilerin CUMHURBAŞKANI adayı olmalıdır!
************
6 Eylül 2012 Perşembe
AFYON'DA CEPANELİK PATLAMASI SONUCU ŞEHİT OLAN 25 ASKERİMİZİN ARDINDAN OKUYUCU YORUMLARI
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 12:18
Bu ülkenin insanları parça parça/bölük bölük yok oluyor,bir VAHŞET yaşanıyor ülkemizde;ve ne yazık ki,iktidarından/muktedirinden ve de emrindekilerden tek bir İSTİFA haberi gelmiyor!
----------------
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 16:27
Osmanl'dan beri bu ülkede neler olup bittiğini aydınlanmadan yana olanlar,devrimciler,sosyalistler hep beyin jimlastiği yaparak,eğemen sınıflarıın sınıfsal özelliklerini tahlil ederek öğrenmişlerdir.Diğer sınıf ve katmanlar ise, hiç bir şeyin farkında olmadan devlet tarafından verilenle yetinmişlerdir.
Neler oluyor? Dün neler oluyordu,bugün neler oluyor?Nesnellikten yoksun sözde açıklamaların acıları hafiflettiği düşünülemez! O halde halk ve ölenlerin yakınları gerçeği tam bilmelidir!
Her gün 20-25 can gidiyor bu ülkede!Gerçek nedeni öğrenme hakkımız yok mu?
Son Afyonkarahisar olayından sonra,İSTİFA diye adlandırılan müesseseye baş vuran oldu mu?
YOK,OLMAZ DA!
Gerçekler neyse, bu olaydan başlayarak kamuoyuna ÖZGÜR ve ÖZGÜN olarak açıklanmalıdır!
------------------
metin
6 Eylül 2012 16:41
Bu solcular niye bu kadar saf oluyorlar ? Kaza olamazmış, niye olmuş,nasıl olmuş.Bu hükümet niye tedbir almamış,vs vs.vs. Kafanıza gökten taş düşse sebebi hükümettir diyeceksiniz. Çok komiksiniz valla !
------------------
cengiz
6 Eylül 2012 17:21
Yüçel Yeşilceli...Dünyanın,neresin de ne zamandan beri"gerçek bilgilerin"anlatıldığını duydun?
-----------------
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 20:28
Cengiz ve metin;dünyanın en geri ülkesinde bile, bu olaydan çok daha düşük yoğunlukta bir olay olsa idi;en azından o ülkenin sorumlularından birkaç kişi İSTİFA ederdi.
25 can niye gitti?Giden tüm canlar gibi,bunların sorumluları kimse,gerçek yargı bağımsızlığı sağlanarak hesap verilmesi sağlanmalıdır ve halka tüm gerçekler ÖZGÜR ve ÖZGÜN anlatılmalıdır!
ÖZGÜR ve ÖZGÜN,yani,dış dinamiklerden,dış baskılardan arınarak,'hade ordan'diyerek TAM BAĞIMSIZ olarak!
Peki,ihmalden mi,başka nedenlerden mi,siz istemez misiniz,gerçekleri tüm çıplaklığı ile öğrenmeyi?
Eminim 'isteriz'diyeceksiniz.O halde biat etmekten vazgeçip,özgür yurttaş olmayı denemeye ne dersiniz?
O zaman hadi bir adım atın,ÖZGÜRLEŞMEYE.
---------------
Çalıkuşu
6 Eylül 2012 19:51
Dün bize AKP'yi pazarlayanlar, şimdi olup bitene "dangalaklık" deyip istifa bekliyorlar.
Fatih Altaylı, okuyucu ve izleyici fırçalama ustasısın ama, senin dün ne deyip yazdığını unutmayanlar da var.
Hani bizi de "dangalak" yerine koyma derim.
***
Değerli Yeşilceli'ye de buradan sesleneyim.
Artık "istifa", anlamı neymiş diye sözlüğe bakılacak bir sözcük oldu bu iktidar ile.
İstifa gerektirecek neler neler yaşandı da bunlar tınmayıp yapıştılar koltuklara.
-------------------
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 20:41
Artık "istifa", anlamı neymiş diye sözlüğe bakılacak bir sözcük oldu bu iktidar ile.
-----------
Haklısınız değerli Çalıkuşu.
Diğer taraftan,bu ne biçim yetişme tarzıdır ki,dün söylediklerini,yağladıklarını unutup,bu günlerde temize çıkmaya çalışıyorsun Fatih Altaylı?
Hep söylerim;karşıtının mert olanından korkmayın,ille de o yalleli-fır döndü kültürü var ya;fellik fellik kaçın onlardan,ya da yok sayın.
----------------
05 Eylül 2012 tarihinde Afyonkarahisar'da cephanelikte patlama sonucu şehit olan 25 askerimizin ardından Gerçek Gündem sitesinde yayınlanan okuyucu yorumları.
6 Eylül 2012 12:18
Bu ülkenin insanları parça parça/bölük bölük yok oluyor,bir VAHŞET yaşanıyor ülkemizde;ve ne yazık ki,iktidarından/muktedirinden ve de emrindekilerden tek bir İSTİFA haberi gelmiyor!
----------------
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 16:27
Osmanl'dan beri bu ülkede neler olup bittiğini aydınlanmadan yana olanlar,devrimciler,sosyalistler hep beyin jimlastiği yaparak,eğemen sınıflarıın sınıfsal özelliklerini tahlil ederek öğrenmişlerdir.Diğer sınıf ve katmanlar ise, hiç bir şeyin farkında olmadan devlet tarafından verilenle yetinmişlerdir.
Neler oluyor? Dün neler oluyordu,bugün neler oluyor?Nesnellikten yoksun sözde açıklamaların acıları hafiflettiği düşünülemez! O halde halk ve ölenlerin yakınları gerçeği tam bilmelidir!
Her gün 20-25 can gidiyor bu ülkede!Gerçek nedeni öğrenme hakkımız yok mu?
Son Afyonkarahisar olayından sonra,İSTİFA diye adlandırılan müesseseye baş vuran oldu mu?
YOK,OLMAZ DA!
Gerçekler neyse, bu olaydan başlayarak kamuoyuna ÖZGÜR ve ÖZGÜN olarak açıklanmalıdır!
------------------
metin
6 Eylül 2012 16:41
Bu solcular niye bu kadar saf oluyorlar ? Kaza olamazmış, niye olmuş,nasıl olmuş.Bu hükümet niye tedbir almamış,vs vs.vs. Kafanıza gökten taş düşse sebebi hükümettir diyeceksiniz. Çok komiksiniz valla !
------------------
cengiz
6 Eylül 2012 17:21
Yüçel Yeşilceli...Dünyanın,neresin de ne zamandan beri"gerçek bilgilerin"anlatıldığını duydun?
-----------------
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 20:28
Cengiz ve metin;dünyanın en geri ülkesinde bile, bu olaydan çok daha düşük yoğunlukta bir olay olsa idi;en azından o ülkenin sorumlularından birkaç kişi İSTİFA ederdi.
25 can niye gitti?Giden tüm canlar gibi,bunların sorumluları kimse,gerçek yargı bağımsızlığı sağlanarak hesap verilmesi sağlanmalıdır ve halka tüm gerçekler ÖZGÜR ve ÖZGÜN anlatılmalıdır!
ÖZGÜR ve ÖZGÜN,yani,dış dinamiklerden,dış baskılardan arınarak,'hade ordan'diyerek TAM BAĞIMSIZ olarak!
Peki,ihmalden mi,başka nedenlerden mi,siz istemez misiniz,gerçekleri tüm çıplaklığı ile öğrenmeyi?
Eminim 'isteriz'diyeceksiniz.O halde biat etmekten vazgeçip,özgür yurttaş olmayı denemeye ne dersiniz?
O zaman hadi bir adım atın,ÖZGÜRLEŞMEYE.
---------------
Çalıkuşu
6 Eylül 2012 19:51
Dün bize AKP'yi pazarlayanlar, şimdi olup bitene "dangalaklık" deyip istifa bekliyorlar.
Fatih Altaylı, okuyucu ve izleyici fırçalama ustasısın ama, senin dün ne deyip yazdığını unutmayanlar da var.
Hani bizi de "dangalak" yerine koyma derim.
***
Değerli Yeşilceli'ye de buradan sesleneyim.
Artık "istifa", anlamı neymiş diye sözlüğe bakılacak bir sözcük oldu bu iktidar ile.
İstifa gerektirecek neler neler yaşandı da bunlar tınmayıp yapıştılar koltuklara.
-------------------
Yücel Yeşilceli
6 Eylül 2012 20:41
Artık "istifa", anlamı neymiş diye sözlüğe bakılacak bir sözcük oldu bu iktidar ile.
-----------
Haklısınız değerli Çalıkuşu.
Diğer taraftan,bu ne biçim yetişme tarzıdır ki,dün söylediklerini,yağladıklarını unutup,bu günlerde temize çıkmaya çalışıyorsun Fatih Altaylı?
Hep söylerim;karşıtının mert olanından korkmayın,ille de o yalleli-fır döndü kültürü var ya;fellik fellik kaçın onlardan,ya da yok sayın.
----------------
05 Eylül 2012 tarihinde Afyonkarahisar'da cephanelikte patlama sonucu şehit olan 25 askerimizin ardından Gerçek Gündem sitesinde yayınlanan okuyucu yorumları.
21 Ağustos 2012 Salı
HÜSEYİNCHP MİLLETVEKİLİ HÜSEYİN AYGÜN'ÜN KAÇIRILMASI VE GERÇEK GÜNDEM SİTESİNDE YAŞANAN POLEMİKLER
GG YAZARI BARIŞ YARKADAŞ'IN 17 AĞUSTOS 2012 TARİHİNDE GG'DE YAYINLANAN"HÜSEYİN AYGÜN:DOĞRULAR VE YANLIŞLAR..." BAŞLIKLI YAZISINA AŞAĞIDA ÜÇ PARAĞRAFLIK BİR YORUM GÖNDERİLMİŞ OLUP,2 NUMARALI ĞARAĞRAF EDİTÖRLERCE SANSÜRLENMİŞTİR.AYRICA,YORUMCU E.UZUN'A HİTABEN YAZILAN İKİ KISA YORUM GÖNDERİLMİŞ VE GENE EDİTÖRLERCE SANSÜRLENMİŞTİR.SANSÜRLENEN BÖLÜMLER VE SANSÜRLENMEYEREK YAYINLANAN 1 VE 3 NUMARALI PARAĞRAFLAR AŞAĞIDADIR.BU YAZIDA FARKLI RUMUZLARLA GÖNDERİLEN YORUMLARIM VE BARIŞ YARKADAŞ'IN YAZISININ TAMAMI AYNI SAYFADA VERİLMİŞTİR.
********************************
17 Ağustos 2012
Hüseyin Aygün: Doğrular ve yanlışlar....
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılması ve serbest bırakılması sonrası yaşananlar tartışılmaya devam ediyor. AKP ve MHP Cephesi, Tunceli Miletvekili Hüseyin Aygün'e yönelik adeta bir linç kampanyası yürütüyor. İktidar çevreleri, kendi acziyetlerini gizleyebilmek ve terör örgütü PKK'nın bölgede kontrolü tam anlamıyla ele geçirdiğini saklayabilmek amacıyla, sorunu sulandırıyor! Ve ne yazık ki; bazı CHP'liler de AKP ve MHP'nin maniplasyonuna alet oluyor.
Dün katıldığım ÜLKE TV'deki bir programda, Ersoy Dede'nin sorularını yanıtlarken, "CHP mağdurken, bir anda suçlanan bir pozisyona düştü. Oysa ki; Tunceli'nin ortasında bir vekili kaçırılmış ve rehin alınmıştı" dedim. CHP'nin "mağdur"ken, bir anda hedef tahtasına oturtulmasının sebebini ise, "krizi yönetememesi" olarak ifade ettim.
Evet; CHP bu krizi yönetemedi. CHP, milletvekilinin kaçırılmasının duyulduğu andan itibaren, tam bir kaos görüntüsü verdi. Bölgeye giden milletvekilleri, aşırı heyecanlı davrandı. Kılıçdaroğlu'nun danışmanı, "Bugün serbest bırakacaklar" diyerek, yanlış yorumların yapılmasına sebep oldu.
Aygün'ün serbest kalmasının ardından verdiği mesajlar ise uzun vadede tahribat yaratacak cinstendi. Aygün'ün "iyi niyetle" söylediği sözlerin Türkiye'nin tamamında nasıl algılanacağı ve hangi etkiyi yaratacağı, genel merkez tarafından hesap edilebilmeliydi. Bu bağlamda, Aygün serbest kaldıktan hemen sonra TV'lere çıkarılmak yerine, yaşadıklarını genel merkezle paylaşmalı, olayın sıcaklığının geçmesi beklenmeli ve yazılı bir açıklamayla kamuoyu bilgilendirilmeliydi. Böylece, "iyi niyetle" söylenen sözler, demagojiye prim verecek bir hale dönüşmezdi.
Şunun altını bir kere daha çizmekte fayda görüyorum:
Hüseyin Aygün'ün serbest kaldıktan sonra söylediği sözlerde bir sorun görmüyorum. Aygün, serbest kaldıktan sonra yaptığı konuşmada, aslında çok ama çok önemli bir perspektif sundu. Bahoz Erdal'ın Tunceli'de olduğu ve bölgeyi koordine ettiği, PKK'lıların eve dönmek istediği, savaştan bıktıkları, bölgede iktidarın hiçbir denetiminin olmadığı Aygün'ün dikkat çektiği konulardı....
"Dağları özlemişim..." sözü ise romantizm koksa da başka bir gerçeği ifade ediyordu: "Tunceli'de yaşayanlar, terör örgütünün eylemleri ve askerin operasyonları yüzünden bölgede rahatça dolaşamıyor..."Aygün, "Dersim dağlarını özlemişim..." derken, bu gerçeğin altını çizdi. Evet; Türkiye artık ne yazık ki; dağlarında piknik yapılamayan bir hale geldi.
Hüseyin Aygün'ün serbest kaldıktan sonra yaptığı hata ise şuydu: CHP'li Aygün, partisine karşı yeterince sorumlu davranmadı. Dile getireceği sözlerin, İzmir, Antalya, Mersin, Muğla gibi kentlerdeki seçmen üzerinde hangi etkiyi yaratacağını hesap etmeliydi.
"Devrimci romantizm" iyidir; ancak bir de ''reel politik'' var... Aygün, tam da yerel seçimler öncesi, özellikle AKP iktidarının kullanıp üzerinde tepineceği sözleri malzeme olarak vermemeliydi. "Barış" istemenin ve "Kan dökülmesin" dememin, bu topraklarda artık başka bir anlama geldiğini hesap etmeliydi CHP'li Aygün...
Hüseyin Aygün'ün sözleri ve sonrasında başlayan tartışma aslında AKP'nin makyajını da döktü. AKP iktidarı ve onu destekleyen çevreler, Aygün'e yönelik bir linç kampanyası başlatarak, aslında Kürt Sorunu'nun çözümünü istemediklerini gösterdi. AKP ve MHP Hüseyin Aygün'e karşı "milliyetçi cephe"yi kurdu ve linç harekatına girişti.
Bu bağlamda, bazı CHP'lilerin tavrı da dikkatlerden kaçmadı! AKP'li Hüseyin Çelik'in şehitlere yönelik sözlerine tek bir tepki bile göstermeyen bazı CHP'liler, "kendi Hüseyinleri"ni hedef tahtasına oturttu. CHP'nin Hüseyin'i "yaşamı kutsadığı" için linç edilirken, AKP'nin Hüseyin'inin "ölümü sıradanlaştıran ve anlamsızlaştıran" sözleri görmezden gelindi.
Bu bağlamda, Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin tartışmalar sürerken bir gerçek daha ortaya çıktı. AKP iktidarının PKK ile müzakerelere yeniden başladığı ABD Büyükelçisi Riçi tarafından itiraf edildi. Riçi, Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin yorum yaparken, "Müzakereler başlamışken, bu eylemin yapılması aptalca" dedi.
Bakın görecekseniz; dün ÜLKE TV'de de söyledim... Başbakan Erdoğan ve AKP medyası, müzakerelerin başladığını ve PKK ile masaya oturduklarını gizlemek için, kaba milliyetçi bir dil kullanacak ve savaşı kutsayacaklar. Perde arkasında ise PKK ile görüşmeleri sürdürecekler. Çünkü; yerel seçimler geliyor ve AKP bu yüzden PKK ile müzakere yapmak zorunda...
CHP'li dostlarımız, Hüseyin Aygün'ü hedef tahtasına oturtmakla uğraşmak yerine, keşke biraz da AKP'nin ne yaptığına baksa ve başımıza hangi çorapları ördüğüyle ilgilenseler...
Yazıyı noktalarken bir uyarı da CHP MYK'ya yapmak gerekiyor:
Kimse Hüseyin Aygün'ün ''farklı'' düşünceleri dile getirmesinden rahatsız değil. CHP'de Nur Serter de İhsan Özkes de Hüseyin Aygün de olmalı... Sezgin Tanrıkulu CHP'ye nasıl katkı sunuyorsa, Aygün'den de faydalanılmalı... Ancak; Hüseyin Aygün'ün söylemlerinin, "partinin temel çizgisi" olmadığı da dile getirilmeli... CHP MYK bu bağlamda, ''henüz atlatılamayan" Hüseyin Aygün krizini tüm yönleriyle mercek altına almalı... Zira; yerel seçim öncesi bu ve buna benzer krizler karşısında doğru tavır alamamak, CHP'ye tahmin edilenden daha çok zarar verir...
www.twitter.com/barisyarkadas
***********************************
Yücel Yeşilceli
17 Ağustos 2012 15:03
Uzun uzun görüş belirtme olanağı verilmiyor.Çok kısa bir not yazayım:
Kılıçdaroğlu'nun "iftar yemeği", bence Hüseyin Aygün'ün kaçırılıp serbest bırakılmasından çok daha vahim bir olay!
Hüseyin Aygün seçilmeden önceki durduğu yerde.
Kılıçdaroğlu nerde dostlar,asıl onu sorgulayın.
*************************
Onlar kazanacak.!
18 Ağustos 2012 13:36
İşte buraya yazıyorum!
CHP İstanbul'u alacak.!
Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak.!
Ve ardından iktidara gelecek.
Size rağmen..!
Yeter ki faşist baskılardan etkilenip girilen sol ve sosyal demokrat yolculuktan dönülmesin.
Çok partili düzende ve çağımızda Atatürk'ün partisi sol ve sosyal demokrat bir parti olmak zorundadır!
*************************
ONLAR KAZANACAK'A
18 Ağustos 2012 14:18
Onlar kazanacak.!
18 Ağustos 2012 13:36
-----------
Gel sana bir şey anlatayım kardeşlik:Hüseyin Aygün'ün kaçırılıp serbest bırakılmasından,söylediklerinden çok,Kılıçdaroğlu'nun sözüm ona mütedeyyinlerle,tarikat-cemaat yanlısı gazetecilerle gizli-kapaklı yemekleri,toplantıları bu halkı derinden sarsmaktadır! Laiklik Kılıçdaroğlu sayesinde hergün mum gibi erimektedir.İşte halk bu Kılıçdaroğlu'na oy vermez,vermeyecektir.Çünkü,Kılıçdaroğlu bir takın adamlar sayesinde hergün bindiği dalı kesmektedir.
Kılıçdaroğlu'nun asıl silahı LAİKLİK olması gerekirken,çevresine topladı cemaat hayranları sayesinde bu muazzam aracı elinin tersi ile iteledi!
Bu nedenle,hiç kuşkunuz olmasın AKP İstanbul'u alacak değil,aldı kardeşim,aldı! Nerden mi biliyorum?Yakınlarımdan,eşim-dostumdan.
***************************
ONLAR KAZANACAK'A
18 Ağustos 2012 15:36
Bu nedenle,hiç kuşkunuz olmasın AKP İstanbul'u alacak değil,aldı kardeşim,aldı! Nerden mi biliyorum?Yakınlarımdan,eşim-dostumdan.
------------
Yanlış anlaşılmasın,yakınlarım ve çevrem AKP'ye oy atacak değiller.Kılıçdaroğlu'nun sabah-akşam dincilere görücüye çıkardığı YCHP oy vermeyip sol ve laik başka partilere yönelecekler.Ama bunda şaşılacak bir şey yok;Kılıçdaroğlu böyle bir misyon üstlenmiş,kendisine böyle bir görev verilmiş...
*********************
Çalıkuşu
18 Ağustos 2012 16:45
ONLAR KAZANACAK'A
18 Ağustos 2012 15:36
Değerli dost,
O iftar yemeği, Aygün'ün "solculuğu" kadar önemli olmasa gerek.
Zaten laiklik tehlikede değildi.
Dert etmeye gerek yok.
Hem sırada Hüseyin Gülerce'nin önerisi var. Daha çok "mütedeyyin" ile kucaklaşmak.
Ama bakarsınız, bir hışımla yine o tabloyu da "solculuk" adına sahiplenip yüceltmeye çalışanlar çıkar.
Ne de olsa ortalıkta "devrimci" ve "demokrat" pek çok.
Muhammet Çakmak'ın savunulduğu gibi.
*********************
Allahsız olmak!
18 Ağustos 2012 16:55
Ama bakarsınız, bir hışımla yine o tabloyu da "solculuk" adına sahiplenip yüceltmeye çalışanlar çıkar.
*********
İtfar sofraları halkın sofrasıdır.Dil uzatmayın.Laiklikle ne ilgisi var.Olsa olsa tanrıtanımazlıkla ilgisi var.CHP'yi tanrıtanımaz bir parti haline getirenler halktanda kopardı.Ama şimdilerde yeniden halkla buluşuyor.Siz Allahsızsanız herkesin Allahsız mı olması gerekiyor.
***************************
Çalıkuşu
18 Ağustos 2012 17:10
Ne demiştim ben?
Sözde "devrimci ve demokrat" soylu gazeteci, çıktı bile ortaya.
Bu memlekette Tanrı tanımaz var ama CHP'ye oy veren insanların hepsi de öyle değil. CHP'ye oy veren seçmen, dini vicdan işi bilen ve öyle yaşayan seçmendir.
O iftar sofrasındakilerin hiçbirinin laiklik gibi bir derdi yok.
Ama sol literatürde laikliğin de anlamı değişmiş demek ki.
*************************
ZAVALLIYA YANITIM:
18 Ağustos 2012 17:13
Allahsız olmak!
18 Ağustos 2012 16:55
--------------
Provokatör,tekrar ihbarcılığa mı başladın?!
Politikacı iftar sofralarında politik mesaj verirse,mesaj vermese de o sofralarda bulunursa;bu dinin politikaya alet edilmesi ve laikliğin erozyonudur!
Şimdi kalkmış milletin dinli/dinsiz olduğunun fişlemesi görevine mi soyundun?!
Hem cahilsin,ondan da öte, tam ZAVALLISIN!
Mangalda kül bırakmayan AKP yanaşması!
*******************
Allahlı olmak
18 Ağustos 2012 17:20
Allahlı olan, kimsenin Allahlı ya da Allahsız olduğuna hükmetmez. Buna "şirk koşmak" denir.
Sosyalist diye ortada gezen de bir başkasının Allahlı ya da Allahsız olup olmamasıyla ilgilenmez.
Sen ne sosyalistsin, ne de Allahlı.
Not: Ben yine de bir not düşeyim.
Gerçekte, kimsenin Allahlı olup olmadığı beni ilgilendirmiyor.
Bu yorum aşağıdaki sözde solcu ve "devrimci ve demokrat" soylu gazetecinin yazdığı içindir.
**********************
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
Allahlı olan, kimsenin Allahlı ya da Allahsız olduğuna hükmetmez. Buna "şirk koşmak" denir.
***********
Şirk koşmakla bunun hiçbir ilgisi yok.Sen inançlara saldırırsan senin "allahsızın teki" olduğunu da birileri söyler.Adana'da Allahsız Allaha inanmayana değil milleti bir birine düşüren" hacanalara" ve "provakatör yavşaklara" denir.
**************************
Çalıkuşu
18 Ağustos 2012 20:54
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
Aferin soylu gazeteci nedim soylu.
Soyluluk derecene ve insanlığna uygun bir yanıt.
***
Sayın editörler bu yorumu yayınlama kriteriniz nedir acaba?
************************
PROVOKATÖRE VE DE...
18 Ağustos 2012 21:02
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
-----------
Bak çukurdaki kişi;bir anket yapalım ve anketin konusu 'Kimi süpürelim?' olsun.Ama yansız,ama çukurdan adam toplamadan,ama başkalarına yalakalanarak oy dilenmeden,ama ADAM GİBİ,döneklik yok,kıvırmak yok,tamam mı?
Kaybeden yazı-yorum yapmayacak tescilli provokatör,tamam mı?
Tescilli kart provokatör,akşam akşam millete ne sataşıyorsun,sıkıntın mı var,PROVOKATÖRLERİN EN ÇUKURU?
***************************
Mehmed Adıgüzel
18 Ağustos 2012 21:51
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
***
Şimdi buradan bu kişinin yani
Nedim Soylu nun ailesine sesleniyorum.
Babanızın eşinizin neyiniz oluyorsa ,bu yorumumu kim okuyorsa
insanların gözünde bu durumda gözükmesine lütfen izin vermeyin.Rica ediyorum.
*************************
Yücel Yeşilceli
18 Ağustos 2012 22:31
Kimisi, kimseyi kırmayayım ama gerçekleri de bütün çıplaklığıyle yazayım der ve yorumum geçsin diye kılı kırk yararak yorum yapar... Kimisi ise,!Allahsızlar' gibi sözcüklerle başka yorumcuları hedef gösterse de,hakaret etse de,yorumları
S A N S Ü R L E N M E Z!
Selam olsun Gerçek Gündem'in yayın politikasına,selam olsun editörlere.
***************************
maskesiz yazmak..
18 Ağustos 2012 22:37
Bak çukurdaki kişi;bir anket yapalım ve anketin konusu 'Kimi süpürelim?' olsun.Ama yansız,ama çukurdan adam toplamadan,ama başkalarına yalakalanarak oy dilenmeden,ama ADAM GİBİ,döneklik yok,kıvırmak yok,tamam mı?
***********
Anketi seçim yapacak.
Seçimde İşçi partisi mi yoksa CHP'mi çok oy alacak gibi sizi betona gömecek bir iddiaya girmem.
CHP İstanbul ve Adana' yı alacak mı ona girelim.
Yalnız sizin her gün hakaret ettiğiniz Kılıçdaroğlunun İstanbulda konuşlanması tek koşulum!
Bir haftada Adana'da kalırsa işlem tamam.
Doğru adaylarla doğru politikalar birleşsin bu ülkede sosyal demokratlar iktidardan düşmez.
Hüseyin Aygün Tunceliden aday olmalı.
Bakalım seçimi kim alıyormuş!
Hüseyin kardeşimiz seçimi alırsa hepinize kapak olur.
Bir daha söylüyorum!
Muhsin Yazıcıoğlu ve Ülkücüler sizden çok daha namuslu.
Hiç olmazsa yüzlerine maske takmıyorlar.
**************************
sıkıntım var
19 Ağustos 2012 00:07
akşam akşam millete ne sataşıyorsun,sıkıntın mı var..
*********
Devrimcilerin,
demokratların,
solcuların,
sosyal demokratların,
Ezilenlerin,
sömürülenlerin,
yani emekçi halk güçlerinin karşısında konum alan herkesle sorunum var..!
Siz bunların karşısında konum alıp saldırdığınız sürece karşınızda olurum.
Ha bir şiirde ben ekleyim;
Ahmed Arif derki;
"Çukurovam,
Kundağımız, kefen bezimiz
Kanı esmer, yüzü ak.
Sıcağında sabır taşları çatlar,
Çatlamaz ırgadın yüreği.
Dilerse buluttan ak,
Köpükten yumuşak verir pamuğu.
Külhan, kavgacıdır delikanlısı,
Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun
En çok Çukurovalılar mahpustur,
Dostuna yarasını gösterir gibi,
Bir salkım söğüde su verir gibi,
Öyle içten
Öyle derin,
Türkü söylemek, küfretmek,
Çukurova yiğidine mahsustur..."
**********************************
DÜZELTİLDİ (1)
-----------------------
Değerli dostlar,üç-beş aylık bir aranın dışında, 2009 yılından beri Gerçek Gündem'i takip ediyorum.Yazarlar ve yorumcularla karşılıklı etkileşim içinde oluyoruz.Sizlerin de dikkatinizi çekmiştir;son zamanlarda Gerçek Gündem anlaşılması güç yayım politikası yürütmektedir.Örneğin:
-Gürsel Tekin'in MYK'dan istifasının ardından U dönüşü eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-Gürsel Tekin'in tarikatlara yakınlığı,korumacılığı eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK'sı eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-Kılıçdaroğlu'nun tarikat-cemaat liderleri ve uzantıları medya mensupları ile gözlerden uzak,açıklamasız sözde iftar yemeği,özde ise YCHP'yi beğeniye çıkarma turları eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
DÜZELTİLDİ(2)
-Son günlerin flaş ismi "Hüseyin Aygün kimseyi kandırmıyor,vekil seçilmeden önceki durduğu yerde.Politik söylemleri o zaman neyse,şimdide aynı.Bu nedenle,politik görüşlerimiz uyuşmasa da,dik duruşu,kıvırmaması,eğilip-bükülmemesi nedeniyle kendisine saygı duyuyorum.Burada asıl eleştirilmesi gereken Hüseyin Aygün değil,Kılıçdaroğlu'dur" benzeri eleştiriler getirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-En önemlisi de,Gerçek Gündem'e ve de Gürsel Tekin'e yakın kimi ağzı bozukların karşıtlarına küfür-hakaret etme özgürlükleri vardır.Dolayısıyle,sayfalar dolusu sözde "yazı-yorum" yayınlatma "becerileri" en üst noktalardadır.Nazım'ın dediği gibi,bu "çakalların ulumasına" yanıt verirseniz;yanıtlarınızın büyük çoğunluğu yayınlanmaz,sansürlenirsiniz.
-Etnik kökenci,bölgeci ve mezhepsel ayrımcılığı körükleyici değilseniz,feodalizmi,dinciliği eleştirirseniz;sansürlenirsiniz.
(3)
-Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarını savunuyorsanız,anti emperyalizmi,tam bağımsızlığı savunuyorsanız,Kemalist iseniz,Atatürkçü iseniz... Yorumlarınız büyük olasılıkla sansürlenir.
-Benim gibi,Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarını,Büyük Devrimci Atatürk'ü,tam bağımsızlığı savuyorsanız, anti faşist,anti militarist,anti emperyalist,anti kapitalist veeee sınıfsız-sömürüsüz,savaşsız bir dünya için,işçi sınıfının eğemenliği için,SOSYALİZM için yorum yaparsanız;SANSÜRLENİRSİNİZ!
O nedenle,emeğimin yok olmasına izin vermeyeceğim için,yorumculara eşit-adil davranılmadığı için;belirli bir süre Gerçek Gündem'i sadece izlemekle yetineceğim.
************************
Öncelikle Mehmed Adıgüzel arkadaşıma duyarlılıkları nedeniyle teşekkür ederim.
----------------------
E.Uzun arkadaşım,
AKP, AKP'li Ömer Çelik,Muhsin Yazıcıoğlu,ülkücü,cemaat-tarikat hayranı;"Allahsızlar","hacana"(Bu söz için sözlüğe değil,halk arasındaki anlamına bakmak gerekir.),"yavşak" diye hedef gösterici,dolaylı fişleyici,küfürcünün-hakaretçinin küfürleri sansürsüz geçecek,kendisine ve sana göre "devrimci-demokrat" birinin uzuuun uzun köşesinde yazma,uzuuun uzun yorum yapma özgürlüğü olacak,GG'ce korunacak;Nazım'ın deyimiyle "çakalların ulumasına" yanıt vermek için sabahtan akşama çaba sarf edeceğim ve sonuç; SANSÜR! (Yorumumun 2.parağrafı neden yayınlanmadı sanıyorsunuz?)GG seviyenin bu denli düşürülmesine izin vermemeliydi.
Peki bu küfürcünün özelliği ne?Özelliklerini yukarıda sıraladım.Bunca ayırdedici(!)özelliğin aynı kişide olması korunmayı(!) da gerektirir,değil mi?
Asıl şaşırtıcı olanı,senin gibi sosyalistim,devrimciyim diyen birinin; düzenin bütün renklerinden,bütün olanaklarından nemalanma yanlısı bu ağzı bozuk figüre yazılarınla destek olmandır!
Gene de ilgin nedeniyle teşekkür ederim.
*********************
Öncelikle sayın Mehmed Adıgüzel ve değerli Çalıkuşu'na duyarlılıkları nedeniyle teşekkür ederim.
E.Uzun arkadaşım,
Senin anlattıklarınla gerçek tam farklı kutuplarda.Somut delili sabah saat 08.20 civarında sana yanıt verdim,yayınlanmadı.Yazı uzun değildi.Aynı yazıyı üç-dört kere tekrar gönderdim,gene yayınlanmadı.Nedeni,tabiki küfürbaza karşılık vermem.Yorumumun 2.parağrafı neden yayınlanmadı sanıyorsunuz?
Ayrıca,tek cümlelik "2.paragraftaki yorumumu neden yayınlamıyorsunuz?" sorum yayınlandığı halde, saatler sonra S İ L İ N M İ Ş!
GG'in küfürcü-hakaretçiye omuz vermesini,ayrıca senin gibi sosyalistim,devrimciyim diyen birinin; düzenin bütün renklerinden,bütün olanaklarından nemalanma yanlısı ağzı bozuk bu figüre yazılarınla destek olmanı anlayamıyorum.
**************************************
Mehmed Adıgüzel
19 Ağustos 2012 16:49
Sayın Yücel Yeşilceli
yorumunuzu okudum.Sizin gibi ya da Sayın Erdem AKEL gibi uzun uzun yazmaya gerek yok.Yorumunuzu bir çağrı olarak kabul ediyorum ve size katılıyorum.Yorumlarımla bu sayfaların belirli bir düzeyin altına düşmemesine çalıştım.Sol ve Yurtseverliği savundum.Fakat olmuyor ve en kötüsü de küfürler hakaretler aşağıda halen kayıtlı ve
sizinde dediğiniz gibi
"O nedenle,emeğimin yok olmasına izin vermeyeceğim için,yorumculara eşit-adil davranılmadığı için;belirli bir süre Gerçek Gündem'i sadece izlemekle yetineceğim. "diyorum.
Yorum yapmaya devam eden tüm
YURTSEVER arkadaşlara sabırlar diliyorum.
Herkese iyi bayramlar.
**************************
E.Uzun
19 Ağustos 2012 23:28
Sevgili Yucel!
Oyle kaytarmak yok! sansur konusunda sayfalarimiza yorum dusen herkes sikayetci!
Hatta gece gunduz, carsaf, carsaf her haberin altina yorum yapanlarda sikayetci!
Ancak Gercek Gundemin yayin politikasi ve yorumlara iliskin politikasi daha onceleri bizzat Baris Yarkadas tarafindan aciklanmisti, bazen bendede sansur ve yorumculari bazi yonlere, veya GG nin yayin politikasina gore, bilinclice mudahele edildigi izlenimi olustu, ancak bence bize sansur gibi gelen bir takim uygulamalarin aslinda, imkansizliklar, teknik nedenler,ekonomik veya yasal mufredat gibi bir cok nedenden, hatta bir editorun lakayitligindan isguzarligindan olabilir, bunlarin disinda baska bir anlam yuklenilmesinin dogru olmadigi kanisindayim.
Sizinde dikkat ettiginiz gibi, hafta sonlari veya gunun bazi saatlerinde gonderilen yorumlarimizin yayinlanmadigi gibi, GG nin sayfalarinin/heberlerin bile guncellesmedigini goruyoruz. elbette bunun nedenini Baris bey daha iyi bilir ancak, en buyuk sorunun editor ve ekonomik sorun oldugu kanisindayim!
Onemli olan "dusmana inat mucadele etmektir"
***************************
Çalıkuşu
20 Ağustos 2012 13:43
Değerli Yeşilceli, size katılacağım ama önce diyecek bir sözüm var. Ama henüz izin çıkmadı!
**************************
Çalıkuşu
20 Ağustos 2012 16:56
GG, küfür, hakaret edenler karşısında, söz hakkı doğmasına karşın bu hakkın tanınmaması, öte yandan AKP yanaşmalığı tescilli olanlara, Kürt ırkçılığı yapan bölücülere, sözde solculuk adına sonuna kadar söz hakkı verilmesi gibi bir çifte standardınız var.
Sanki Atatürkçü olmak, ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana olmak, CHP'nin ilkeleri arasında olan laikliği savunmak bir suç.
Değerli Yeşilceli'nin protestosuna bir süreliğine ben de katılıyorum.
Ama protestomu başlatmadan YCHP'yi eleştirenlere susun diyenlere, siz AKPlisiniz diyenlere bir sözüm var:
Dost acı söyler, bu bir.
Ama AKPli yakıştırmasında karalı iseniz, YCHP'ye akıl hocalığı yapan, "İstanbul ve Adana'da CHP kazanacak" diyen ama Adana'ya çoktan AKPli Ömer Çelik'i şehremini atayan sözde solculara dönüp bakın.
Bu ikili oyuncuların tavrını sorgulayın.
CHP'ye (YCHP'ye değil) asıl zarar verenler bu türlü sözde solculardır.
********************************
Yücel Yeşilceli
20 Ağustos 2012 17:34
EDİTÖRLER,
Yüreğiniz varsa,babanızdan-ananızdan biraz hak ve adalet duygusu edindi iseniz;BİAT KÜLTÜRÜNDEN biraz,kısa bir süreliğine uzaklaşıp(Hadi dün yazdığım yazıdaki 2.parağrafı tamamen sansürlediniz,buna ilişkin sorduğum tek cümlelik soruyu dahi saatler sonra sildiniz.),E.Uzun arkadaşa verdiğim iki(2) yanıtı da yayınlarsınız!
İçinizde zerre kadar adalet duygusu kalmışsa tabi.
Yazdığım-yazacağım bu kadar,başka olmayacak.
************************
NOT:POLEMİKLERE KONU OLAN KİŞİLER:
1)Barış Yarkadaş,Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni,sahibi ve yazarı.
2"Çalıkuşu" rumuzu ile yazan yorumcu.
3)"Allahsızlar"diye karşıtlarını(bizleri) suçlayan Adanalı sözde gazeteci.
4)E.Uzun rumuzu kullanan yorumcu.
5)"Onlar kazanacak" rumuzu ile yazan yorumcu.
6)Mehmed Adıgüzel yorumcu
7)Yücel Yeşilceli-"Onlar kazanacak'a"-"PROVOKATÖRE VE DE..."
********************************
17 Ağustos 2012
Hüseyin Aygün: Doğrular ve yanlışlar....
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçırılması ve serbest bırakılması sonrası yaşananlar tartışılmaya devam ediyor. AKP ve MHP Cephesi, Tunceli Miletvekili Hüseyin Aygün'e yönelik adeta bir linç kampanyası yürütüyor. İktidar çevreleri, kendi acziyetlerini gizleyebilmek ve terör örgütü PKK'nın bölgede kontrolü tam anlamıyla ele geçirdiğini saklayabilmek amacıyla, sorunu sulandırıyor! Ve ne yazık ki; bazı CHP'liler de AKP ve MHP'nin maniplasyonuna alet oluyor.
Dün katıldığım ÜLKE TV'deki bir programda, Ersoy Dede'nin sorularını yanıtlarken, "CHP mağdurken, bir anda suçlanan bir pozisyona düştü. Oysa ki; Tunceli'nin ortasında bir vekili kaçırılmış ve rehin alınmıştı" dedim. CHP'nin "mağdur"ken, bir anda hedef tahtasına oturtulmasının sebebini ise, "krizi yönetememesi" olarak ifade ettim.
Evet; CHP bu krizi yönetemedi. CHP, milletvekilinin kaçırılmasının duyulduğu andan itibaren, tam bir kaos görüntüsü verdi. Bölgeye giden milletvekilleri, aşırı heyecanlı davrandı. Kılıçdaroğlu'nun danışmanı, "Bugün serbest bırakacaklar" diyerek, yanlış yorumların yapılmasına sebep oldu.
Aygün'ün serbest kalmasının ardından verdiği mesajlar ise uzun vadede tahribat yaratacak cinstendi. Aygün'ün "iyi niyetle" söylediği sözlerin Türkiye'nin tamamında nasıl algılanacağı ve hangi etkiyi yaratacağı, genel merkez tarafından hesap edilebilmeliydi. Bu bağlamda, Aygün serbest kaldıktan hemen sonra TV'lere çıkarılmak yerine, yaşadıklarını genel merkezle paylaşmalı, olayın sıcaklığının geçmesi beklenmeli ve yazılı bir açıklamayla kamuoyu bilgilendirilmeliydi. Böylece, "iyi niyetle" söylenen sözler, demagojiye prim verecek bir hale dönüşmezdi.
Şunun altını bir kere daha çizmekte fayda görüyorum:
Hüseyin Aygün'ün serbest kaldıktan sonra söylediği sözlerde bir sorun görmüyorum. Aygün, serbest kaldıktan sonra yaptığı konuşmada, aslında çok ama çok önemli bir perspektif sundu. Bahoz Erdal'ın Tunceli'de olduğu ve bölgeyi koordine ettiği, PKK'lıların eve dönmek istediği, savaştan bıktıkları, bölgede iktidarın hiçbir denetiminin olmadığı Aygün'ün dikkat çektiği konulardı....
"Dağları özlemişim..." sözü ise romantizm koksa da başka bir gerçeği ifade ediyordu: "Tunceli'de yaşayanlar, terör örgütünün eylemleri ve askerin operasyonları yüzünden bölgede rahatça dolaşamıyor..."Aygün, "Dersim dağlarını özlemişim..." derken, bu gerçeğin altını çizdi. Evet; Türkiye artık ne yazık ki; dağlarında piknik yapılamayan bir hale geldi.
Hüseyin Aygün'ün serbest kaldıktan sonra yaptığı hata ise şuydu: CHP'li Aygün, partisine karşı yeterince sorumlu davranmadı. Dile getireceği sözlerin, İzmir, Antalya, Mersin, Muğla gibi kentlerdeki seçmen üzerinde hangi etkiyi yaratacağını hesap etmeliydi.
"Devrimci romantizm" iyidir; ancak bir de ''reel politik'' var... Aygün, tam da yerel seçimler öncesi, özellikle AKP iktidarının kullanıp üzerinde tepineceği sözleri malzeme olarak vermemeliydi. "Barış" istemenin ve "Kan dökülmesin" dememin, bu topraklarda artık başka bir anlama geldiğini hesap etmeliydi CHP'li Aygün...
Hüseyin Aygün'ün sözleri ve sonrasında başlayan tartışma aslında AKP'nin makyajını da döktü. AKP iktidarı ve onu destekleyen çevreler, Aygün'e yönelik bir linç kampanyası başlatarak, aslında Kürt Sorunu'nun çözümünü istemediklerini gösterdi. AKP ve MHP Hüseyin Aygün'e karşı "milliyetçi cephe"yi kurdu ve linç harekatına girişti.
Bu bağlamda, bazı CHP'lilerin tavrı da dikkatlerden kaçmadı! AKP'li Hüseyin Çelik'in şehitlere yönelik sözlerine tek bir tepki bile göstermeyen bazı CHP'liler, "kendi Hüseyinleri"ni hedef tahtasına oturttu. CHP'nin Hüseyin'i "yaşamı kutsadığı" için linç edilirken, AKP'nin Hüseyin'inin "ölümü sıradanlaştıran ve anlamsızlaştıran" sözleri görmezden gelindi.
Bu bağlamda, Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin tartışmalar sürerken bir gerçek daha ortaya çıktı. AKP iktidarının PKK ile müzakerelere yeniden başladığı ABD Büyükelçisi Riçi tarafından itiraf edildi. Riçi, Aygün'ün kaçırılmasına ilişkin yorum yaparken, "Müzakereler başlamışken, bu eylemin yapılması aptalca" dedi.
Bakın görecekseniz; dün ÜLKE TV'de de söyledim... Başbakan Erdoğan ve AKP medyası, müzakerelerin başladığını ve PKK ile masaya oturduklarını gizlemek için, kaba milliyetçi bir dil kullanacak ve savaşı kutsayacaklar. Perde arkasında ise PKK ile görüşmeleri sürdürecekler. Çünkü; yerel seçimler geliyor ve AKP bu yüzden PKK ile müzakere yapmak zorunda...
CHP'li dostlarımız, Hüseyin Aygün'ü hedef tahtasına oturtmakla uğraşmak yerine, keşke biraz da AKP'nin ne yaptığına baksa ve başımıza hangi çorapları ördüğüyle ilgilenseler...
Yazıyı noktalarken bir uyarı da CHP MYK'ya yapmak gerekiyor:
Kimse Hüseyin Aygün'ün ''farklı'' düşünceleri dile getirmesinden rahatsız değil. CHP'de Nur Serter de İhsan Özkes de Hüseyin Aygün de olmalı... Sezgin Tanrıkulu CHP'ye nasıl katkı sunuyorsa, Aygün'den de faydalanılmalı... Ancak; Hüseyin Aygün'ün söylemlerinin, "partinin temel çizgisi" olmadığı da dile getirilmeli... CHP MYK bu bağlamda, ''henüz atlatılamayan" Hüseyin Aygün krizini tüm yönleriyle mercek altına almalı... Zira; yerel seçim öncesi bu ve buna benzer krizler karşısında doğru tavır alamamak, CHP'ye tahmin edilenden daha çok zarar verir...
www.twitter.com/barisyarkadas
***********************************
Yücel Yeşilceli
17 Ağustos 2012 15:03
Uzun uzun görüş belirtme olanağı verilmiyor.Çok kısa bir not yazayım:
Kılıçdaroğlu'nun "iftar yemeği", bence Hüseyin Aygün'ün kaçırılıp serbest bırakılmasından çok daha vahim bir olay!
Hüseyin Aygün seçilmeden önceki durduğu yerde.
Kılıçdaroğlu nerde dostlar,asıl onu sorgulayın.
*************************
Onlar kazanacak.!
18 Ağustos 2012 13:36
İşte buraya yazıyorum!
CHP İstanbul'u alacak.!
Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak.!
Ve ardından iktidara gelecek.
Size rağmen..!
Yeter ki faşist baskılardan etkilenip girilen sol ve sosyal demokrat yolculuktan dönülmesin.
Çok partili düzende ve çağımızda Atatürk'ün partisi sol ve sosyal demokrat bir parti olmak zorundadır!
*************************
ONLAR KAZANACAK'A
18 Ağustos 2012 14:18
Onlar kazanacak.!
18 Ağustos 2012 13:36
-----------
Gel sana bir şey anlatayım kardeşlik:Hüseyin Aygün'ün kaçırılıp serbest bırakılmasından,söylediklerinden çok,Kılıçdaroğlu'nun sözüm ona mütedeyyinlerle,tarikat-cemaat yanlısı gazetecilerle gizli-kapaklı yemekleri,toplantıları bu halkı derinden sarsmaktadır! Laiklik Kılıçdaroğlu sayesinde hergün mum gibi erimektedir.İşte halk bu Kılıçdaroğlu'na oy vermez,vermeyecektir.Çünkü,Kılıçdaroğlu bir takın adamlar sayesinde hergün bindiği dalı kesmektedir.
Kılıçdaroğlu'nun asıl silahı LAİKLİK olması gerekirken,çevresine topladı cemaat hayranları sayesinde bu muazzam aracı elinin tersi ile iteledi!
Bu nedenle,hiç kuşkunuz olmasın AKP İstanbul'u alacak değil,aldı kardeşim,aldı! Nerden mi biliyorum?Yakınlarımdan,eşim-dostumdan.
***************************
ONLAR KAZANACAK'A
18 Ağustos 2012 15:36
Bu nedenle,hiç kuşkunuz olmasın AKP İstanbul'u alacak değil,aldı kardeşim,aldı! Nerden mi biliyorum?Yakınlarımdan,eşim-dostumdan.
------------
Yanlış anlaşılmasın,yakınlarım ve çevrem AKP'ye oy atacak değiller.Kılıçdaroğlu'nun sabah-akşam dincilere görücüye çıkardığı YCHP oy vermeyip sol ve laik başka partilere yönelecekler.Ama bunda şaşılacak bir şey yok;Kılıçdaroğlu böyle bir misyon üstlenmiş,kendisine böyle bir görev verilmiş...
*********************
Çalıkuşu
18 Ağustos 2012 16:45
ONLAR KAZANACAK'A
18 Ağustos 2012 15:36
Değerli dost,
O iftar yemeği, Aygün'ün "solculuğu" kadar önemli olmasa gerek.
Zaten laiklik tehlikede değildi.
Dert etmeye gerek yok.
Hem sırada Hüseyin Gülerce'nin önerisi var. Daha çok "mütedeyyin" ile kucaklaşmak.
Ama bakarsınız, bir hışımla yine o tabloyu da "solculuk" adına sahiplenip yüceltmeye çalışanlar çıkar.
Ne de olsa ortalıkta "devrimci" ve "demokrat" pek çok.
Muhammet Çakmak'ın savunulduğu gibi.
*********************
Allahsız olmak!
18 Ağustos 2012 16:55
Ama bakarsınız, bir hışımla yine o tabloyu da "solculuk" adına sahiplenip yüceltmeye çalışanlar çıkar.
*********
İtfar sofraları halkın sofrasıdır.Dil uzatmayın.Laiklikle ne ilgisi var.Olsa olsa tanrıtanımazlıkla ilgisi var.CHP'yi tanrıtanımaz bir parti haline getirenler halktanda kopardı.Ama şimdilerde yeniden halkla buluşuyor.Siz Allahsızsanız herkesin Allahsız mı olması gerekiyor.
***************************
Çalıkuşu
18 Ağustos 2012 17:10
Ne demiştim ben?
Sözde "devrimci ve demokrat" soylu gazeteci, çıktı bile ortaya.
Bu memlekette Tanrı tanımaz var ama CHP'ye oy veren insanların hepsi de öyle değil. CHP'ye oy veren seçmen, dini vicdan işi bilen ve öyle yaşayan seçmendir.
O iftar sofrasındakilerin hiçbirinin laiklik gibi bir derdi yok.
Ama sol literatürde laikliğin de anlamı değişmiş demek ki.
*************************
ZAVALLIYA YANITIM:
18 Ağustos 2012 17:13
Allahsız olmak!
18 Ağustos 2012 16:55
--------------
Provokatör,tekrar ihbarcılığa mı başladın?!
Politikacı iftar sofralarında politik mesaj verirse,mesaj vermese de o sofralarda bulunursa;bu dinin politikaya alet edilmesi ve laikliğin erozyonudur!
Şimdi kalkmış milletin dinli/dinsiz olduğunun fişlemesi görevine mi soyundun?!
Hem cahilsin,ondan da öte, tam ZAVALLISIN!
Mangalda kül bırakmayan AKP yanaşması!
*******************
Allahlı olmak
18 Ağustos 2012 17:20
Allahlı olan, kimsenin Allahlı ya da Allahsız olduğuna hükmetmez. Buna "şirk koşmak" denir.
Sosyalist diye ortada gezen de bir başkasının Allahlı ya da Allahsız olup olmamasıyla ilgilenmez.
Sen ne sosyalistsin, ne de Allahlı.
Not: Ben yine de bir not düşeyim.
Gerçekte, kimsenin Allahlı olup olmadığı beni ilgilendirmiyor.
Bu yorum aşağıdaki sözde solcu ve "devrimci ve demokrat" soylu gazetecinin yazdığı içindir.
**********************
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
Allahlı olan, kimsenin Allahlı ya da Allahsız olduğuna hükmetmez. Buna "şirk koşmak" denir.
***********
Şirk koşmakla bunun hiçbir ilgisi yok.Sen inançlara saldırırsan senin "allahsızın teki" olduğunu da birileri söyler.Adana'da Allahsız Allaha inanmayana değil milleti bir birine düşüren" hacanalara" ve "provakatör yavşaklara" denir.
**************************
Çalıkuşu
18 Ağustos 2012 20:54
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
Aferin soylu gazeteci nedim soylu.
Soyluluk derecene ve insanlığna uygun bir yanıt.
***
Sayın editörler bu yorumu yayınlama kriteriniz nedir acaba?
************************
PROVOKATÖRE VE DE...
18 Ağustos 2012 21:02
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
-----------
Bak çukurdaki kişi;bir anket yapalım ve anketin konusu 'Kimi süpürelim?' olsun.Ama yansız,ama çukurdan adam toplamadan,ama başkalarına yalakalanarak oy dilenmeden,ama ADAM GİBİ,döneklik yok,kıvırmak yok,tamam mı?
Kaybeden yazı-yorum yapmayacak tescilli provokatör,tamam mı?
Tescilli kart provokatör,akşam akşam millete ne sataşıyorsun,sıkıntın mı var,PROVOKATÖRLERİN EN ÇUKURU?
***************************
Mehmed Adıgüzel
18 Ağustos 2012 21:51
Allahsızlar.!
18 Ağustos 2012 19:02
***
Şimdi buradan bu kişinin yani
Nedim Soylu nun ailesine sesleniyorum.
Babanızın eşinizin neyiniz oluyorsa ,bu yorumumu kim okuyorsa
insanların gözünde bu durumda gözükmesine lütfen izin vermeyin.Rica ediyorum.
*************************
Yücel Yeşilceli
18 Ağustos 2012 22:31
Kimisi, kimseyi kırmayayım ama gerçekleri de bütün çıplaklığıyle yazayım der ve yorumum geçsin diye kılı kırk yararak yorum yapar... Kimisi ise,!Allahsızlar' gibi sözcüklerle başka yorumcuları hedef gösterse de,hakaret etse de,yorumları
S A N S Ü R L E N M E Z!
Selam olsun Gerçek Gündem'in yayın politikasına,selam olsun editörlere.
***************************
maskesiz yazmak..
18 Ağustos 2012 22:37
Bak çukurdaki kişi;bir anket yapalım ve anketin konusu 'Kimi süpürelim?' olsun.Ama yansız,ama çukurdan adam toplamadan,ama başkalarına yalakalanarak oy dilenmeden,ama ADAM GİBİ,döneklik yok,kıvırmak yok,tamam mı?
***********
Anketi seçim yapacak.
Seçimde İşçi partisi mi yoksa CHP'mi çok oy alacak gibi sizi betona gömecek bir iddiaya girmem.
CHP İstanbul ve Adana' yı alacak mı ona girelim.
Yalnız sizin her gün hakaret ettiğiniz Kılıçdaroğlunun İstanbulda konuşlanması tek koşulum!
Bir haftada Adana'da kalırsa işlem tamam.
Doğru adaylarla doğru politikalar birleşsin bu ülkede sosyal demokratlar iktidardan düşmez.
Hüseyin Aygün Tunceliden aday olmalı.
Bakalım seçimi kim alıyormuş!
Hüseyin kardeşimiz seçimi alırsa hepinize kapak olur.
Bir daha söylüyorum!
Muhsin Yazıcıoğlu ve Ülkücüler sizden çok daha namuslu.
Hiç olmazsa yüzlerine maske takmıyorlar.
**************************
sıkıntım var
19 Ağustos 2012 00:07
akşam akşam millete ne sataşıyorsun,sıkıntın mı var..
*********
Devrimcilerin,
demokratların,
solcuların,
sosyal demokratların,
Ezilenlerin,
sömürülenlerin,
yani emekçi halk güçlerinin karşısında konum alan herkesle sorunum var..!
Siz bunların karşısında konum alıp saldırdığınız sürece karşınızda olurum.
Ha bir şiirde ben ekleyim;
Ahmed Arif derki;
"Çukurovam,
Kundağımız, kefen bezimiz
Kanı esmer, yüzü ak.
Sıcağında sabır taşları çatlar,
Çatlamaz ırgadın yüreği.
Dilerse buluttan ak,
Köpükten yumuşak verir pamuğu.
Külhan, kavgacıdır delikanlısı,
Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun
En çok Çukurovalılar mahpustur,
Dostuna yarasını gösterir gibi,
Bir salkım söğüde su verir gibi,
Öyle içten
Öyle derin,
Türkü söylemek, küfretmek,
Çukurova yiğidine mahsustur..."
**********************************
DÜZELTİLDİ (1)
-----------------------
Değerli dostlar,üç-beş aylık bir aranın dışında, 2009 yılından beri Gerçek Gündem'i takip ediyorum.Yazarlar ve yorumcularla karşılıklı etkileşim içinde oluyoruz.Sizlerin de dikkatinizi çekmiştir;son zamanlarda Gerçek Gündem anlaşılması güç yayım politikası yürütmektedir.Örneğin:
-Gürsel Tekin'in MYK'dan istifasının ardından U dönüşü eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-Gürsel Tekin'in tarikatlara yakınlığı,korumacılığı eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK'sı eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-Kılıçdaroğlu'nun tarikat-cemaat liderleri ve uzantıları medya mensupları ile gözlerden uzak,açıklamasız sözde iftar yemeği,özde ise YCHP'yi beğeniye çıkarma turları eleştirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
DÜZELTİLDİ(2)
-Son günlerin flaş ismi "Hüseyin Aygün kimseyi kandırmıyor,vekil seçilmeden önceki durduğu yerde.Politik söylemleri o zaman neyse,şimdide aynı.Bu nedenle,politik görüşlerimiz uyuşmasa da,dik duruşu,kıvırmaması,eğilip-bükülmemesi nedeniyle kendisine saygı duyuyorum.Burada asıl eleştirilmesi gereken Hüseyin Aygün değil,Kılıçdaroğlu'dur" benzeri eleştiriler getirilirse;yorumlarınız sansürlenir.
-En önemlisi de,Gerçek Gündem'e ve de Gürsel Tekin'e yakın kimi ağzı bozukların karşıtlarına küfür-hakaret etme özgürlükleri vardır.Dolayısıyle,sayfalar dolusu sözde "yazı-yorum" yayınlatma "becerileri" en üst noktalardadır.Nazım'ın dediği gibi,bu "çakalların ulumasına" yanıt verirseniz;yanıtlarınızın büyük çoğunluğu yayınlanmaz,sansürlenirsiniz.
-Etnik kökenci,bölgeci ve mezhepsel ayrımcılığı körükleyici değilseniz,feodalizmi,dinciliği eleştirirseniz;sansürlenirsiniz.
(3)
-Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarını savunuyorsanız,anti emperyalizmi,tam bağımsızlığı savunuyorsanız,Kemalist iseniz,Atatürkçü iseniz... Yorumlarınız büyük olasılıkla sansürlenir.
-Benim gibi,Ulusal Kurtuluş'un kazanımlarını,Büyük Devrimci Atatürk'ü,tam bağımsızlığı savuyorsanız, anti faşist,anti militarist,anti emperyalist,anti kapitalist veeee sınıfsız-sömürüsüz,savaşsız bir dünya için,işçi sınıfının eğemenliği için,SOSYALİZM için yorum yaparsanız;SANSÜRLENİRSİNİZ!
O nedenle,emeğimin yok olmasına izin vermeyeceğim için,yorumculara eşit-adil davranılmadığı için;belirli bir süre Gerçek Gündem'i sadece izlemekle yetineceğim.
************************
Öncelikle Mehmed Adıgüzel arkadaşıma duyarlılıkları nedeniyle teşekkür ederim.
----------------------
E.Uzun arkadaşım,
AKP, AKP'li Ömer Çelik,Muhsin Yazıcıoğlu,ülkücü,cemaat-tarikat hayranı;"Allahsızlar","hacana"(Bu söz için sözlüğe değil,halk arasındaki anlamına bakmak gerekir.),"yavşak" diye hedef gösterici,dolaylı fişleyici,küfürcünün-hakaretçinin küfürleri sansürsüz geçecek,kendisine ve sana göre "devrimci-demokrat" birinin uzuuun uzun köşesinde yazma,uzuuun uzun yorum yapma özgürlüğü olacak,GG'ce korunacak;Nazım'ın deyimiyle "çakalların ulumasına" yanıt vermek için sabahtan akşama çaba sarf edeceğim ve sonuç; SANSÜR! (Yorumumun 2.parağrafı neden yayınlanmadı sanıyorsunuz?)GG seviyenin bu denli düşürülmesine izin vermemeliydi.
Peki bu küfürcünün özelliği ne?Özelliklerini yukarıda sıraladım.Bunca ayırdedici(!)özelliğin aynı kişide olması korunmayı(!) da gerektirir,değil mi?
Asıl şaşırtıcı olanı,senin gibi sosyalistim,devrimciyim diyen birinin; düzenin bütün renklerinden,bütün olanaklarından nemalanma yanlısı bu ağzı bozuk figüre yazılarınla destek olmandır!
Gene de ilgin nedeniyle teşekkür ederim.
*********************
Öncelikle sayın Mehmed Adıgüzel ve değerli Çalıkuşu'na duyarlılıkları nedeniyle teşekkür ederim.
E.Uzun arkadaşım,
Senin anlattıklarınla gerçek tam farklı kutuplarda.Somut delili sabah saat 08.20 civarında sana yanıt verdim,yayınlanmadı.Yazı uzun değildi.Aynı yazıyı üç-dört kere tekrar gönderdim,gene yayınlanmadı.Nedeni,tabiki küfürbaza karşılık vermem.Yorumumun 2.parağrafı neden yayınlanmadı sanıyorsunuz?
Ayrıca,tek cümlelik "2.paragraftaki yorumumu neden yayınlamıyorsunuz?" sorum yayınlandığı halde, saatler sonra S İ L İ N M İ Ş!
GG'in küfürcü-hakaretçiye omuz vermesini,ayrıca senin gibi sosyalistim,devrimciyim diyen birinin; düzenin bütün renklerinden,bütün olanaklarından nemalanma yanlısı ağzı bozuk bu figüre yazılarınla destek olmanı anlayamıyorum.
**************************************
Mehmed Adıgüzel
19 Ağustos 2012 16:49
Sayın Yücel Yeşilceli
yorumunuzu okudum.Sizin gibi ya da Sayın Erdem AKEL gibi uzun uzun yazmaya gerek yok.Yorumunuzu bir çağrı olarak kabul ediyorum ve size katılıyorum.Yorumlarımla bu sayfaların belirli bir düzeyin altına düşmemesine çalıştım.Sol ve Yurtseverliği savundum.Fakat olmuyor ve en kötüsü de küfürler hakaretler aşağıda halen kayıtlı ve
sizinde dediğiniz gibi
"O nedenle,emeğimin yok olmasına izin vermeyeceğim için,yorumculara eşit-adil davranılmadığı için;belirli bir süre Gerçek Gündem'i sadece izlemekle yetineceğim. "diyorum.
Yorum yapmaya devam eden tüm
YURTSEVER arkadaşlara sabırlar diliyorum.
Herkese iyi bayramlar.
**************************
E.Uzun
19 Ağustos 2012 23:28
Sevgili Yucel!
Oyle kaytarmak yok! sansur konusunda sayfalarimiza yorum dusen herkes sikayetci!
Hatta gece gunduz, carsaf, carsaf her haberin altina yorum yapanlarda sikayetci!
Ancak Gercek Gundemin yayin politikasi ve yorumlara iliskin politikasi daha onceleri bizzat Baris Yarkadas tarafindan aciklanmisti, bazen bendede sansur ve yorumculari bazi yonlere, veya GG nin yayin politikasina gore, bilinclice mudahele edildigi izlenimi olustu, ancak bence bize sansur gibi gelen bir takim uygulamalarin aslinda, imkansizliklar, teknik nedenler,ekonomik veya yasal mufredat gibi bir cok nedenden, hatta bir editorun lakayitligindan isguzarligindan olabilir, bunlarin disinda baska bir anlam yuklenilmesinin dogru olmadigi kanisindayim.
Sizinde dikkat ettiginiz gibi, hafta sonlari veya gunun bazi saatlerinde gonderilen yorumlarimizin yayinlanmadigi gibi, GG nin sayfalarinin/heberlerin bile guncellesmedigini goruyoruz. elbette bunun nedenini Baris bey daha iyi bilir ancak, en buyuk sorunun editor ve ekonomik sorun oldugu kanisindayim!
Onemli olan "dusmana inat mucadele etmektir"
***************************
Çalıkuşu
20 Ağustos 2012 13:43
Değerli Yeşilceli, size katılacağım ama önce diyecek bir sözüm var. Ama henüz izin çıkmadı!
**************************
Çalıkuşu
20 Ağustos 2012 16:56
GG, küfür, hakaret edenler karşısında, söz hakkı doğmasına karşın bu hakkın tanınmaması, öte yandan AKP yanaşmalığı tescilli olanlara, Kürt ırkçılığı yapan bölücülere, sözde solculuk adına sonuna kadar söz hakkı verilmesi gibi bir çifte standardınız var.
Sanki Atatürkçü olmak, ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana olmak, CHP'nin ilkeleri arasında olan laikliği savunmak bir suç.
Değerli Yeşilceli'nin protestosuna bir süreliğine ben de katılıyorum.
Ama protestomu başlatmadan YCHP'yi eleştirenlere susun diyenlere, siz AKPlisiniz diyenlere bir sözüm var:
Dost acı söyler, bu bir.
Ama AKPli yakıştırmasında karalı iseniz, YCHP'ye akıl hocalığı yapan, "İstanbul ve Adana'da CHP kazanacak" diyen ama Adana'ya çoktan AKPli Ömer Çelik'i şehremini atayan sözde solculara dönüp bakın.
Bu ikili oyuncuların tavrını sorgulayın.
CHP'ye (YCHP'ye değil) asıl zarar verenler bu türlü sözde solculardır.
********************************
Yücel Yeşilceli
20 Ağustos 2012 17:34
EDİTÖRLER,
Yüreğiniz varsa,babanızdan-ananızdan biraz hak ve adalet duygusu edindi iseniz;BİAT KÜLTÜRÜNDEN biraz,kısa bir süreliğine uzaklaşıp(Hadi dün yazdığım yazıdaki 2.parağrafı tamamen sansürlediniz,buna ilişkin sorduğum tek cümlelik soruyu dahi saatler sonra sildiniz.),E.Uzun arkadaşa verdiğim iki(2) yanıtı da yayınlarsınız!
İçinizde zerre kadar adalet duygusu kalmışsa tabi.
Yazdığım-yazacağım bu kadar,başka olmayacak.
************************
NOT:POLEMİKLERE KONU OLAN KİŞİLER:
1)Barış Yarkadaş,Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni,sahibi ve yazarı.
2"Çalıkuşu" rumuzu ile yazan yorumcu.
3)"Allahsızlar"diye karşıtlarını(bizleri) suçlayan Adanalı sözde gazeteci.
4)E.Uzun rumuzu kullanan yorumcu.
5)"Onlar kazanacak" rumuzu ile yazan yorumcu.
6)Mehmed Adıgüzel yorumcu
7)Yücel Yeşilceli-"Onlar kazanacak'a"-"PROVOKATÖRE VE DE..."
28 Haziran 2012 Perşembe
NEDİM SOYLU'NUN HEZEYANLARI VE OKUYUCU YORUMLARI
24 Haziran 2012
CHP'de devrimci gençlik ve kadınlar
NEDİM SOYLU
ADANA - GAZETECİ
Bir dostumuz aradı..
CHP’nin en aktif isimlerinden biri..
“Abi hep CHP’nin sorun alanlarını tartışıyorsun. Son dönemde CHP gençliği olağanüstü bir hareketlilik içinde. Bunları neden yazmıyorsun?”,
Arkadaşım haklı!
Son dönemde müthiş bir devrimci gençlik dalgası yükseliyor.
78 Kuşağının devrimci çocukları
parti içinde kümelenen,
Düzenbazlara,
Üç kağıtçılara,
Çıkarcılara inat yönetime gelmek için olağanüstü çaba harcıyorlar..
Bu gençler “Üreten biziz yönetende biz olacağız!”
diye haykırırken
bir ellerinde Denizlerin
bir ellerinde CHE Guevara’ nın,
beyinlerinde ise dünyanın en büyük devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi var!
CHP’nin devrimci gençliği,
Her türlü gericiliğin boy verdiği
ülkenin giderek muhafazakarlaştığı bir ortamda “Devrimcilik alın yazımızdır!” diyerek müthiş bir gençlik hareketinin temellerini yeniden atıyorlar..
Bize unuttuğumuz şeyleri,
Ülke
ve
halk uğruna
çıkarsız
ve
karşılıksız dövüşmeyi yeniden hatırlatıyorlar!
*******************
Bu yazı geç kalınmış bir yazı.
Bu nedenle CHP’nin devrimci gençliğinden özür diliyorum!
Özür diliyorum çünkü korktum!
Korkum CHP’nin tepesine konuşlanan ve Kılıçdaroğlu’nu kuşatan çevrelerdendi!
Gürsel Tekin’i karşıladı diye gençliğe operasyon çekenlerin varlığında korkmadan yazmak çok zor.
Bir yanda emekçi halk için savaş vermeye çalışan devrimci bir gençlik
Diğer yanda her türlü operasyonun kol gezdiği bir siyaset iklimi!
Daha dün!
Kadınlar,
Yani bizim kadınlarımız.
Bir kongre günü bu bezirganlar tarafından toptan yok sayıldılar.,
Aynı kongrede CHP gençliği de yok sayıldı!
Şimdi mevcut düzene karşı var olma kavgası veriyorlar.
Bu parti bir adım ileri atacaksa devrimci gençlik ve devrimci kadınlar sayesinde atacaktır.
Başka yolu yok!
Tıpkı ulu ozan Ahmed Arif’in dediği gibi..!
Onlar bizim geleceğimiz..
Ve onlar bizim umudumuz!
“Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?”
-------------------
Ahmet Altınok
28 Haziran 2012 20:11
Sn.SOYLU,açıklamanızda: 1-"SİYASAL MÜCADELENİN Gn.Kur.Salonlarından brifingler aracılığıyla verilmesini ülke adına utanç verici buluyorum " diyorsunuz.GENEL ANLAMDA kabulleniyorum;ancak ASKERLER içerisinde de DEMOKRATİK DÜŞÜNCELERİ ve DEMOKRASİYİ "tasvip edenlerin" olabileceğini yok sayamayız. 2-"...mücadelede Ergenekon,Balyoz ve Silivriyi 'DEĞİL'..." derken;SİLİVRİ Kim yada Kimleri ANLATMAKTADIR? 3-İsimlerini sıraladığınız Siyasi Partilere "DÜŞMAN" Silivri Kim yada Kimlerdir? 4-"SİLİVRİDE...dost kuvvetler yatmıyor." derken;Soner YALÇIN,Yalçın KÜÇÜK,Doğu PERİNÇEK vb...leri DOSTMU-DÜŞMANMI olarak tanımlıyorsunuz? 5-"...AKP'nin doğru noktada durduğunu düşünüyorum." derken;ÜZÜCÜ ÖRNEK olan TUDEH ve Yöneticilerinin ve bizdeki "YETMEZ AMA EVET'çilerin yaptıkları "TARİHİ HATAYA" düşmüş OLABİLECEĞİNİZ ihtimalini hiç hesaba katıyormusunuz?... Belkide bunların her biri AYRI-AYRI konuşulup tartışılmalı.Öyle olmayınca Hükümet'in "icat ettiği" ERGENEKON ÇUVALI gibi herşey KARMAN-ÇORMAN oluyor.Anlayışınız için teşekkürler...Saygılarımla...
------------------------
Nedim Soylu
28 Haziran 2012 08:44
Sayın Altınok;
(Diğerleri üzerine alınmasın)
Ben geldiğimiz noktada siyasal mücadelenin alanlarda siyasi partiler aracılığıyla verilmesi gereğine inanıyorum.
Darbelerin bu ülkenin felaketi olduğunu düşünüyorum.
Siyasal mücadelenin Genel kurmay salonlarından brifingler aracılığıyla verilmesini bu ülke adına utanç verici buluyorum.
Mücadele CHP yada bir başka parti üzerinden verilmelidir.
Diyorlarki generaller ve subaylar muhalif oldukları için tutuklanıyor.
Bu general ve subaylar kim adına muhalefet yapıyor ve kim adına iktidar mücadelesi veriyor.
Bu arada bu operasyona bağlı olarak muhalif gazeteci ve aydınlarda iktidarın talebi doğrultusunda tutuklanmış olabilir.
Bunun mücadelesini verelim.
Ama mücadelede Ergenekon,Balyoz ve silivriyi değil CHP yada bbir başka partiyi öne çıkartalım.
CHP dışında bu İşçi Partisi olabilir,
ÖDP olabilir,
TKP olabilir,
EMEP olabilir.
Bu mücadelede aslolan bu parti ve sol hareketlerdir.
İnanın bana Silivrinin en nefret edip "düşman" kategorisine koyduğu bu parti ve hareketlerdir.
Silivride bu parti ve hareketler açısından dost kuvvetler yatmıyor.
TKP,
EMEP,
ÖDP
ve bilcümle sol ve devrimci harketler Ergenekoncular açısından "düşman" kategorisindedir.
Ben bu noktada AKP'nin doğru noktada durduğunu düşünüyorum.
Yoksa ülkede açlık,
yoksulluk
ve
gelir dağılımındaki adaletsizlik noktasında halkın karşısında durduklarını bende biliyorum.
Gidin orda ağlaşmaya devam edin demem bir mantıkla ilgilidir.
ORADAN FETVA VEREREK HALKI İKNA EDEMEYİZ.
Girelim CHP,
ÖDP,
EMEP,
TKP gibi partilere mücadele edelim.
Bu mücadele hem darbelere ve darbecilere karşı olsun,
hemde
AKP'ye karşı olsun.
Yani ikili bir mücadele verelim.
Bana göre çıkış burada.
Ben böyle düşünüyorum.
Saygılar sayın Altınok!
---------------------
Nedim Soylu
28 Haziran 2012 01:46
hayri yaman
26 Haziran 2012 11:58
Nedim Soylu'ya;
Yazmış olduğunuz bu yazıyı, bir kaç nokta hariç genel anlamıyla beğendim, doğru buldum.
*************
Demişsin..
Ötesi..
Ötesi üzerimden pirim yapma gayreti.
Önce Ecevit Fettullahçıydı tartışmasıyla başlayan saçmalığın bu noktaya kadar getirdi süreci.
İşçi partisine yönelik benim hiç bir tavrım yok senin kişisel hezeyanın yüzünden işçi partiside payını alıyor.
Benim yazılarımı kullanıyorsun.
İşçi partisini kullanıyorsun.
Kılıçdaroğlunu kullanıyorsun.
Üç kuruşluk çıkarın için her şeyi kullanıyorsun.
Binbir surat gibi ne biçim insansın sen ya.
Siz bayram yerindeki palyaçolar gibi bir süre siteye seyirci toplarsınız ama bir süre sonra bıkkınlık verirsiniz.
Ben üretiyorum.
Siz ise tüketiyorsunuz.
Hem eleştirecek bir şey bulamıyorsunuz hemde "ABD taraftarı,CIA aajanı,Fettullahçı" klasik saldırı araçlarınız.
"Yazdıkların doğru ama sen vatan hainisin!" diyorsun..
Aynı sıkıyönetim savcısı gibi konuşuyıorsun.
Geçmişte solcuyuz diye geçinen sizin gibilerin derin devlet ve kontrgerilla ile ilişkileri var diyorduk.
Ergenekon sürecinde o da doğrulandı.
Ajan provakatörsünüz derken boşuna demiyorum.
Dünde aynıydınız bu günde aynısınız.
T6ürkiye solu sizi çok iyi tanıyor.
Adam yazıyor..
"Geçmişte devrimcilik yaptığın için ABD'ye hizmet etmiş olmadın mı?"
Soruya bak!
Ve bu sefil burada Ergenekon adına sorguya katılıyor.
Bu adamın her tarafı döküntü.
Zibilsiniz derken kastettiğim bu.
Bu son nokta.
Ergenekonculara,
darbecilere,
işkencecilere,
verilecek hesabım yok!
Bir daha yazıyorum ve ötesine geçiyorum!
Tayyip Erdoğan sizden çok daha namuslu ve dürüst!
Siz kontranın kullanım elemanlarısınız o siyasi rakibimiz!
Farkınız bu!
--------------------
Ozanisius
28 Haziran 2012 01:14
Sayın Soylu
Bu be kibir?Bu ne burnu büyüklük?Siz ne dediğinizi zannediyorsunuz.İnsanlar tenezzül edip yazınıza yorum yazmıyorlar diye topu topu 3 kişisiniz diyemezsiniz. Zaten CHP'li de değilmişsiniz.CHP'yi CHP'lilere bırakın. Sözde solcu geçinenler hepiniz aynısınız.İşinize gelince demokrasi,fikir özgürlüğü,insanlar fikrini söyleyince 3 kişisiniz diye küçümsemek.Siz kaç kişisiniz?Sizin gibi düşünen tabela partilieri ne kadar oy alabiliyor?Bu parti bizim.Bu partinin ilkeleri,geçmişi,mirası da belli.Sizin gibilerle polemiğe girmeye tenezzül etmeyen sessiz milyonları unutuyorsunuz.Gün gelir sizin gibilerin desteklediği bu sözde solcular da gider.Ama biz hep burada kalırız.Biz devrimciliği de solculuğu da Atatürk'ten öğrendik.Dünyanın tüm ezilen uluslarının solcu önderleri gibi Atatürk de milliyetçidir.Onu örnek alan bizler de milliyetçiyiz.Bize faşist diyenler ise her türlü faşizmi uygulayan AKP'yi desteklemekte bir sakınca görmüyor.Hepiniz aynısınız.Sadece laf kalabalığı.Benim babam öğretmen ve yıllarca sendikacılık yaptı.O yüzden sendikal hareketlerden de haberim oldu.Sizin gibi adamlar yüzünden 250 bin üyeli,Türkiye'nin en büyük sendikası Eğitim-Sen'in üye sayısı 100 bini bulmuyor.Hiiiiç AKP vs diye kıvırmayın.Ana suçlu sizin gibilerdir.2000 yılında 250 bin üyesi var Eğitim-Sen'in.6 ay sonra 2001'de AKP daha yokken 160 bine düştü.Benim babam ise taa 99'da bırakmıştı. Bunlardan yol olmaz diye.Dün Türkiye sendikal hareketini batırdınız.Bugün CHP'ye gelmiş CHP'yi batırıyorsunuz. Elbet sizin gibilerin desteklediği bu Y-CHP yönetimi de gider.O zaman nerelere gideceksiniz çok merak etmekteyim.
------------------------
Çalıkuşu
28 Haziran 2012 00:39
Yazının tamamının kimsenin ilgilendireceği yok, senin Fetullah ve laiklik ile ilgili sözlerin varken. Kaldı ki yazının tamamı, bir tarafta eksik yayınlanmayı da açıklamıyor.
"Yeni bir laiklik algısı" / N.S.
Türkçesi "laikliğe yeni tanım".
Kim istiyor laikliğin yeniden tanımlanmasını başka? Kim istemiyor ki!?
TESEV de istiyor, TÜSİAD da.
MÜSİAD da istiyor ÖNDER (başbakanın da üye olduğu imam hatip derneği) de.
Çandar da istiyor laikliğe yeni tanım, Türköne de.
Arınç da laiklik yeniden tanımlansın diyor, Ahmet Tan da Metiner de.
Tarikatlar açılsın diyen Bülent Kuşoğlu da... Altı okla zoru olan Binnaz Toprak da...
Bilgi üniversitesi de, "Biz öyle demokratız ki Atatürk bile eleştirilir" diyerek öğrenci avına çıkan Sabancı üniversitesi de... (Üniversite demek, biraz genelleme oldu ama)
Fuller vs. onları hiç saymıyorum.
Sen bunların hepsisin Soylu gazeteci, dolayısı ile çok ama çok büyüksün!
Bülent Kuşoğlu dedim de aklıma geldi.
Erdoğan Toprak, Aydın Ayaydın... Bunlara düşmansın da Bülent Kuşoğlu ya da Teacher'in hayranı Faik Tunay mesela neden hiç diline dolanmaz? Operasyona karışmadıkları için mi? Yoksa Bülent Kuşoğlu ya da Faik Tunay solcu mu?
Öyle, emek demekle, sol demekle, halk demekle, kısaca salt sloganla solculuk olmaz.
Emek diyorsun, diyorsun ama ne Tekel eylemi var, ne maden göcükleri yazılarında.
Bol bol işkence sözleri ve ajitasyon ile sözde darbe karşıtı olduğunu gösteriyorsun ama, burnunun dibindeki Pozantı'dan haberin yok.
Teorileri buraya aktarmak herkesin yapabileceği iştir.
Teorinin pratiği olmazsa bir işe yaramaz. (Kulakları çınlasın, sevgili Sanal Yorumcu'nun.)
Bir tarafta durun demişsin de hangi tarafta duracağımızı söylemeden, nasıl emirlerine uyabiliriz? Hangi tarafta durayım, efendim?
E.Uzun'a dediğimi sana da diyeyim: Sizin gibiler sola hiçbir şey katamaz.
Git, git, Ömer Çelik'in Adana'da bir şeyler olması gerek. Hız ver çalışmalara!
Silivridekiler'e gelince: Sende olmayan muhaliflik (solun özünde muhaliflik var, değil mi?) onlarda olduğu için orada onlar.
Ahmet Altınok
28 Haziran 2012 00:09
Sn.Nedim SOYLU "SİZ SİLİVRİ ÖNÜNDE AĞLAŞMAYA DEVAM EDİN" derken;ÇOK ESNEK ve kısmende AŞAĞILAYICI bir "GÖNDERMEDE" bulunmuşsunuz.SÖYLERMİSİNİZ, S İ L İ V R İ D E tutuklu bulunan Gazeteci,Rektör,Akademisyen,Milletvekillerini,Komutanları "...CEZALANDIRILMALARI GEREKİRDİ..." diyemi düşünerek bu GÖNDERMEYİ yaptınız? Saygılarımla...
-------------------------
Acıların Avukatı
27 Haziran 2012 23:58
Bu site sayesinde epey tanındı bu üçlü. Çalıkuşuyla Yücel Yeşilcelinin reklam için yaptığına inanmıyorum onların kendilerine ait düşüncelerinin ve inançlarının olduğunu düşünüyorum kısacası bu tartışmaları gönülden gelerek yapıyorlar. Ancak Yaman avukat öyle değil, onun aklı fikri reklamdır. Birgün Marksist Silivrili olur diğer gün ADD li bir millici, başka bir gün İP düşüncesinde CHP'li, daha başka bir gün Kılıçdaroğlu Perinçek sentezi acıların avukatı...
------------------------
Yücel Yeşilceli
27 Haziran 2012 22:45
Değerli Çalıkuşu,
Gündüzleri Gerçek Gündem'de yorum yayınlatmam artık mucize gibi bir şey.
Saygıdeğer(!)Soylu'nun tam dişine,duruşuna,solculuğuna(!) göre bir yanıt verdim,yayınlatamadım.İşin kötü tarafı,iyi yorumlarımı(!) hep yazı altına yapıyor olmam.
Neyse ki,sayın Hayri Yaman'ın beni asla aratmayacak içerikteki anlayana anladığı dilden yanıtları umarım birilerine yeterli olmuştur.
Değerli Çalıkuşu,zorunlu olmadıkça "soylu gazeteci"nin yazılarına yorum yapıp, zaman harcamamak en doğrusu diye düşünmekteyim.
Diğer sayfalarda yorumlarıma devam ediyorum.
--------------------
Nedim Soylu
27 Haziran 2012 19:55
Topu topu 3 kişisiniz:
Sizi muhatap aldığım yeter artık.
Sizinle işim bitti.
Bir tarafta durun.
Yeniden asıl işime solun iktidarı için çalışmaya döneyim..
Siz Silivri önünden ağlaşmaya devam edin.
----------------------
Nedim Soylu
27 Haziran 2012 18:54
Yazılarımın tamamının yayınlanması gerekirken cımbızlama yöntemiyle bir bölümü alınıyor ve ateş ediliyor.Ben yazdıklarımın tümünün arkasındayım.
örneğin bir yazım bütünüyle yayınlanmadan içinden cımbızlanarak alıntı yapılmış.Çok uzun bir değerlendirme içeren yazımın sadece bir bölümünü bile alıntı yaparken namuslu bir kafayla taşınsa okur daha doğru anlar.Ama amaç bu değilde saldırı olunca her şpey mübah oluyor.
Ne demişim bakın.!
**********
Fettullah Hoca, Cemaatler ve CHP.!
"........Bu dar laikçi pozisyonunu aşmak için CHP önlem olarak ilk aşamada Fettullah Hoca’ya yöneldi.
Fettullah Hocanın desteği alınınca toplumdaki “din düşmanı CHP” algısının silineceğini düşündüler!
Bu yönelimde Fettullah Hoca ve cemaatin demokrasiye ılımlı yaklaşımının etkisi büyük oldu.
Ama bu sorun cemaatlerle koalisyona girişerek çözülecek noktada durmuyor.
Bu inanca saygılı bir laiklik anlayışının kabul edilip içselleştirilmesiyle ilgili bir durumdur.
Fettullah Hocanın temsil ettiği inanca saygı göstermeden hocanın kendisini CHP’nin başına koysanız ne yazar!
Aslolan halkın ve insanların inancına saygıdır.
Gürsel Tekin tesettüre saygı gösterince kıyamet kopartılan bir yapının sorunu kendisiyledir.
Daha kötüsünü söyleyelim!
Gürsel Tekin’e inanç alanında tepki gösteriliyor!
Kılıçdaroğlu “Ben Dersimliyim ve alevi olmakla gurur duyuyorum” diye açıklama yapınca kimse tepki göstermiyor.
CHP önce kendi içinde bu hesaplaşmayı tamamlayıp yeni bir laiklik algısı üzerinden politika üretmelidir.
Bu politikanın temeli halkın inançlarına saygı üzerine oturmalıdır.
Halkın inançları yok edilmesi gereken bir tehlike olarak kabul edilmemeli saygı alanında işlem görmelidir.
İşte o zaman amaç hasıl olur!
Yoksa Ak Parti içindeki çelişki ve çatışmalardan CHP iktidarı çıkmaz.
İktidar halkın düzenle ilişki ve çatışması üzerinden yükselir.
CHP inanç sorgulamasını bırakıp düzen sorgulamasına geçmeden bırakın iktidarı yaşamını sürdürmesi bile hayaldir!"
*************
Yazının bir bölümü bu.
Bütünü ise daha derin bir değerlendirmeyi içeriyor..
http://www.adanahabergazetesi.com.tr/makale.php?id=1840
--------------------------
Çalıkuşu
27 Haziran 2012 16:49
Değerli Yeşilceli,
Editöre kızmakta haklısınız ama bunun bir yararı yok kanımca.
Bence tekrar yazmayı deneyin lütfen.
------------------
Çalıkuşu
27 Haziran 2012 16:34
Sayın Olgun Ardan teşekkür ederim.
Soylu’nun bir cümlesinden hareketle bir saptamada bulunmuş sayın Ardan.
"ABD sivil iktidarlarla yürümek zorunda olduğu için darbeci çocuklarını tasfiye diyor." diyerek AKP-ABD yol arkadaşlığını olumluyoruz ...
Saptama kesinlikle yanlış değil.
Yine Soylu'nun kendi sözünü tanık olarak göstereyim.
Sitede de var olan bir yazısında "İçi boş bir Amerikan düşmanlığı bizi ülkemizde yaşanan sorunlardan kopartıp..." (30 Mar 2012) diyor.
Benim düşünce biçimimin temelinde Atatürkçü düşünce var.
"Tam bağımsızlık benim karakterimdir." diyen Atatürk ile, dünyanın efendiliğine soyunan ABD'nin emperyalist tutumu ile Soylu'nun "içi boş Amerikan düşmanlığı" sözünü, ben bir türlü bağdaştıramadım.
Devrim, sol sözcüklerini ağzına sakız yapıp sonra da "içi boş Amerikan düşmanlığı" demek, solculuksa, bunlardan çok var her yerde, hem de her yerde.
***
"Niye CHPli olmadığını vurgulamak zorunluluğu duyar?" sorusuna yanıtı da ben yazmadan Hayri Yaman vermiş. "... çünkü CHP'li olursan, olur ya AKP den ikbal beklentin sona erer."
Bu beklenti nasıl bir şeydir bilemem ama sorumlu yazar çizer kesimin "korkuyorum ama yine yazıyorum" dediği bir dönemdeyiz.
Hayri Yaman'ı doğrulayan örnek de kendisinden, biraz farklı ama kendisinden.
Aşağıda Fetullah ile ilgili sözlerinin olduğu yazısını Soylu iki ayrı sitede yayınlamış. Ama sitenin birindeki yazıda Fetullah ile ilgili bölüm varken diğerinde yok; üstelik başlıkta Fetullah varken...
Fethullah Hoca, Cemaatler ve CHP!/ Adanakulis (Fetullahsız Fetullah yazısı)
Fettullah Hoca, Cemaatler ve CHP/ Adanahabergazetesi
(Fetullah iki yazıda ayrı biçimde yazılmış; yazıda standart yok!)
Yani nabza göre şerbet!!!
Yazdığı yazının tümüne sahip çıkamayan bir gazeteci yazar!
Doğurduğu çocuğun bir kolunun kesilmesini isteyenlerin isteğini yerine getiren annenin durumu gibi durumu.
Daha da beteri var: Sitede altına imzasını atmadığı yazısı var.
"Kılıçdaroğlu ve sol" (29 Şubat 2012)
Bir kişi yazdığı yazıya hangi nedenlerle sahip çıkmaz onu bilmiyorum ama besbelli ki yazdıklarının bu sitede kendisine ait olduğunun bilinmesini istemiyor.
Doğurduğu çocuğu sokağa bırakan anne gibi yani.)
Yazılarında güncel hiçbir sorun yok, AKP'ye bir eleştiri yok. Ne 4 4 4 umurunda, ne Ağar’ın özel hapishanesi, ne diyanet ne demiş, ne sınav yolsuzlukları, ne ekonomi ne de sizin aklınıza gelen bir konu... Hiçbiri bu gazeteciyi! ilgilendirmiyor. CHP’nin operasyonları (tabi içinde Tekin olmayanlar sadece) ve AKP ve Ömer Çelik’e hayranlık.
"Sivil darbe" zaten bizim uydurmamız; AKP sadece ve sadece muhafazakar demokrat!!!
Budur "sevgili Nedim Soylu"
---------------------------
hayri yaman
27 Haziran 2012 13:29
İşin gücün, kıvırmak, yavuz hırsız misali yapıyorsun, söylenenlere yanıt veremiyorsun, kemlime adarağacığındaki bir kaç kırıntıyı kusup duruyorsun. Seviyesizlik had safhada. Klasik dönek tarzı bu olsa gerek.
Küçük kalıyormuşum, haha gazeteciliğin ne olduğunu bilmeyen, omuuzna çanta ve kamera alıp kendisini gazeteci sanan, ona buna yaranmak için binbir takla atan, birgün Kılıçdaroğlu'na övgüler yağdıran, diyer gün Toprak'a başka bir gün Tekin'e sarılıp diğerlerine saldıran, senin hezeyanların nedeni ilemi dağılacam:))) Tam bir komedi eserisin.
Ben 2004 yılından beri CHP üyesiyim, yani senin gibi rüzgara kapılıp CHP'li olmadım. Gerçi sen CHP'li değilim diyorsun, çünkü CHP'li olursan, olur ya AKP den ikbal beklentin sona erer. Çalıkuşu arkadaş yazdıklarına çok güzel örnekler vermiş, sen sol değil solculuğu ticari kazanç kapısı haline getirmiş, sözde, (soylu) bir gazetecisin:))) Senin gibi gazeteciler bölgemizde de çok:))) önce ne olduğuna karar ver, senin haddinemi CHP'yi dizayn etmek, düzenlemek. Sen özgürlükçü AKP'ne destek ver, Maraş katliamının sorumları ile halvet olmaya devam et, yaraşır sana. İnsan bir kez dönekleşmesin, kişisel menfaat ve ikbal için kılıktan kılığa girer, bu örneği bu sitede sergilediğin için sana minnetarız soylu gazeteci.:)))
-------------------------
Nedim Soylu
27 Haziran 2012 12:23
Farklı isimlerle yazıyor yada yazdırıyormuşum:)
Komedi ya.
Siz küçük kalıyorsunuz.
Benim başkasına ihtiyacım yok.
Dağıldın sen Hayri Yaman.
Bir daha toparlanamazsın artık..
Kılıçdaroğlu şakşakçılığıyla İşçi Parti savunuculuğu arasında gidip geliyorsun.
Muhtemel Kılıçdaroğlundan beklentin var.
Çünkü Kılıçdaroğlu şakşakçılığının ideolojik politik gerekçesi yok.
Hiç bir işçi partili Kılıçdaroğlunu senin kadar sahiplenip savunmaz.
Kişisel çıkarın için sen çoktan Kılıçdaroğluna yatmışsın..
CHP son dönemlerde senin gibi kimliği yamulmuş insanlarla doldu.
Kurultay bu bozukluğu düzeltecektir umarım.
----------------------------
hayri yaman
27 Haziran 2012 11:19
Ben ''soylu'' gazeteciye yanıt verince, birden bire farklı rumuzlar ile yazanlar çoğaldı, Soylu ''KAŞ'' yapayım derken göz çıkarıyor, bana edeceği hakaretleri kendi ağızından yapamayınca, başkasının ağzı ile yapıyor,yaptırıyor.
Bu zavallıların konumuna bakın, Olgun bey, soylu yazarın CHP'li olmadığını itiraf etmesinin önemine değinmiş, ama okuduklaırnı anlayamayan soylu gazeteci, ne demek CHP üyesi olmayan CHP hakkında yazamaz mı demiş, bu arada benim CHP hakkında yazamayacağım öne sürülmüş, yani CHP üyesi olmayan soylu gazeteci CHP de kimin il başkanı, kimin ilçe başkanı olmasına karar verecek ama CHP liler konuşamayacak, tam bir komedi.
Soylu gazeteci okadar bilgiliki, bir partide programın, parti isminin nasıl değişeceğini bilmiyor, CHP, YCHP oldu diyor.
Bundanda sanki rahatsızmış gibi davranıyor, halbuki soylu gazetecinin istediği de CHP'nin QUASİ AKP olmasıdır. Yani AKP gibi emperyalizmin maşası, taşeronu olan, ABD ve AB'nin tüm dayatmalarını kabul eden, gönüllü taşeronluk yapan bir CHP olur ise, soylu gazeteci bunu solculuk olarak görecektir.
Soylu gazeteci, ABD ve AKP'nin dümen suyuna girmiş, ama bunu sol kisve ile gizlemeye çalışmaktadır. Turnosol kağıdı işlevi gören en önemli gösterge ERGENEKON dur. Kim ki, ergenekon olayında ABD-AKP çizgisinde ise, bilinki o kişi kendisine hangi sıfat takarsa taksın, solcu-sosyalist değil, o maskeyi kullanan 5.kol faliyeti yürüten bir sahtekardır.
Sol olan, emperyalizmin operasyonunun karşısında yer alır, emperyalizme taşeronluk yapmaz. emperyalizmin gönüllü dalkavuğu olmaz.
Dikkat edilmesi gerekir, emperyalizm yapmış olduğu tüm işgallerde DEMOKRASİ söylemi arkasına sığınmaktadır. Emperyalizmin demokrasi kavramı ile soylunun demokrasi anlayışı örtüşmektedir. AKP'yi özgürlükçü demokrat olarak görüp, CHP de AKP gibi cesur olmalı çağrısı yaptığına göre, soylu gazeteciye göre, AKP demokrasinin savunucusudur. İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Kemal Alemdaroğlu, Yalçın Küçük, Türkan Saylan, Erol Manisalı, Soner Yalçın, Doğu Perinçek, Doğan Yurdakul, Ahmet Şık ise demokrasi düşmanıdırlar. İşte soylu'nun soylu solculuğu budur. Yani soylu gazetecisi ABD solcusudur. Bu bağlamda Kalender Er adlı yorumcunun soruları ve açıklamaları da doğrulanmıştır. Muhsin Yazıcıoğlu hayranlığı da bu bağlamda ele alınmalıdır.
İşçi Partisi meselesine gelince, İşçi Partisi hataları eksikleri olan bir partidir, ancak yurtsever bir partidir, Sizler gibi AKP ve ABD ile yol arkadaşlığı yapacağıma İşçi Partisi gibi onurlu duruş sergileyen bir parti ile anılmak benim için şereftir. Bundan gocunmam. İşçi Partisi biz Atatürkçülerin düşmanı karşıtı değil, dost kuvvettir.
-----------------------------
Olgun ARDAN
27 Haziran 2012 01:02
Teşekkürler Sn.Çalıkuşu meseleyi özetlemişsiniz. Sn.Yazar'ın bunları önceden yazdıklarını bilmiyordum bilseydim daha farklı değerlendirirdim. Aşağıda bazı isimler (vurgu yapısı itibarı ile muhtemelen aynı kişi) okuduğunu anlamama konusunda ne güzel açık vermişler açıkçası. söylenen "Sn Yazar'ın bunca tartışmadan sonra CHP'li olmadığını itiraf etmesi önemlidir dolayısı ile CHP hakkında yazdığı her yazının bir değeride yoktur. CHP hakkında kelam eden insanın ATATÜRK'çü düşünce sistematiğini kavramış olması ve özümsemesi gerekir." tümcesi onun neden bunca tartışmadan sonra CHP'li olmadığını söylemeye itiraf etmeye ihtiyaç duymasına yöneliktir, nedeni ne ola ki? bir gazeteci için buna gerek varmıdır? yoksa parti hakkında yazamaz demek değildir. Altan kardeşlerde F tipi yapı ve AKP destekçisi diğer liberallerde her zaman CHP hakkında yazı yazıyorlar ama biz onların bu sistematikten yoksun olduklarını bildiğimiz için dikkate almıyoruz adam yerine bile koymuyoruz. Bu sitenin yapısı gereği yazarların söyledikleri bizim için önemlidir dolayısı ile Sn.Yazar'ın bundan alınmaması eleştirilere hakaret olmadığı sürece katlanması varsa bir fikri yanıtı onu söylemesinden daha doğal ne olabilir ki? ama sıkışınca ben CHP'li değilim demek kolaycılığı bu eleştirilerden kaçmaktan başka bir şey değildir...
-------------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 23:20
21.13, 22.25, 22.38'de Soylu'nun kendi yazdıklarını gönderdim.
Bir insanı en iyi kendi sözleri tanıtır.
***
1. Soylu gazeteci, Hayri Yaman'a verdiği yanıtta, YCHP'nin şu andaki durumunu "durum bozukluğu" olarak nitelemektedir.
Oysa aynı Soylu, hemen seçim öncesinde, YCHP'den memnundur. YCHP seçime, Soylu gazetecinin bugün yakındığı adaylarla girmiştir.
Hızını alamayıp, YCHP'ye "siyasal birliğin temsilcisi" "AK Parti"yi örnek olarak göstermektedir.
Tabi, o, bu yazıları yazarken, Kılıçdaroğlu ve Tekin yol arkadaşıdır henüz.
***
2. Önümüzde yerel seçimler var.
Adanalı CHPliler boşuna umutlanmasın, galip şimdiden belli: "Aydınlık ses" Ömer Çelik.
CHP'ye solculuk dersi veren ve CHP'nin (ve solun) iktidarını isteyen Soylu gazeteci şimdiden (mayısta) gönlünün Şehr-i eminini açıklamıştır.
Yaşar Kemal, Orhan Kemalli bir sol girişle de solculuğunu göstermiştir.
Bu durumun Erdal Eren için ağlayan başbakanla benzerliğine şaşırmayın. Başbakan övgülerden nasibini alıyor zaten.
***
3. Laikçi pozisyon,
Din düşmanı CHP algısı,
Fetullah ve cemaatin demokrasiye ılımlı yaklaşımı,
Fetullah hocanın temsil ettiği inanç ...
Bu sözler Kekeç ya da benzer birine ait değil. Soylu gazetecinin sözleri.
Biz demokrasiyi sadece demokrasi diye biliyoruz ama, demokrasiye de ılımlı yaklaşım varmış. Bunun demokrasiye gerçekten inanmak ile nasıl bağdaşabileceğini ben bilmiyorum doğrusu.
Ama CHP'ye verilen akla göre Fetullah'ın inancını (Bu inancın adı ne ola acaba?) CHP kabul etmeli.
Ne demişti Muhammet Çakmak? "Fetullah bilge ve fenomendir."
Sol diye yırtınan bu Soylu gazeteci de benzer şeyi söylüyor.
Budur Nedim Soylu ve solculuğu!!!
--------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 22:38
Bu dar laikçi pozisyonunu aşmak için CHP önlem olarak ilk aşamada Fettullah Hoca’ya yöneldi.
Fettullah Hocanın desteği alınınca toplumdaki “din düşmanı CHP” algısının silineceğini düşündüler!
Bu yönelimde Fettullah Hoca ve cemaatin demokrasiye ılımlı yaklaşımının etkisi büyük oldu.
Ama bu sorun cemaatlerle koalisyona girişerek çözülecek noktada durmuyor.
Bu inanca saygılı bir laiklik anlayışının kabul edilip içselleştirilmesiyle ilgili bir durumdur.
Fettullah Hocanın temsil ettiği inanca saygı göstermeden hocanın kendisini CHP’nin başına koysanız ne yazar!
Aslolan halkın ve insanların inancına saygıdır.
------------------------
14.12.2011
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 22:25
Burası Adana!
...
Bu kent Orhan Kemal’in “Bereketli Toprakları”
Yaşar Kemal’in “İnce Memed” i
Yılmaz Güney’in “Umut” u ,
Abidin Dino’nun çizdiği “mutluluğun resmi” oldu!
Yeryüzünde bu isimleri ve bu resmi tanımayan ülke kalmadı!
...
Bu kentin öncelikle namuslu insanlara ihtiyacı var.
Biz bu kenti teslim edecek siyasetçi değil,
Biz bu görkemli ve muhteşem kenti teslim edecek “Şehrül-emin” bulmalıyız!
Şehrül-emin!
...
Bu hırıltıları bu kentin namuslu insanlarının aydınlık sesi bastırmak zorundadır.
Bu kent Ömer Çeliklere sahip çıkmak zorundadır.
Ömer Çelik bu kentin aradığı “Şehrül-Emin” olabilir!
Olmalıdır!
Olmuyorsa da bu kente bir “Şehrül-emin” işaret etmelidir.
Vakti zamanı geliyor!
07.05.2012
---------------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 21:13
Yeni CHP eskisinin tasfiye etmeye çalıştığı sol politikaları projeye dönüştürerek büyümesini sürdürüyor.
02.06.2011
Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin yol arkadaşlarını seçerken ana gövdeye,
Parayı ve kişisel çıkarı değil,
Onuru,
Namusu,
Ve dürüstlüğü yerleştirmişlerdir.
Yeni CHP parası kadar konuşanların ve koşturanların değil bu mücadelede onuruyla ayakta kalanların partisidir.
30.05.2011
Bu gün Ak Parti bu ülkenin” tek Türkiye” partisidir.
Bu ülkenin her coğrafyasında örgütlü olan ve bütün coğrafyadan destek ve oy alan tek partidir.
Verili koşullarda Ak Parti bu ülkenin siyasal birliğini temsil eden tek siyasal organizasyondur.
CHP kendisini bu noktaya taşımak zorundadır.
...
Bu ülkede bir bölünmenin önüne geçilecekse haklar ve özgürlükler üzerine oturan bir anayasa ve bu anayasanın işaret edeceği siyasal bir çerçeve ön koşuldur.
Bu gün bu ön koşulun gereğini gören ve ona göre yapılanan tek parti Ak Partidir.
Yeni CHP büyük sancılarla bu değişimi anlamaya ve gereğini yerine getirmeye çabalıyor.
Bundan vazgeçmemelidir.
23.05.2011
--------------------
Latif Genç
26 Haziran 2012 19:08
Hiç kimse bir gazeteciye önce partiye üye ol sonra söz hakkın olsun sonra bu partiyi yazabilirsin diyemez. Bu safazanlıktır işgüzarlıktır ne yazıkki CHP de bol miktarda bulunmaya başladılar.
-------------------
Murat Kaş
26 Haziran 2012 18:46
Sayın Nedim Soylu, seni kendine rakip gören biri var ya, heh işte o, o tartıştığın adama çok dikkat et. Bukalemun gibidir. Binbir surat olur kırktane isimle sana cevap yazar haberin olsun...
-----------------------
Murat Kaş
26 Haziran 2012 18:43
Olgun ARDAN'a...
Saçmalama be kardeşim olurmu öyle şey. Nedim Soylu Gazetecidir hiç bir partiye üye olmadan her parti hakkında, her belediye hakkında, topluma mal olan her kişi hakkında yazabilir. Ancak Hayri Yaman yazamaz çünkü o gazeteci değil, partililiğini öne çıkartan bir duruştadır (aslında CHP liden çok İP liye benziyor ya)
--------------------------
Olgun ARDAN
26 Haziran 2012 18:09
Sn Yazar'ın bunca tartışmadan sonra CHP'li olmadığını itiraf etmesi önemlidir dolayısı ile CHP hakkında yazdığı her yazının bir değeride yoktur. CHP hakkında kelam eden insanın ATATÜRK'çü düşünce sistematiğini kavramış olması ve özümsemesi gerekir. Bu özümsemeden yoksun olanlar ancak "Darbecilere karşı sivil hükümetlerden yana tavır alırım. Bana hiç kimse sivil hükümete karşı darbeyi destekletemez." kolaycılığında popilist laflar söyleyebilir. Önemli olan bunun içeriğinin doldurulmasıdır, darbenin askeri yada sivil olmasının bir önemi yoktur her durumda darbeler faşist baskılarla halkı yosullaştırır, ülkenin sosyal ve eğitim alanında telefisi zor koşullarla karşı karşıya kalmasını sağlar, milli ekonomisini dışa bağımlı bırakacak ortamlar yaratır ve nihayetinde toplumsal ve siyasi yapısını medya üzerinden kontrol eder yani her durumda yukarıdaki sonuçları doğurur. Bu sonuçların 12 Eylül askeri faşist darbesi ile yaşanmadığını mı kim söyleyebilir? Peki son on yılda bunların 3 Kasım sivil AKP darbesi ile tekrarlanmadığını kim söyleyebilir? Herşey açık değilmi de hala şu darbe iyi bu darbe iyi değil diyebiliyoruz. Arkasından da ne büyük çelişkidir ki "ABD sivil iktidarlarla yürümek zorunda olduğu için darbeci çocuklarını tasfiye diyor." diyerek AKP-ABD yol arkadaşlığını olumluyoruz ama bu sivil darbeyi içerik olarak itiraf ederken söylem olarak bundan kaçınıyoruz. Bunları belirttikten sonra bu Yazar arkadaş hakkında fazlasını yazmaya gerek kalıyor mu?
---------------------
Gürcü
26 Haziran 2012 17:51
Bir akıllı ile bir akılsızın tartışmasına ne denilir?
---------------
Nedim Soylu
26 Haziran 2012 17:06
Partiler programı ile, tüzüğü ile, politikaları ile bir bütündür, kişilerin değişmesi, partinin idelojik hattına helal getirmez.
*****
Bırak politikaları ve ideolojik hattını partinin adını değiştirdiler sen hala ahkam kesiyorsun ve saçma sapan hakaretlerle bir halt yaptığını sanıyorsun.
Ya Kılıçdaroğlu ve partinin üst yapısına el koyanlar yalan söylüyor ya da sen içinden geldiğin yapı karşısında iki arada bir derede çırpınıp duruyorsun:
YCHP olmuş parti sen hala kendini haklı çıkarmak ve durum bozukluğunu gizlemek için yok öyle bir şey diyorsun.
Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık.
Parti disiplini imiş.
Geç bunları.
Hem Kılıçdaroğluna yağdanlık olacaksın ondsan sonra CHP ve ulusal politikalardan bahsedeceksin.
Kişiler partiyi değiştiremezmiş.
Değişti bile.
Baykal operasyon yediğinde CHP YCHP olmak üzere çoktan yola çıktı ve kaptanıda Kılıçdaroğludur.
İnsanlar senin bu yazdıklarına inanacak kadar aptalmı.
Bana İşçi partili gibi cevap veriyorsun Kılıçdaroğlu söz konusu olunca dağılıyorsun.
Sizlemi uğraşacağım ya.
Önce kendi içinizde tutarlı olun.
Benim CHP'ye ilgim sol ve sosyal demokrat bir noktada durmasındandır.
Ve sol bu ülkede iktidar olmalıdır.
Bu açıdan bakınca ben senden CHP'ye daha yakın duruyorum.
-------------------------
hayri yaman
26 Haziran 2012 16:05
Nedim Soylu'ya
Benim sn Kılıçdaroğlu'na tavır alıp almam ile bu tartışma arasında herhangi bir bağ yoktur. Ben eleştirilerim var ise bunu partimi yıpratacak ise uluorta yapmam, partimin yetkili kurullarına yaparım. Buralarada daha çok yapıcı ve genel politik hat üzerine görüşlerimi dillendirir, bunu yaparkende partimin zarar görmemesi için azami gayret sarfederim. Görüşlerine en karşıt olduğum yoldaşımıda hedefe koymam. Çete diye suçlamam.
Partiler programı ile, tüzüğü ile, politikaları ile bir bütündür, kişilerin değişmesi, partinin idelojik hattına helal getirmez. Bizler kişilere endeksli siyaset yapmıyoruz. Aksini yapsaydık, sizin gibi, bir gün büyük devrimci, lider dediğimize ikinci gün sizin yaptığınız gibi tukaka ilan ederdik. Kişiler hata yapabilir, bu onların yok edilmesini gerektirmez. Var ise bu tarz hata yapanları parti disiplinine bağlı biri o hatanın düzelmesi için dostça uyarılar yapar.Yapılmaktadırda.
Bir taraftan CHP'li değilim diyorsunuz, diğer yandan AKP'ye övgüler düzmektesiniz, CHP'ninde AKP gibi olmasını istemektesiniz.
Ne gariptirki, ABD ve AB'nin emrine girmiş, AKP'yi özgürlükçü görenler, sanki CHP'yi çok seviyorlar gibi, CHP'ye nasihat etmekte, CHP'yi dizayn etmeye çalışmaktadırlar. CHP'nin ABD ve AB muhiplerinden öğreneceği hiçbirşey yoktur. Bizim tarihimiz, emperyalizmin muhipliğini yapmış, sözde solcu, liberal, gerici güçler ile mücadele tarihidirde. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk'ü rehber edinen, önderliğini kabul eden anlayışın mensuplarıyız. Emperyalizmin ülkemizi dizayn etme, sömğrgeleştirme ve bölme planlarına karşı herzaman uyanık olduk, olmayada devam edeceğiz.
''sol ve solculuk'' kavramları kimseyi aldatmasın, emperyalizme maşalık yaparak kimse solcu olmaz, emperyalizmin maşası AKP'yi kısmen yada tamamen savunmak solculuk değil, muhiplik görevinin bir sonucudur. Bizler kendisine sol kisve takarak, ABD elçiliğinde CİA yetkilileri ile gizli görüşme yapanlarıda çok iyi biliyoruz, AB ve ABD fonlarından NGO'larından nemalananlarıda ve bunlara verilen görevleride iyi biliyoruz.
İlginç olan, bu tipler de sizin gibi, tüm eleştirlere siz darbecisiniz, biz özgürlükçüyüz bu nedemnle de AKP'nin yanındayız yanıtları vermektedirler.
Türkiye de hiç bir gerçek Atatürkçü darbeyi savunmamıştır, emperyalist merkezlerin ülkeyi sömürgeleştirme, geri bırakma, solu ve tüm ilericileri ezme amaçlı darbelerininde hep karşısında yer almıştır. 1960 ihtilalini darbe olarak nitelendirenler, Denizleri Mahirleri, Kıvılcımları, Avcıoğulllarını Selçukları anlayamayan, 60 ithilalinin bugünün Türkiyesinde ve avrupasında dahi olmayan derecede ileri bir anayasa ve özgürlük alanı getirdiğini, ülkeyi sola açtığını göremeyen zavallılardır.
Kimse kıvırmasın, AKP'ye kısmen destek vermek (yani yetmez ama evet anlayışında olduğu gibi) ABD emperyalizmine hizmet etmektir. Irak işgalinde 1,5 milyon Iraklı kardeşimizin katlinde onbinlerce kadının tecavüzünde AKP'nin işlediği suça ortak olmaktır.
Cumhuriyetçileri darbecilikle suçlamak, Selçuk, Saylan, Alemdaroğlu, Hilmioğlu, Manisalı, Özkan, Balbay,Perinçek, Küçük, Yurdakul, Yalçın gibi aydınlarımızı değerlerimizi darbeci diye nitelendirmek, onlara yapılan linçin tarafı olmak safdillik değil ise, beşinci kol faliyetidir.
Suçladığınız kişilere ajan dediğiniz için özür dilemişsiniz, ajanlığa bir paye biçerek, ahlaksızlıkla suçlamışsınız, işte işin püf noktasıda budur, siz eğer kendi halkınız ve ülkeniz aleyhine ajanlığı ahlaklı bir iş olarak görürseniz, zaten sizinle ortak hiç bir yönümüz olamaz, bizler için en utanç verici ve iğrenç iş ülkesi ve toplumu aleyhine ajanlık yapmaktır. Bundan daha onursuz ahlaksız başka bir iş olamaz.
Size yanıt vermemdeki temel neden, siz bir CHP'li gibi yazıyordunuz, CHP'nin il ve ilçelerine dahi müdahil olarak yazdığınızdan dolayı CHP üyesi olarak algılamamızdan kaynaklıdır.
Sonuç olarak, sizin yazdıklarınıza bundan böyle yorum yada eleştiride yapmayacağım, dediğiniz gibi, herkes kimin ne olduğunu gayet iyi anlamış durumdadır, sizin dostlarınız AKP dir, Muhsin Yazıcıoğlu'dur, Ilıcak ve Barlas gibilerdir, biz ise, Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerine bağlı, emperyalizme ve onun taşeronlarına karşı yurt savunması yapan vatanseverler ile dostuz. Size dostunuz AKP ve BBP liler ve neo liberal amerikan ve ab solcuları ile iyi muhabetler diliyorum.
-------------------------
Nedim Soylu
26 Haziran 2012 12:46
Hayri Yaman'a
Sizin bakış açınız Kılıçdaroğlu ve CHP'nin bu günkü yönetimiyle uzaktan yakından ilgili olmadığı gibi tam karşısında yer alıyor.
Siz daha çok İşçi Partisi ve Aydınlık çevresiyle paralel düşünüyorsunuz.
Birazda Baykal ve o dönemki CHP yönetimine yakın duruyor görüşleriniz.
Neden Kılıçdaroğluna açık tavır almıyorsunuz bende bunu anlamıyorum.
Ben çok açık yazıyorum..
Darbecilere karşı sivil hükümetlerden yana tavır alırım.
Bana hiç kimse sivil hükümete karşı darbeyi destekletemez.
Darbenin doğrudanına da karşıyım post modernine de!
Haberal,Sinan Aygün,Ayaydın ve benzerlerini faşizme ve emperyalizme karşı dost kuvvetlerden saymak bu ülke halklarına hakarettir.
Adamlar tutuklanıncaya kadar faşist cephede olacak, tutuıklanınca dokunulmazlık zırhına girmek için anlaşılmaz ilişkiler üzerinden CHP'den milletvekili olunca anti faşist olacaklar öyle mi?
Bu adamlar CHP'ye faşizme ve emperyalizme karşı mücadele etmek için geldiler ha öylemiiii!
Dalgamı geçiyorsunuz adammı seçiyorsunuz?
Yoksa gerçekten bizim bilmediğimiz bir şeymi var.
ABD şu anda AKP'den vazgeçip Egemen Bağış'ın deyimiyle deliğe süpürsün ve CHP desin bu adamların hepsi kabeye değil beyaz saraya dönüp namaz kılar.
ABD sivil iktidarlarla yürümek zorunda ıolduğu için darbeci çocuklarını tasfiye ediyor.
Hepsi bu!
CHP gençliğini bu sürecin dışında tutun!
Onlar (en azından şimdi yönetimde olanlar) gerçekten devrimci bir ruh ve karakter taşıyorlar.
Bu noktada Marcus Aurelius'u ayırabilir ve eleştirilerine temelde hak verebilirim.
Onu ve sizi ayrı tutarak yazmayı denerim.
Gerçi artık herkes yeterince açığa çıktı.
Yanıt vermeme gerek yok artık.
Bazı tiplere ajan dediğim için özür dilerim.
Çünkü ajanların bile bir ahlaki yapısı vardır.
Onların ahlakıda yok!
Saldırsınlar saldırdıkları kadar.
Ayrıca ben CHP'li değilim.
CHP içindeki solcu-devrimci kadro ve yapılara destek vermeye çalışıyorum hepsi bu.
Bu nedenle doğru bulduğum politikalarını savunuyor yanlış bulduklarımı eleştiriyorum.
Hemde kaygısızca yapıyorum bunu.
Çünkü kişisel beklentim yok.
Son bir not.
Defalarca yazdım bir daha yazayım.
Ben AKP'yi bir bütün olarak savunmuyorum.
Darbelere ve darbecilere karşı aldığı tavrı doğru buluyorum.
Bunu kendi varlıklarını sürdürmek adına yapmaları aldıkları tutumu yanlış kılmaz.
Doğru yapıyorlar!
İşçi Partililer buna ifrit olasalar bile ben böyle düşünüyorum.
Eğer AKP'ye karşı bir mücadele verilecekse darbecilerle kol kola girerek değil darbelerin ezdiği yoksul emekçi halkla kol kola girerek mücadele vermeliyiz.
-----------------------
hayri yaman
26 Haziran 2012 11:58
Nedim Soylu'ya;
Yazmış olduğunuz bu yazıyı, bir kaç nokta hariç genel anlamıyla beğendim, doğru buldum.
Evet size yönelik çok sert polemikler yapılmış, ancak, sizin zaman zaman, sizi eleştirenlere karşı aldığınız tavır ve sert uslup ile birlikte, çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılarınız, AKP'ye övgünüz, AKP'nin yanında yer alan tavrınız ile birlikte, ABD merkezlerinde tertiplenen, cumhuriyetçileri ve TSK'yı çökertme etkisizleştirme operasyonu olan ergenekon,balyoz vb. saldırılara tam destek vermeniz, Atatürkçüleri gladyo yada kontrgerilla uzantıları olarak nitelendirme anlayışınız, bu yazınız ile çeliştiği gibi, tek suçları Atatürk düşüncesine kararlılıkla bağlı olan yurtseverlerin uydurma deliller ile yıllardır tutsak edilmesine destek veripte, Mustafa Kemal Atatürk'ü dünyanın en büyük devrimcisi göstermeniz çelişki oluşturmuş bu nedenle de Kemalist öğretiye bağlı yoldaşlarımızın size ateş püskürmesi doğal karşılanmalıdır.
Size yönelik suçlama yapan şahısları ajan/provokatör olarak suçlamak, geçmişten beri ''sol'' yelpazede yer alanların başvurduğu en basit bir etkisizleştirme yöntemidir, sizde o hastalıktan kurtulamamışsınız. Size aykırı söz söyleyen hemen ajan yada provokatör olmaktadır. Aslında bu tarz suçlamalar, emperyalist merkezler kaynaklıdır. Sol ve solcuları itibarsızlaştırma yönetimidir. Bir örnek verecek olursak, Maksim Gorki'nin Lenin'den anılar adlı kitabını incelerseniz, Çarlık Rusya'sında diğer tüm kesimlerin gözünde Lenin alman ajanıdır. Sizde bir yorumunuzda emperyalist merkezlerce geliştirilen suçlamayı ülkemizdeki bir siyasal yapıyı kast ederek yapmışsınız. Bazı, suçlamaları yaparken biraz vicdan sahibi olmak gerekiyor. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, yanlışta bulabilirsiniz, ancak ajanlık suçlaması CİA'nın solda yerleştirdiği maalesef solunda grupçu çıkarlar nedeni ile benmsediği ahmakça bir suçlama yöntemidir.
Nedim Soylu beyefendi, size bir önerim var, gazetecisiniz, gazeteci objektif olmalıdır, kulaktan dolma bilgiler ile, yandaşların yalan haberlerini esas alarak fikir üretmeyiniz, balyoz ve ergenekon davalarının tek bir celsesini izleyin, bu davalar ile amaçlananın ne olduğunu anlayacaksınız. Mehmet Haberal, Sinan Aygün ve Ayaydın'a saldırrarak solcuda Atatürk devrimciside olunmaz. Bugün ülkemizde temel çelişme, emperyalistler-işbirlikçileri ile sağ sol ayrımı olmadan cumhuriyet değerlerine bağlı halk güçleri arasındadır. Emperyalist tahakküm ve saldırının karşısında yer alabilecek her kesim ile birleşmek sağcılaşmak değildir. Tam tersine sol kisve altında, darkapıcı olmak, karşı kuvvete güç verecek tarz ve davranışlar sol altında sağcılaşmaktan başka birşey değildir.
Bizler Atatürk devrimcisiyiz, bizler vatansever olan herkesi kucaklamak zorundayız, başarmak için bu şarttır. Tabiki siz, AKP'yi özgürlükçü gördüğünüz için bu gerçeği kavrayamazsınız. Size göre, ABD-AB ve AKP ülkemizde demokrasiyi yerleştirmeye çalışıyor, oysa dünyanın hiç bir ülkesi yokturki emperyalistler ve işbirlikçileri o ülkeye demokrasi ve özgürlük getirmiş olsun. Unutmayınız, Hitler de seçimle işbaşına geldi, bugün ülkemizde yaşananlar 1930 sonlarında almanya da yaşananlarla paralellik arztmektedir.
--------------------------
Timurlenk
26 Haziran 2012 11:47
Turuncu devrim de devrim sayılır ,arap baharı da.Mısır'da Mursi nin taraftarları kendilerine devrimci(inkilabcı) diyorlar.Bu bağlamda ,Sorosçu genel başkanın turuncu devrimcilerine de devrimci gençlik denebilir.
----------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 11:37
abd muhiplerinin bizleri ajan diye suçlaması bizler için madalyadır.
................................
Bu saatte, yayınlanmayabilir diye yazmamıştım yanıt.
Ama yazacağım yanıtın içinde buna benzer bir şey diyecektim.
Bunu ben de paylaşıyorum.
Ve umarım editör izin verir şu kadarına:
Sizin soldan anladığınız nedir acaba?
Bu durumda, Soylu gazeteci ile benzerlik gösteren Cengiz Çandar, Ahmet Altan, (kardeşini unutmayayım) Mehmet Altan, Oral Çalışlar vb.çok iyi solculardır.
Üstelik, özellikle kendisine sol diyen bir insanda ilke ve tutarlılık olur.
Soylu gazetecinin Özgümüş yazısını, bu yüzden, özellikle, gönderdim.
Bugün ne diyor Özgümüş ve partideki çizikler için Soylu:
"Reşit Karakuş
Oturdu evinde delege listesi yaptı.
Reşit Karakuş’u arkasına almak için Milletvekili Ümit Özgümüş Reşit’e tam destek verdi."
Ve bunu "Adana'da CHP'yi bitiren fotoğraf" diye niteliyor.
Bugün Adana'yı bitiren fotograf dediğine dün ne diyor peki?
Dişiyle tırnağıyla bu noktaya taşınmış onurlu bir insana bunları reva gören insanların "onları ben çizdirdim" lafına söyleyecekleri tek söz olmasa gerek!
Özgümüş haklıdır!
Darbeci dediği Ergenekon sanıklarına karşı, en az AKPliler kadar düşman Soylu gazeteci ama, darbecilerle, Sivasla, Maraşla kol kola olan AKP'den darbecileri yargılayacağı
beklentisi içinde.
Altı oku savunanlara dün statükocu diyen, kendi babasını bile CHP'ye oy vermek için ikna edememiş birinin CHP'ye akıl hocalığı kadar garip bir şey yoktur.
E.Uzun'a gelince:
Kendisi bana (ve benim gibilere) ajan deme yetkisi ve hakkını kendinde buluyor ama, bir başkasının, başkasına bu yönde soru sormasına bile tahammülü yok. Neden acaba? Emperyalizm ile olan düşünce benzerliklerinden mi kaynaklı bu tutum?
"Çanak tutmak" gibi bir sözü kullanmış olması da kişiliği ile ilgili durumu göstermek açısından önemli.
Demek ki kendi yaptığı çanak tutmak ve tutulan çanağı kullanmak.
Başka söze gerek yok.
Sana gelince masalcı, sen gerçekten masalcı imişsin. masallarla uğraşamam şimdi.
Sayın Mehmed Adıgüzel'e teşekkür ederim.
------------------------
OLGUN ARDAN
26 Haziran 2012 11:32
Düzeltilmiştir...
Sn.Yazarı eleştri hakkı herkesin vardır ve olmalıdır ancak kişiselleştirilen yaklaşımlar duruş bozukluğu yaratmaktadır buradaki eleştirilerde bu çok açık bir biçimde sırıtmaktadır! İdeolojik duruş herkes için berrak ve net olmayabilir bunu da bir kusur olarak sunmak yanlıştır önemli olan ana şemsiyedir ve bu şemsiye devrimci duruştur. Asıl olan bu şemsiye tarihsel olarak en önemli toplumsal dönüşümünü ve göstergesini Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş sürecinde ilkeli ve devrimci duruşu ile ATATÜRK önderliğinde net bir şekilde tüm dünyaya göstermiştir. Bu duruş doğal olarak oluşumu itibarı ile antiemperyalist antifaşist ve toplumcudur bunun sonraki kuşaklara referans olması da işin doğası gereğidir yani Che ve Deniz Gezmiş’lerin duruşu da kendi söylemlerinde böyle değimlidir? (Che faşistlerce Bolivya’da katledilirken çantasında ATATÜRK kitabı bulunmamış mıdır? Ya da Deniz Gezmiş sloganlarında ATATÜRK devrimlerinin savunuculuğunu haykırmamış mıdır?). Eğer buradan CHP gençlik duruşunu tespit etmek ve anlamak istiyorsak kolayca şu söylenebilir; CHP Gençlik gücü ATATÜRK sonrası hiçbir zaman etkin olmamıştır ve olamaz da çünkü CHP politikaları bugüne kadar ana eksen olarak hep asıl şemsiye olan devrimci ruhunu korumayı bırakın özellikle etkisizleştirilmiştir hele bugün bu durum daha da vahimdir. Bizim ODTÜ’lü yıllarımızda (70’lerin sonu) yok denecek kadar az olan CHP gençliğinin popilist uğraşı ve duruşunu (parti tepe yönetim ve anlayışı bile o dönemde gençlikten daha devrimici sayılabilirdi) asla unutmadık bugün de hele bu tepe yönetimin olduğu süreçte böyle olduğunu söylemek kehanet olmaz sanırım. Eğer bugün gençlikten ATATÜRK’çü devrimci gençlikten bahsedeceksek TGB gençliğini yaptığı eylemler ve söylemler çerçevesinde böyle bir devrimci gençlik olarak gururla görebiliriz gerisi dilek özlem ve beklentiden başka bir şey değildir.
----------------------
Yücel Yeşilceli
26 Haziran 2012 11:07
Sayın editör kardeşim,
Lütfen Nedim Soylu'ya verdiğim yanıtı yayınlar mısınız?
Yayınlamazsanız bir kişinin kollarını bağlayıp,dayak yemesine göz yummakla eş değerdedir.
Tartışmaların içinde ben de olduğuma göre; umarım yanıt hakkımı yok saymazsınız.Eğer yok sayarsanız;bu 'artık yorum yapma'demektir.
Lütfen,bekliyorum.
----------------------
Kalender Er
26 Haziran 2012 10:54
Masalcı ve E.Uzun, sizler CHP'li değilsiniz, fikrinizi açıklamanıza saygı duyarız, bu fikirlerinize katılmasakta.
Nedim Soylu, CHP üyesiyim demese, kendisini zırvalıklarını bukadar ciddiye almaz, bir döneğin hezeyanı diye geçiştiririz.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin temeli bayrağında da ifade bulan ALTI OK ilkesidir. Hiç bir CHP'li bundan utanmaz. Siz altıok ilkesini savunmuyabilirsiniz, buda sizin doğal hakkınız, ama altıok'u savunmadan CHP'lide olmamalısınız, olursanız, bu koltuk için kendi fikriyle çelişen bir yapıda olmak anlamına gelir.
Masalcı ve E.Uzun, sosyalistiz diye geçiniyorsunuz, sosyalist literatürde, (emperyalizm çağında) ilericiliğin kıstası, anti emperyalist olmaktır. Her bilimsel sosyalist anti emperyalisttir, ancak, her anti emperyalist sosyalist değildir.
Her sosyalist aynı zamanda yurtsever/vatanseverdir. Bizim gibi ülkelerde, bir sosyalistin esas mücadele edeceği kesim emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileridir.
Bir kimse, insan hakları, demokrasi vb. kavramları savunuyorum derde, emperyalizm olgusunu yok sayar, emperyalizme uşaklık edenleri, demokrat olarak, ilerici olarak görür ve saflaşmada emperyalizmin işbirlikçilerinin yanında yer alırsa, bilmelisinizki, o kişi ve yapı sosyalist değil, ilerici değil, sadece sahtekardır.
Maraş katliamının sanıklarını, onların liderini öve öve anlatan Soylu, CİA tarafından organize edilen, ülkemizdeki ABD karşıtlarını, kemalistleri, sosyalistleri yok etme operasyonu olan ERGENEKON'a destek olmaktadır. AKP'yi açıkça övmektedir. Bunları dile getirmek, sizi neden rahatsız ediyor. Yoksam sizde mi CİA yetkilileri ile ABD elçiliğinde gizli toplantılara katılan ''o büyük solculardan''mısınız.
ABD'nin Irak işgaline demokrasicilik adı altında destek verenlerdenmisiniz. 1,5 milyon masum insanın kanına eli bulaşmış, AKP'yi savunurum diyecek kadar, erozyona uğramış, geçmişte ABD'nin tezgahında görev alarak, 12 eylül faşist darbesi için zemin yaratmış bugün ise aynı rolü oynayan bu zavallıların maskesini düşürmek bizlerin boynumuzun borcudur.
Biz, kemalistiz, ulusalcıyız, tam bağımsızlıkçıyız, vatanseveriz, bundan utanmayız, gurur duyarız. Mustafa Kemal Atatürk'ün altı ok ilkesinede kararlılıkla bağlıyız, biz abd muhiplerine geçit vermeyiz, abd muhiplerinin bizleri ajan diye suçlaması bizler için madalyadır. ABD muhipleri bizleri överler ise, o zaman kendimizi sorgulamamız lazım, biz nerde hata yaptıkki, abd muhipleri bize övgü dizmektedir diye.
---------------------
Kalender Er
26 Haziran 2012 10:42
Nedim Soylu, İstanbul kongresi ve sonuçları adlı yazısına yaptığım yoruma ve sorduğum sorulara yanıt veremiyor.
Soylu, hatırlarsınız, Maraş'ta katledilen kadınlarımızı, bebelerimizi bir yorumunda dillendirmişti, bende bunun üzerine sordum, iyi güzelde o katliamı tertipleyen, uygulayan kimdi? Maraş katliamını tezgahlayan ABD ve uygulayan da Muhsin Yazıcıoğlu'nun başkanı olduğu yapıdır. Peki, büyük solcu Nedim ile Muhsin arasındaki dostluk bağı ne anlama gelir.
İlginçtir, aynı Soylu, bugün Maraş katliamını tezgahlayan, maşalarına uygulatan ABD'nin yeni taşeronu AKP'yi özgürlük ve demokrasi savunucusu olarak desteklediğini açıkça ilan ediyor. Ama gariptirki, ABD taşeronuna bu denli destek veren Soylu'ya sözde sosyalist olduğunu beyan eden E.Uzun ve masalcı da destek vermektedirler. Bu iş bana arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyliyeyim, özdeyişine tıpatıp uymaktadır.
Soylu vb. AKP gladyodan hesap soruyor yalanının sol kisveli savunucularıdır. Oysa tüm dünya kamuoyu bilirki, gladyo, tüm NATO ülkelerinde, ABD işbirlikçilerinin, uşaklarının rol aldığı ABD organisazyonudur, İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Kemal Alemdaroğlu, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Türkan Saylan, Yalçın Küçük vb. aydınlar siyasetçiler tüm amerikancı darbelerin hedefi olmuşlardır. Kontrgerillaya karşı hep mücadele etmişlerdir. Soylu gibi adam öldürerek, cinayet işleyerek gladyonun tezgahlarında rol almamışlardır. Bugünde gladyonun yurtseverleri yok etme operasyonunda Soylu vb.leri roller üstlenmişlerdir.
------------------
masalcı
26 Haziran 2012 09:46
Nedim Soylu ile bu sayfalar üzerinden çokça tartışmamız olmuştur..Çoğu konuda aynı da düşünmeyiz..Ancak, milliyetçiyiz demekten utanarak kendilerini ulusalcı diye adlandıran güruh Soylu'nun şahsında darağaçlarıyla,pusularda ölümlerle,işkencelerle,cezaevleriyle taçlandırılan bir mücadeleyi karalama kampanyası yapmaktadır..Daha dün sınırda katledilen çocuklar için söyledikleri ortada olan bu zihniyete çanak tutmak,bu karalamalarına karşı çıkmamak bu onurlu mücadele uğruna canını gözünü kırpmadan verenlerin anılarına saygısızlıktır..
---------------------------
Nedim Soylu
26 Haziran 2012 02:52
Bu siteye girdim gireli gördüm ki Burada bir kaç tane rezil ve sefil varlık kendileri gibi düşünmeyen herkese saldırıyor ve itibarsızlaştırma operasyonu çekmeye çalışıyor.
Yazdıkları ve sordukları şeylerin hiç biri ideolojik politik bir değer taşımıyor.
Oturmuşlar hesap soruyorlar.
Bunların ajan provokatör oldukları çok açık.
Ben burada CHP'nin içindeki sol düşünen insanlara destek veren yazılar yazmaktan başka ne yaptım ki?
Haberal,Ayayadın ve Demiral'i,n adamlarıyla birlikte darbe sanıklarını eleştirince bana yanıt verip sol ve darbe ilişkisini tartışmak yerine hakaret edip itibarsızlaştırma saldırıları düzenlediler.
Ve sonundada bu kadar rezil ve sefil duruma düştüler.
Bunların bir bölümünün gerçekten ajan ve provakatör olduğu açık.
Şimdi kamauoyuna net soru şu.
Benim "CHP'de devrimci gençlik ve kadınlar" yazım yukarda.
Yazılanların tek satırı eleştirilmiyor eleştirilemiyor.
Peki bunlar bana ve bewnim gibi düşünenlere neden saldırıyor?
Neden?
************
Yok ABD'nin adamıymışım,
yok CIA ajanıymışım.
yok bilmem ne imişim.
Bir tane ciddi bir şey yazamıyorlar artık.
Bittiler tükendiler ve bu nedenle hakaret edip küfretmekten başka iş yapmıyorlar.
Bu kadar rezil ve sefil duruma düşüyorlar.
***********
E.Uzun ve Masalcı gibi namuslu yurtsever insanların tırnağı etmeyecek tipler burada bağırıp çağırıyor.
Ben yazmaya onlar küfredip hakaret etmeye devam edecek.
Geçmişte bunların ağababalarıyla mücadele ettik şimdide onların avaneleriyle uğraşıyoruz.
Karanlık kuytu köşelerde pusu kurup bizi bekliyorlar ve bir yazı yazıp adım atınca topluca harekete geçiyorlar.
Ben eğleniyorum.
Ve bunlara cevap verme adı altında düşüncelerimi kamu oyu ile paylaşmaya devam ediyorum.
-------------------------
E.Uzun
26 Haziran 2012 01:28
(4)
Sevgili TARR ile sorunumuz ne idi diye? Hic aklinizdan, ondan ozur dilemek diye bir duygu gectimi ? hatasini gormek ve geregini yerine getirmekte cok anlamli bir erdemdir ! Sevgili TARR hem ulusalci, hemde sol ve sol degerlere inanan bir insandi, ancak, sola ve sol degerlere dusman isbirlikci ulusalcilar onu sayfalarimizdan uzaklastirdilar !
Sayin Soylu’ya elestirisi olanlarin ciddiyeti, elestirilerinin icerigi kadardir ! siyasi/ideolojik bir icerik tasimayan sozde elestiriler « hikayedir, hakarettir, iflah olmaz pis burjuva dunyalarini tatminden,devrimcilere saldirmaktan, onlar hakkinda bu sayfalarda rezillikler yapmaktan baska bir anlami yoktur ».(ustelik bu sayfalarda bu sekilde bir tavir ile ortaya cikmanin kesinlikle iyi bir niyeti olamaz, o kadar ciddi idialari olanlarin bu iddialarini tartisacagi, konusacagi, hesabinin sorulacagi yermi burasi ?)
Bir tarafta tum « anti-emperyalistleri birlesmeye, AKP iktidarinin ulkemizi ABD emperyalizminin savas arabasinin arkasinda maceralara suruklemesine karsi mucadeleye cagiriken, bu mucadelenin icinde, gobeginde olan insanlara karsi bu sekilde bazi zibil tayfasinin takindigi tavirin ardinda duracak gercekten sol ve sola inanmis bir insan olamaz !
Onlarin derdi Sevgili Soylu degil ;SOL dur, kim sol dusuncenin savunucusu ise ona saldirmaktadirlar, sizde bilerek veya bilmeyerek bu zibil tayfasinin amacina canak tutuyorsunuz ! bu isbirlikci tayfaya karsi koyulan her tavra »ironi yapalim »diye hos goruyu onerirken, butun yasami devrimci mucadele icinde gecmis bir insana karsi rezil insanlarin bu seviyesiz ithamlarini ciddiye alip, « ithamlar var, onu tartisalim, onu konusalim » diyerek, « hakim ve savcilik »gorevine soyunmaniz cok anlamsiz ve sacma ! Birakiniz bu sistemin kadrolu memurlari kendi gorevlerini yapsinlar, siz alet olmayin !
Sen hala sevgili Yucelsin !
ortak noktamiz sola ve soyalizme inanmamiz, onun disinda dunyadaki bir cok olaya baska bir pencereden bakiyoruz-ne farkeder ?-
Sevgilerimle
-------------------
E.Uzun
26 Haziran 2012 01:09
Sevgili Yucel!
Siz daha yazinizin basinda size nasil hitap etmemin seviyesini asagilara cekmeye gayret etsenizde, ben indirmeyecegim, bu gune kadar surekli “noktalar”koydun, surekli “itisip, kakismanin “zeminine cekmeyi arzuladin, ancak bu diyologun seviyesini hep bu noktada tutmaya gayret ettim yinede edecegim!
Gelelim konuya; Konu ne idi? Elimize sablonu alip, kalibimiza uymayanlari siyaha boyamak!
Bu gune kadar bu sayfalarda siyaha boyanan sadece Sevgili Nedim degil! Kim soldan ve onun ogretilerinden ulkemizin sorunlarina nihai cozumu onermis ise, hepsini siyaha boyadilar!
Geride kim kaldi? Sistemin devamini, statukonun devamini, bu pis kokusmus sistemin devamini savunan, NATO suyla, IMF siyle, DB siyla Amerikan usleriyle gul gibi gecinip gidecek ve kendilerine “ulusalci “ diyen sistemin gardiyanlari, borazanlari!
Sahi birde “isci ve emekcilerin nihai kurtulusunu, burjuvazinin yapacagi reformlara havale eden ve nihayetinde elinde bir tek “”ulusalciligi”” kalan, cumhuriyetimizden daha yasli mirasimiz eski tufekler”
Eger “zikzaklardan”bahsedersek, once cumhuriyet tarihimizden daha eski mirasimizdan baslasak daha iyi olurki, bu ne seni, nede burada ahkam kesen bir cok insani memnun etmez!
Onun icin, bir kac tane sarlatanin Eline boyle kafasina gore sablon alip, onune geleni siyaha boyamasina canak tutmayin! O sabloncular yarin sizi de siyaha boyarlar, cunku onlarin derdi SOL dur, sosyalizm idealidir, kimki SOL ve sosyalizm ideali ile ulkenin sorunlarina yaklasiyor, onlar icin katli vaciptir, dikkatli olun!
Sayin Soyluyu direkt olarak hedef almalarinin nedeni AKP konusundaki dusuncelerine degildir, onu hedef secmelerinin ardinda yatan gercek neden devrimciligi ve SOL gecmisidir!
Ancak AKP ile vurmaya”iste bakin solcular”boyledir diyerek sola saldirmaya calismaktadirlar! Eger dusuncelerinize guveniyorsaniz onun AKP konusundaki dusuncelerine karsi mucadele edersiniz, kisi ayni dusunceleri savunmasa bile biz veya birileri kim oluyorda eline sablonu alip birilerini yargilama gorevine soyunuyor? bizim isimiz birilerini yargilamak, sorgulamak degildir, o gorevi asagidaki kadrolu devlet gorevlileri,sistemin gardiyanlari yaparlar!
Sevgilerimle!
----------------------------
Mehmed Adıgüzel
26 Haziran 2012 00:40
Emeğin kutsal olduğuna inanan
insanın sömürülmesini en büyük namussuzluk olarak gören arkadaşlarım;
hergün burada onlarca yorumda hakaret yiyen hakkında olur olmaz ithamlarda bulunulan hatta nasyonallikle suçlanan sayın öğretmenimin aşağıdakı verdiğim linkdeki yorumunu okuyun.Sonra kendini solcu olarak gören sahsiyetin-lerin ona olan hakaretlerini okuyun.
Herşeyden önce insanlık.
Herşeyden önce kişilik sahibi olmak.
Sayın öğretmenimi kutluyorum.Sayın Çalıkusuna saygılarımı iletiyorum.
http://www.gercekgundem.com/?p=469428
---------------------------
E.Uzun
26 Haziran 2012 00:02
Sorun Soylu sorunu degil!
Sorun bir hokkabazin lavazanliklari ve bu pespaye duruma meydan veren, canak tutan ve kendisinde bir baskasini yargilama yetkisini goren anlayista ve zihniyette!
Elindeki tum herseyini burjuvaziye teslim edip,iscileri/emekcileri burjuvaziye satan ve elinde koyu irkci/sovenist, fasist sermayesinden baska bir seyi kalmayan bu zihniyetete ve bu zihniyetin SOL a karsi dusmanca tavrinda aranmalidir!
Soylunun sahsinda bu mucadelede onurlu bir gecmisi olan ve bu ugurda buyuk bedeller odeyen devrimcilere karsi, bu isbirlikci burjuva ajanlarinin safinda, ayni koroda devrimcilere ve SOL a saldirmak!
Kendimizi dunyanin merkezine koyup, dunyanin sadece bizim etrafimizda dondugunu, bizim tum dogrularimizin tum herkes tarfindan savunulmasi gerktigini iddia etmek kadar pespaye bir anlayis olabilirmi?
Bizim hic kimseye bu temelde bir soru sormaya ne yetkimiz nede boyle bir gorevimiz olamaz! bu isi devlet memurlari, onun kadrolulari yapiyorlar, ayni alttaki yazilarda goruldugu gibi!
Siz veya biz kimiz bir hokkabazin savsatalarini ciddiye alip, bir baskasini sorguluyacagiz?
Sayin Soyluda veya bende sizin hakkinizda akla izana sigmayacak onlarca iftira atar ve bunlarin cevaplanmasini istiyebilirim, boyle bir sey olabilirmi? boyle sacma bir seyi ciddiye alip, provokatore canak tutmak hangi anlayisin urunu?
Insanlari anlamadan kasit, karsilikli konusulmadan bir takim meramimizi anlatmanin mumkun olmadigini, bende ise yazi yolu ile ifade etmenin zayif oldugunu ifade etmek istedim, degilse Sayin Soylunun siyasi, ideolojik dunya gorusunu anlama, kavrama amaci ile soylemedim.
Ne yazikki editorlerimiz yazimin geri kalan iki bolumune izin vermediler!
Size nasil hitap edilmesi konusunda her ne kadar zorlasanizda ben yinede belli bir seviyede hitap etmeyi, sizin daha yazinizin basindaki seviyeye indirmemeyi deniyecegim!
Eger siyasi yasamimizdaki zikzaklari yargilamaya ve sorgulamaya kalkarsak, ulkemizin cumhuriyetten daha eski ihanet ve teslimiyet cizgisinden baslamamiz gerekir, bunada memnun olacaginizi zannetmem!
Sevgilerimle
---------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 22:55
(3)
Soylu ona cevap verdinizmi? diye yazdikca, ortaya cikip yine sacmaliklarina, provokasyonuna devam ediyor; CIA ajanimisiniz, veya onunla bir baginiz varmi-soruya bak hizaya gel-diye)
Bir kac yil once, bu sayfalarda hala, bikmadan, usanmadan benim yorumlarima siyasi veya ideolojik bir elestirisi olmadigi halde seviye sinirlarini zorlayan, provokatif gevezelikler yapan kisiye ilk ve son defa cevaben bir yorumum olmus, sizin tavriniz ise “okul yillarinda yaninizdaki birinden bahsetderek bir ornek vermis ve ironi yapalim, bu sekilde kirici itham edici olmayalim demistiniz” dikkat ederseniz o tarihten bu yanada o kisinin onlarca hakaretine, iftirasina, asagilamasina cevap dahi vermedim!
Sanal alemde, bu tip lavazanlar, provokatorler, hakaretler, ithamlar, iftiralarin kahramani bol oluyor, ancak gunluk hayatin icinde ayni kelimeleri ve gevezelikleri yaptirmazlar! Gerektigi sekilde cevabini alir, ancak sanal alemin kahramani bu tip provokatorlerede sizin gibi arkadaslarinda canak tutmasi kabul edilebilir gibi degildir! Hic kendinize sordunuzmu?
Yücel Yeşilceli
25 Haziran 2012 22:52
Gerçek bir zavallıya ve sefile yanıt vermeye bile değmez,bu bir.
İkincisi E.Uzun'a
Nedim Soylu'nun ilişkileri,zikzakları bireysel olsa,sözde SOL adına olmasa;beni hiç mi hiç ilgilendirmez.Ülkemizde bol rastlanacağı üzere,anılan kişiyi literatürdeki sol karşıtı sözcüklerden biri ile özdeşleştirirsin olur biter... Ama anılan kişi kendisini hala SOL'da görmüyor mu;işte o zaman söyleyecek sözümüz olmalı ve "dur arkadaş,bu ne,bunlar ne?"diye kendiliğinden soru sorma hakkımız doğuyor.
İlginç bir bakış açısı;Nedim Soylu'yu dinlemiyor,dikkate almıyoruz ya,sözde yeteneksiziz!
Ölçü;Nedim Soylu'yu anlamak...
Kim karar veriyor buna?
E.Uzun!
Elinde yetenek ölçen alet var,ölçüyor-biçiyor ve şıp diye yeteneksiz oluşumuza karar veriyor!
Başka ne yetenekleriniz var?
Nedim Soylu'yu anlama yeteneği...
Ben almayayım ve uzak olayım,bu bana yeter.
Kalender Er'in sorularına muhatap olan kişi, iddia edilen sorulara,eylem ve söylemlere yanıt verir mi bilinmez.Ama bizim burada sorgulamamız gereken Kalender Er'in soruları değil,o soruların doğru olup,olmadığı,o sorulara muhatap olan kişinin sözde "sol adına" sergilediği davranışları olmalıydı.
Bu nasıl bir sol anlayıştır ki,sol karşıtı kişi ve kuruluşlarla ilişki içinde olmak?!
Bu nasıl bir anlayıştır ki,Kautskicilik yaparak sol adına fetva vermek?!
Eğer iddia edilenler seni rahatsız etmeyip,Nedim Soylu'yu hala solcu kabül edebiliyorsan,"anlayıp dinleyebiliyorsan" ve "bu bir yetenek işidir"diyorsan;iyiki de Nedim Soylu gibilerini anlama,dinleme yeteneğine sahip olmamışım.
----------------------------
masalcı
25 Haziran 2012 22:47
Kalender Er'in, Nedim Soylu'ya sorduğu ''Geçmişte yaptıklarınız ile 12 eylül faşist darbesine dolayısıyla ABD'ye hizmet ettiğinizi düşündünüz mü?'' güya soru olan bu cümle bile hiç bir sorusunun dikkate alınmamasının nedeni olmalıdır..Devrimci mücadeleye nokta kadar emeği olanlar,''Sol'' muş gibi davranan sizlere geçmişteki mücadelenin ve ödenen bedellerin hesabını vermek zorunda değil..Hizmet etme sorunuzu önce kendinize,''ordu göreve'' çığlıkları atanlara ve çok sevgili paşalarınıza sorun..
----------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 22:07
Sevgili editorlerimiz!
lutfen yazimin diger iki bolumunude yayinlarmisiniz?
Icinde yanlis bir yer oldugunu zannetmiyorum, eger varsa cikartin, ama lutfen yayinlayin!
----------------------
Mehmed Adıgüzel
25 Haziran 2012 21:38
Sayın Kalender Er;
"kişinin" verdiği sözde cevaptan sonra size
HELAL OLSUN
diyorum.
Taktirlerimi sunuyorum.
Kutlarım arkadaşım.
----------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 21:12
""Haklısınız,yazılarımızı bir beğendirebilsek,bir bilsek yayınlanma kriterlerini...""
Sevgili Yucel!
Bazilari gibi bos gevezelik yaparsan yazilarin gecer! Isin guzel tarafi ise, tum haberlerin altina uc/bes destan gibi yorum yapip, daha sonrada "sansurden"sikayetci olmasi, insana el-insaf dedirtiyor!
-------------------
Nedim Soylu
25 Haziran 2012 20:53
Gürsel Tekin muhalifi olmanız elbetteki bu karşıtlığın temel nedeni.
Gürsel Tekin ve benzerleri olmasa bu kadar emek ve çaba harcarmıyım sanıyorsunuz..
Geldiğiniz noktaya bir bakın ne kadar zavallı ve sefil duruma düştünüz.
Biraz seviyeyi sizi muhatap alacağım noktaya çekinde sizinle tartışma adına vatandaşla düşüncelerimi paylaşmaya devam edeyim.
Bence bu bozuk durum düzelmezse TKP'nin yıldızı parlayacak.
TKP biraz daha güçlense CHP'nin tepesi bu kadar aymazlık yapamaz.
Sol güçlenmeli sol..
CHP içindede sol güçlenmeli dışında da:
Bir birini etkiliyor çünkü.
Sol bir bütün olarak güçlenmezse sorunlar çözülmez.
--------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 20:24
(1)
Sevgili Yucel!
Sorun dunyaya nasil ve nereden baktigimizla ilgili! Ancak buna ragmen insanlarla iliski icinde olmak, insanlari anlamak, dinlemek, konusmak, okumak, yazmak gibi, basli. basina bir sanat isi! Bu da bir yetenek ve beceri isidir. Bu kimimizde vardir, kimimizdede yoktur! Ustelik hepimizde olmasi gerekir diyede bir kuralda yoktur!
Sevgili Nedim Soylu’yu benim savunmama hic gerek yok, ayrica boyle bir pozisyonda olmayida hic istemem, kisi kendisini savunacak yetenek ve birikime sahiptir, ayni zamanda bu sekilde bir yaklasimda karsidaki kisiyi kucuk gormek, asagilamak anlaminada gelirki bu hic dogru bir yaklasim degildir! Ustelik sayin Soylu, bu sayfalarda SOL adina lavazanlik eden bir cok kisiyide cebinden cikartacak bilgi ve birikime sahip olan biridir!
E.Uzun
25 Haziran 2012 20:24
(2)
Bir tek hosumuza gitmeyen tarafi var”AKP ye, gecmis statukoyu kaldiracagi, bir takim degisim ve donusumleri sagliyacagi, derin yapilari ortaya cikartacagi ve 12 eylul cuntasini yargiliyacagi “dusuncesiyle bizim gibi bakmiyor AKP ye! Kaldiki bu konuda kendiside AKP yi bu beklentiler ile destekleyen diger bir cok insan gibi belli bir dusuncesi ve beklentisini soyluyor, eger bu konuda elestirilerimiz varsa(ki vardir) onu ortaya koyalim, tartismanin seyrini, seviyesini o seviyede tutalim, ancak o sekilde bir sey ogretir ve ogreniriz!”” Bilmem kim Sayin Soyluya “”soru”” sormus onun cevabini ver?””
Ilk once o soru sordugunu soyleyen zaati muhteremin tavri, soylemi provokatif! Daha sonra soru dedigi”soru”degil! Itham, suclama, karalama ve provake etme. Onun disinda hic bir ciddi tarafi olmayan bu gevezelige ben sahsen cevap bile vermem, ciddiye bile almam( ikide bir siz;
-----------------------------
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 19:54
16:49'daki yorum, Soylu gazetecinin seçim öncesi yazısı.
Şimdi Özgümüş ve Matkap'ı eleştiriyor ya kongreler sürecinde tasfiye nedeniyle; o gün buna karşı çıkmamış.
Sanki karışıklık oldu gibime geldi; onun için bu açıklama.
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 18:44
Anımsarsınız,yan sayfalarda yazan Toros Üniversitesi rektör yardımcısı vardı.Siz çok güzel imla hataları bulurdunuz yazdıklarında.Acaba biraz da öyle mi denesek?
...........................
Değerli Yeşilceli,
O da ayrıcalıklı vatandaş sitede de o yüzden olmalı; sadece yazım yanlışları, o da zar zor, geçiyordu sansürden.
Yoksa yazdıklarının içeriğini de eleştiriyordum ama bir türlü izin çıkmıyordu.
-----------------------
RUYA
25 Haziran 2012 18:35
'' Kemalizmi partiden sileceğiz '' diyen CHP Gençlikten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve yetmez ama evetçi liberal Mehmet Zeki Gündüz ;
Haberi sosyal ağlarda ortalarda...Kimdir bu adam ?
-------------------------
Yücel Yeşilceli
25 Haziran 2012 18:19
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 17:11
---------------
Değerli Çalıkuşu,
"Onca emek heba oldu gitti" sözü biliyorsunuz bu nedenle söylenmiştir.
Haklısınız,yazılarımızı bir beğendirebilsek,bir bilsek yayınlanma kriterlerini...
Anımsarsınız,yan sayfalarda yazan Toros Üniversitesi rektör yardımcısı vardı.Siz çok güzel imla hataları bulurdunuz yazdıklarında.Acaba biraz da öyle mi denesek?
Sanırım ana neden Gürsel Tekin muhalifi olmamızla ilişkili.
------------------------
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 17:11
Aşağıdaki yazıyı gönderdim.
Bugün yerden yere vurulan çizik atıcıcılar, dün savunulmuş.
Çizik yanlışsa dün de yanlış olmalı bugün de; doğru ise de o doğru değişmemeli.
Çizik atan dün doğru yaptıysa bugün de doğru yapmıştır; yanlışsa dün de yanlıştı.
Bu tutumun nitelemesini de size bırakıyorum.
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 16:49
Öncelikle şunun altını kalınca çizelim.
CHP Milletvekili listesi bazı eksikliklerine rağmen son 20 yılda çıkan en iyi liste durumundadır.
Listeye yönelik eleştirilerde dişe dokunur en küçük bir şey yok.
Listede yer almayan bazı isimler listede olmadıkları için feveran ediyor hepsi o kadar.
Ümit Özgümüş listeye kamuoyu düzeyinde büyük güç veriyor.
Bu açıkça ortada.
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin Özgümüş sadece CHP listesinin değil Adana'daki bütün listelerin en önemli isimlerinden birisidir.
Dişiyle tırnağıyla geldiği bu yer hem kendisine hemde CHP'ye oldukça yakışıyor.
Taş yerinde ağırdır.
Sanayi odası başkanıda olsa, patronda olsa,
Bir dev-genç'linin yeri sol kulvardır.
Özgümüş sadece kendisi değil aile olarakta bu noktaya taşınmalıydı.
Ve taşındı.
*****************************
Ancak benimde eleştirdiğim bir yanı var.
"Bazı isimleri ben çizdirdim" sözleri yanlış zamanda ve yanlış yerde söylendiği için amacını aşacak biçimde kullanıma açıldı.
Evet bu partide ve genelde siyasetin kalitesi yükseltilmelidir.
Bunun içinde listelerde kaliteye dikkat edilmelidir.
Bu yaklaşıma kimse karşı çıkmaz.
Ama liste feveranlarının ortasında çıkıp " listede sorunlu isimleri ben çizdirdim" diye konuşursanız listede yer almayan kim varsa üzerine alınır ve tepki koyar.
Özgümüş bu sözleri söylemek yerine sadece listenin doğruluğunu savunsaydı daha doğru yapmış olurdu.
Sanırım o'da muhtarlardan imza toplayıp aleyhinde kampanya açanlara olan kızgınlığının önüne geçemedi.
Ama yinede Ümit Özgümüş'e tepki koyan çevrelere bir çift sözüm var.
Özgümüş bir tek söz söyledi havalara zıpladınız.
Peki siz kapı kapı dolaşıp Özgümüş'ün onurunu hiçe sayarak aleyhinde kampanya yürüttüğünüzde Özgümüş'ün yerinde siz olsanız ne yapardınız.
Dişiyle tırnağıyla bu noktaya taşınmış onurlu bir insana bunları reva gören insanların "onları ben çizdirdim" lafına söyleyecekleri tek söz olmasa gerek!
Özgümüş haklıdır!
Sadece zamanlaması yanlıştır!
---------------------------
Kalender Er
25 Haziran 2012 14:18
En ufak bir eleştiriye hemen yanıt veren, Nedim SOYLU, aylardır kendisine yönelttiğim eleştiri ve sorulara yanıt vermemektedir.
İşte bu ''büyük''''solcu''ları iyi tanıyın, sol adını kullanan herkes solcu değil, bunlar ABD muhipleridir. Ahmet Arif'in şiirini yazınına aldı diye solculuk yapılmaz.
Adam açıkça AKP destekçisi, bu adamı Adana CHP üyeleri nasıl partiye sokarlar.
-----------------
Mehmed Adıgüzel
25 Haziran 2012 13:51
düzeltme
7 .soru - 7 ci soru olacaktı
Mehmed Adıgüzel
25 Haziran 2012 13:39
---------------------------
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 13:08
Yorumların silinmesinin istenmesini anlayamadım doğrusu, sayın Adıgüzel
***
Sayın Çalıkuşu
özellikle 7 soru çok ağır bir soru.Yasal bir sorumluluk olabilir mi diye düşündüm.Silinmediğine göre yok demek ki.Nedim Soyludan 7 soru ile ilgili cevap bekliyorum.
sayın Kalender er in sorularına cevap verilmediği sürece Nedim soylunun hiç bir yazısına yorum yapmayacağım.
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 13:08
Yorumların silinmesinin istenmesini anlayamadım doğrusu, sayın Adıgüzel.
-----------------------------
Yücel Yeşilceli
25 Haziran 2012 13:08
Değerli dostlar,
Nedim Soylu'nun sayfasını okumadığım için tartışmaları geç fark ettim.
Zamanınıza,emeğinize yazık değil mi sevgili dostlar?
Benim asıl şaşırdığım, ikici seferdir "sevgili Nedim Soylu" ve "sayın Nedim Soylu" gibi incelikli hitaplarla E.Uzun'un Nedim Soylu'ya tam destek olması!.. Kuşkusuz E.Uzun Nedim Soylu'ya destek olmak için benden izin alacak değil.Ancak,E.Uzun göre Nedim Soylu "sevgili Nedim Soylu"ise;ben "sevgili Yücel Yeşilceli"olmamam gerekir.Ya da tersi.
Bunları niye yazdım?
Kalender Er arkadaşımızın haklı ve doğru sorularına verilen yanıtlar ortada.Adı geçenin AKP'ye ve Ömer Çelik'e ilişkin övgü dolu sözlerinin mürekkebi daha kurumadı.Hadi onları da bırakalım,tarihe "Dönek Kautski" diye geçen birini sol'un teorisyenlerinden biri gibi sunmanın mantığı bellidir ve bu oportünist bir anlayıştır.
Lenin,özellikle Kautski,Troçki vb.merkezcilere karşı eleştirilere acımasızdı.Bu konuda şöyle diyordu:"Şu anda herkesten fazla Kautski'den nefret ediyor ve iğreniyorum.Oportünistlerin kötülüğü ortadadır.Oysa,başını Kautski'nin çektiği Alman merkezcileri kötülüklerini gizliyorlar,renklerini ustalıkla saklıyorlar,işçilerin gözünü boyuyor,kafasını ve bilincini bulandırıyorlar ve her şeyden fazla tehlikeli oluyorlar."(Yaşam öyküsü ve savaşımı)
Yukarıdaki açıklamalarım doğrultusunda,Nedim Soylu ile hiç bir politik benzerliğim olmadığı için,E.Uzun'un tıpkı Nedim Soylu'ya seslendiği gibi;"sevgili Yücel"diye bana seslenmesini kabul edilemez bulduğumu anımsatmak isterim.
CHP'de devrimci gençlik ve kadınlar
NEDİM SOYLU
ADANA - GAZETECİ
Bir dostumuz aradı..
CHP’nin en aktif isimlerinden biri..
“Abi hep CHP’nin sorun alanlarını tartışıyorsun. Son dönemde CHP gençliği olağanüstü bir hareketlilik içinde. Bunları neden yazmıyorsun?”,
Arkadaşım haklı!
Son dönemde müthiş bir devrimci gençlik dalgası yükseliyor.
78 Kuşağının devrimci çocukları
parti içinde kümelenen,
Düzenbazlara,
Üç kağıtçılara,
Çıkarcılara inat yönetime gelmek için olağanüstü çaba harcıyorlar..
Bu gençler “Üreten biziz yönetende biz olacağız!”
diye haykırırken
bir ellerinde Denizlerin
bir ellerinde CHE Guevara’ nın,
beyinlerinde ise dünyanın en büyük devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi var!
CHP’nin devrimci gençliği,
Her türlü gericiliğin boy verdiği
ülkenin giderek muhafazakarlaştığı bir ortamda “Devrimcilik alın yazımızdır!” diyerek müthiş bir gençlik hareketinin temellerini yeniden atıyorlar..
Bize unuttuğumuz şeyleri,
Ülke
ve
halk uğruna
çıkarsız
ve
karşılıksız dövüşmeyi yeniden hatırlatıyorlar!
*******************
Bu yazı geç kalınmış bir yazı.
Bu nedenle CHP’nin devrimci gençliğinden özür diliyorum!
Özür diliyorum çünkü korktum!
Korkum CHP’nin tepesine konuşlanan ve Kılıçdaroğlu’nu kuşatan çevrelerdendi!
Gürsel Tekin’i karşıladı diye gençliğe operasyon çekenlerin varlığında korkmadan yazmak çok zor.
Bir yanda emekçi halk için savaş vermeye çalışan devrimci bir gençlik
Diğer yanda her türlü operasyonun kol gezdiği bir siyaset iklimi!
Daha dün!
Kadınlar,
Yani bizim kadınlarımız.
Bir kongre günü bu bezirganlar tarafından toptan yok sayıldılar.,
Aynı kongrede CHP gençliği de yok sayıldı!
Şimdi mevcut düzene karşı var olma kavgası veriyorlar.
Bu parti bir adım ileri atacaksa devrimci gençlik ve devrimci kadınlar sayesinde atacaktır.
Başka yolu yok!
Tıpkı ulu ozan Ahmed Arif’in dediği gibi..!
Onlar bizim geleceğimiz..
Ve onlar bizim umudumuz!
“Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?”
-------------------
Ahmet Altınok
28 Haziran 2012 20:11
Sn.SOYLU,açıklamanızda: 1-"SİYASAL MÜCADELENİN Gn.Kur.Salonlarından brifingler aracılığıyla verilmesini ülke adına utanç verici buluyorum " diyorsunuz.GENEL ANLAMDA kabulleniyorum;ancak ASKERLER içerisinde de DEMOKRATİK DÜŞÜNCELERİ ve DEMOKRASİYİ "tasvip edenlerin" olabileceğini yok sayamayız. 2-"...mücadelede Ergenekon,Balyoz ve Silivriyi 'DEĞİL'..." derken;SİLİVRİ Kim yada Kimleri ANLATMAKTADIR? 3-İsimlerini sıraladığınız Siyasi Partilere "DÜŞMAN" Silivri Kim yada Kimlerdir? 4-"SİLİVRİDE...dost kuvvetler yatmıyor." derken;Soner YALÇIN,Yalçın KÜÇÜK,Doğu PERİNÇEK vb...leri DOSTMU-DÜŞMANMI olarak tanımlıyorsunuz? 5-"...AKP'nin doğru noktada durduğunu düşünüyorum." derken;ÜZÜCÜ ÖRNEK olan TUDEH ve Yöneticilerinin ve bizdeki "YETMEZ AMA EVET'çilerin yaptıkları "TARİHİ HATAYA" düşmüş OLABİLECEĞİNİZ ihtimalini hiç hesaba katıyormusunuz?... Belkide bunların her biri AYRI-AYRI konuşulup tartışılmalı.Öyle olmayınca Hükümet'in "icat ettiği" ERGENEKON ÇUVALI gibi herşey KARMAN-ÇORMAN oluyor.Anlayışınız için teşekkürler...Saygılarımla...
------------------------
Nedim Soylu
28 Haziran 2012 08:44
Sayın Altınok;
(Diğerleri üzerine alınmasın)
Ben geldiğimiz noktada siyasal mücadelenin alanlarda siyasi partiler aracılığıyla verilmesi gereğine inanıyorum.
Darbelerin bu ülkenin felaketi olduğunu düşünüyorum.
Siyasal mücadelenin Genel kurmay salonlarından brifingler aracılığıyla verilmesini bu ülke adına utanç verici buluyorum.
Mücadele CHP yada bir başka parti üzerinden verilmelidir.
Diyorlarki generaller ve subaylar muhalif oldukları için tutuklanıyor.
Bu general ve subaylar kim adına muhalefet yapıyor ve kim adına iktidar mücadelesi veriyor.
Bu arada bu operasyona bağlı olarak muhalif gazeteci ve aydınlarda iktidarın talebi doğrultusunda tutuklanmış olabilir.
Bunun mücadelesini verelim.
Ama mücadelede Ergenekon,Balyoz ve silivriyi değil CHP yada bbir başka partiyi öne çıkartalım.
CHP dışında bu İşçi Partisi olabilir,
ÖDP olabilir,
TKP olabilir,
EMEP olabilir.
Bu mücadelede aslolan bu parti ve sol hareketlerdir.
İnanın bana Silivrinin en nefret edip "düşman" kategorisine koyduğu bu parti ve hareketlerdir.
Silivride bu parti ve hareketler açısından dost kuvvetler yatmıyor.
TKP,
EMEP,
ÖDP
ve bilcümle sol ve devrimci harketler Ergenekoncular açısından "düşman" kategorisindedir.
Ben bu noktada AKP'nin doğru noktada durduğunu düşünüyorum.
Yoksa ülkede açlık,
yoksulluk
ve
gelir dağılımındaki adaletsizlik noktasında halkın karşısında durduklarını bende biliyorum.
Gidin orda ağlaşmaya devam edin demem bir mantıkla ilgilidir.
ORADAN FETVA VEREREK HALKI İKNA EDEMEYİZ.
Girelim CHP,
ÖDP,
EMEP,
TKP gibi partilere mücadele edelim.
Bu mücadele hem darbelere ve darbecilere karşı olsun,
hemde
AKP'ye karşı olsun.
Yani ikili bir mücadele verelim.
Bana göre çıkış burada.
Ben böyle düşünüyorum.
Saygılar sayın Altınok!
---------------------
Nedim Soylu
28 Haziran 2012 01:46
hayri yaman
26 Haziran 2012 11:58
Nedim Soylu'ya;
Yazmış olduğunuz bu yazıyı, bir kaç nokta hariç genel anlamıyla beğendim, doğru buldum.
*************
Demişsin..
Ötesi..
Ötesi üzerimden pirim yapma gayreti.
Önce Ecevit Fettullahçıydı tartışmasıyla başlayan saçmalığın bu noktaya kadar getirdi süreci.
İşçi partisine yönelik benim hiç bir tavrım yok senin kişisel hezeyanın yüzünden işçi partiside payını alıyor.
Benim yazılarımı kullanıyorsun.
İşçi partisini kullanıyorsun.
Kılıçdaroğlunu kullanıyorsun.
Üç kuruşluk çıkarın için her şeyi kullanıyorsun.
Binbir surat gibi ne biçim insansın sen ya.
Siz bayram yerindeki palyaçolar gibi bir süre siteye seyirci toplarsınız ama bir süre sonra bıkkınlık verirsiniz.
Ben üretiyorum.
Siz ise tüketiyorsunuz.
Hem eleştirecek bir şey bulamıyorsunuz hemde "ABD taraftarı,CIA aajanı,Fettullahçı" klasik saldırı araçlarınız.
"Yazdıkların doğru ama sen vatan hainisin!" diyorsun..
Aynı sıkıyönetim savcısı gibi konuşuyıorsun.
Geçmişte solcuyuz diye geçinen sizin gibilerin derin devlet ve kontrgerilla ile ilişkileri var diyorduk.
Ergenekon sürecinde o da doğrulandı.
Ajan provakatörsünüz derken boşuna demiyorum.
Dünde aynıydınız bu günde aynısınız.
T6ürkiye solu sizi çok iyi tanıyor.
Adam yazıyor..
"Geçmişte devrimcilik yaptığın için ABD'ye hizmet etmiş olmadın mı?"
Soruya bak!
Ve bu sefil burada Ergenekon adına sorguya katılıyor.
Bu adamın her tarafı döküntü.
Zibilsiniz derken kastettiğim bu.
Bu son nokta.
Ergenekonculara,
darbecilere,
işkencecilere,
verilecek hesabım yok!
Bir daha yazıyorum ve ötesine geçiyorum!
Tayyip Erdoğan sizden çok daha namuslu ve dürüst!
Siz kontranın kullanım elemanlarısınız o siyasi rakibimiz!
Farkınız bu!
--------------------
Ozanisius
28 Haziran 2012 01:14
Sayın Soylu
Bu be kibir?Bu ne burnu büyüklük?Siz ne dediğinizi zannediyorsunuz.İnsanlar tenezzül edip yazınıza yorum yazmıyorlar diye topu topu 3 kişisiniz diyemezsiniz. Zaten CHP'li de değilmişsiniz.CHP'yi CHP'lilere bırakın. Sözde solcu geçinenler hepiniz aynısınız.İşinize gelince demokrasi,fikir özgürlüğü,insanlar fikrini söyleyince 3 kişisiniz diye küçümsemek.Siz kaç kişisiniz?Sizin gibi düşünen tabela partilieri ne kadar oy alabiliyor?Bu parti bizim.Bu partinin ilkeleri,geçmişi,mirası da belli.Sizin gibilerle polemiğe girmeye tenezzül etmeyen sessiz milyonları unutuyorsunuz.Gün gelir sizin gibilerin desteklediği bu sözde solcular da gider.Ama biz hep burada kalırız.Biz devrimciliği de solculuğu da Atatürk'ten öğrendik.Dünyanın tüm ezilen uluslarının solcu önderleri gibi Atatürk de milliyetçidir.Onu örnek alan bizler de milliyetçiyiz.Bize faşist diyenler ise her türlü faşizmi uygulayan AKP'yi desteklemekte bir sakınca görmüyor.Hepiniz aynısınız.Sadece laf kalabalığı.Benim babam öğretmen ve yıllarca sendikacılık yaptı.O yüzden sendikal hareketlerden de haberim oldu.Sizin gibi adamlar yüzünden 250 bin üyeli,Türkiye'nin en büyük sendikası Eğitim-Sen'in üye sayısı 100 bini bulmuyor.Hiiiiç AKP vs diye kıvırmayın.Ana suçlu sizin gibilerdir.2000 yılında 250 bin üyesi var Eğitim-Sen'in.6 ay sonra 2001'de AKP daha yokken 160 bine düştü.Benim babam ise taa 99'da bırakmıştı. Bunlardan yol olmaz diye.Dün Türkiye sendikal hareketini batırdınız.Bugün CHP'ye gelmiş CHP'yi batırıyorsunuz. Elbet sizin gibilerin desteklediği bu Y-CHP yönetimi de gider.O zaman nerelere gideceksiniz çok merak etmekteyim.
------------------------
Çalıkuşu
28 Haziran 2012 00:39
Yazının tamamının kimsenin ilgilendireceği yok, senin Fetullah ve laiklik ile ilgili sözlerin varken. Kaldı ki yazının tamamı, bir tarafta eksik yayınlanmayı da açıklamıyor.
"Yeni bir laiklik algısı" / N.S.
Türkçesi "laikliğe yeni tanım".
Kim istiyor laikliğin yeniden tanımlanmasını başka? Kim istemiyor ki!?
TESEV de istiyor, TÜSİAD da.
MÜSİAD da istiyor ÖNDER (başbakanın da üye olduğu imam hatip derneği) de.
Çandar da istiyor laikliğe yeni tanım, Türköne de.
Arınç da laiklik yeniden tanımlansın diyor, Ahmet Tan da Metiner de.
Tarikatlar açılsın diyen Bülent Kuşoğlu da... Altı okla zoru olan Binnaz Toprak da...
Bilgi üniversitesi de, "Biz öyle demokratız ki Atatürk bile eleştirilir" diyerek öğrenci avına çıkan Sabancı üniversitesi de... (Üniversite demek, biraz genelleme oldu ama)
Fuller vs. onları hiç saymıyorum.
Sen bunların hepsisin Soylu gazeteci, dolayısı ile çok ama çok büyüksün!
Bülent Kuşoğlu dedim de aklıma geldi.
Erdoğan Toprak, Aydın Ayaydın... Bunlara düşmansın da Bülent Kuşoğlu ya da Teacher'in hayranı Faik Tunay mesela neden hiç diline dolanmaz? Operasyona karışmadıkları için mi? Yoksa Bülent Kuşoğlu ya da Faik Tunay solcu mu?
Öyle, emek demekle, sol demekle, halk demekle, kısaca salt sloganla solculuk olmaz.
Emek diyorsun, diyorsun ama ne Tekel eylemi var, ne maden göcükleri yazılarında.
Bol bol işkence sözleri ve ajitasyon ile sözde darbe karşıtı olduğunu gösteriyorsun ama, burnunun dibindeki Pozantı'dan haberin yok.
Teorileri buraya aktarmak herkesin yapabileceği iştir.
Teorinin pratiği olmazsa bir işe yaramaz. (Kulakları çınlasın, sevgili Sanal Yorumcu'nun.)
Bir tarafta durun demişsin de hangi tarafta duracağımızı söylemeden, nasıl emirlerine uyabiliriz? Hangi tarafta durayım, efendim?
E.Uzun'a dediğimi sana da diyeyim: Sizin gibiler sola hiçbir şey katamaz.
Git, git, Ömer Çelik'in Adana'da bir şeyler olması gerek. Hız ver çalışmalara!
Silivridekiler'e gelince: Sende olmayan muhaliflik (solun özünde muhaliflik var, değil mi?) onlarda olduğu için orada onlar.
Ahmet Altınok
28 Haziran 2012 00:09
Sn.Nedim SOYLU "SİZ SİLİVRİ ÖNÜNDE AĞLAŞMAYA DEVAM EDİN" derken;ÇOK ESNEK ve kısmende AŞAĞILAYICI bir "GÖNDERMEDE" bulunmuşsunuz.SÖYLERMİSİNİZ, S İ L İ V R İ D E tutuklu bulunan Gazeteci,Rektör,Akademisyen,Milletvekillerini,Komutanları "...CEZALANDIRILMALARI GEREKİRDİ..." diyemi düşünerek bu GÖNDERMEYİ yaptınız? Saygılarımla...
-------------------------
Acıların Avukatı
27 Haziran 2012 23:58
Bu site sayesinde epey tanındı bu üçlü. Çalıkuşuyla Yücel Yeşilcelinin reklam için yaptığına inanmıyorum onların kendilerine ait düşüncelerinin ve inançlarının olduğunu düşünüyorum kısacası bu tartışmaları gönülden gelerek yapıyorlar. Ancak Yaman avukat öyle değil, onun aklı fikri reklamdır. Birgün Marksist Silivrili olur diğer gün ADD li bir millici, başka bir gün İP düşüncesinde CHP'li, daha başka bir gün Kılıçdaroğlu Perinçek sentezi acıların avukatı...
------------------------
Yücel Yeşilceli
27 Haziran 2012 22:45
Değerli Çalıkuşu,
Gündüzleri Gerçek Gündem'de yorum yayınlatmam artık mucize gibi bir şey.
Saygıdeğer(!)Soylu'nun tam dişine,duruşuna,solculuğuna(!) göre bir yanıt verdim,yayınlatamadım.İşin kötü tarafı,iyi yorumlarımı(!) hep yazı altına yapıyor olmam.
Neyse ki,sayın Hayri Yaman'ın beni asla aratmayacak içerikteki anlayana anladığı dilden yanıtları umarım birilerine yeterli olmuştur.
Değerli Çalıkuşu,zorunlu olmadıkça "soylu gazeteci"nin yazılarına yorum yapıp, zaman harcamamak en doğrusu diye düşünmekteyim.
Diğer sayfalarda yorumlarıma devam ediyorum.
--------------------
Nedim Soylu
27 Haziran 2012 19:55
Topu topu 3 kişisiniz:
Sizi muhatap aldığım yeter artık.
Sizinle işim bitti.
Bir tarafta durun.
Yeniden asıl işime solun iktidarı için çalışmaya döneyim..
Siz Silivri önünden ağlaşmaya devam edin.
----------------------
Nedim Soylu
27 Haziran 2012 18:54
Yazılarımın tamamının yayınlanması gerekirken cımbızlama yöntemiyle bir bölümü alınıyor ve ateş ediliyor.Ben yazdıklarımın tümünün arkasındayım.
örneğin bir yazım bütünüyle yayınlanmadan içinden cımbızlanarak alıntı yapılmış.Çok uzun bir değerlendirme içeren yazımın sadece bir bölümünü bile alıntı yaparken namuslu bir kafayla taşınsa okur daha doğru anlar.Ama amaç bu değilde saldırı olunca her şpey mübah oluyor.
Ne demişim bakın.!
**********
Fettullah Hoca, Cemaatler ve CHP.!
"........Bu dar laikçi pozisyonunu aşmak için CHP önlem olarak ilk aşamada Fettullah Hoca’ya yöneldi.
Fettullah Hocanın desteği alınınca toplumdaki “din düşmanı CHP” algısının silineceğini düşündüler!
Bu yönelimde Fettullah Hoca ve cemaatin demokrasiye ılımlı yaklaşımının etkisi büyük oldu.
Ama bu sorun cemaatlerle koalisyona girişerek çözülecek noktada durmuyor.
Bu inanca saygılı bir laiklik anlayışının kabul edilip içselleştirilmesiyle ilgili bir durumdur.
Fettullah Hocanın temsil ettiği inanca saygı göstermeden hocanın kendisini CHP’nin başına koysanız ne yazar!
Aslolan halkın ve insanların inancına saygıdır.
Gürsel Tekin tesettüre saygı gösterince kıyamet kopartılan bir yapının sorunu kendisiyledir.
Daha kötüsünü söyleyelim!
Gürsel Tekin’e inanç alanında tepki gösteriliyor!
Kılıçdaroğlu “Ben Dersimliyim ve alevi olmakla gurur duyuyorum” diye açıklama yapınca kimse tepki göstermiyor.
CHP önce kendi içinde bu hesaplaşmayı tamamlayıp yeni bir laiklik algısı üzerinden politika üretmelidir.
Bu politikanın temeli halkın inançlarına saygı üzerine oturmalıdır.
Halkın inançları yok edilmesi gereken bir tehlike olarak kabul edilmemeli saygı alanında işlem görmelidir.
İşte o zaman amaç hasıl olur!
Yoksa Ak Parti içindeki çelişki ve çatışmalardan CHP iktidarı çıkmaz.
İktidar halkın düzenle ilişki ve çatışması üzerinden yükselir.
CHP inanç sorgulamasını bırakıp düzen sorgulamasına geçmeden bırakın iktidarı yaşamını sürdürmesi bile hayaldir!"
*************
Yazının bir bölümü bu.
Bütünü ise daha derin bir değerlendirmeyi içeriyor..
http://www.adanahabergazetesi.com.tr/makale.php?id=1840
--------------------------
Çalıkuşu
27 Haziran 2012 16:49
Değerli Yeşilceli,
Editöre kızmakta haklısınız ama bunun bir yararı yok kanımca.
Bence tekrar yazmayı deneyin lütfen.
------------------
Çalıkuşu
27 Haziran 2012 16:34
Sayın Olgun Ardan teşekkür ederim.
Soylu’nun bir cümlesinden hareketle bir saptamada bulunmuş sayın Ardan.
"ABD sivil iktidarlarla yürümek zorunda olduğu için darbeci çocuklarını tasfiye diyor." diyerek AKP-ABD yol arkadaşlığını olumluyoruz ...
Saptama kesinlikle yanlış değil.
Yine Soylu'nun kendi sözünü tanık olarak göstereyim.
Sitede de var olan bir yazısında "İçi boş bir Amerikan düşmanlığı bizi ülkemizde yaşanan sorunlardan kopartıp..." (30 Mar 2012) diyor.
Benim düşünce biçimimin temelinde Atatürkçü düşünce var.
"Tam bağımsızlık benim karakterimdir." diyen Atatürk ile, dünyanın efendiliğine soyunan ABD'nin emperyalist tutumu ile Soylu'nun "içi boş Amerikan düşmanlığı" sözünü, ben bir türlü bağdaştıramadım.
Devrim, sol sözcüklerini ağzına sakız yapıp sonra da "içi boş Amerikan düşmanlığı" demek, solculuksa, bunlardan çok var her yerde, hem de her yerde.
***
"Niye CHPli olmadığını vurgulamak zorunluluğu duyar?" sorusuna yanıtı da ben yazmadan Hayri Yaman vermiş. "... çünkü CHP'li olursan, olur ya AKP den ikbal beklentin sona erer."
Bu beklenti nasıl bir şeydir bilemem ama sorumlu yazar çizer kesimin "korkuyorum ama yine yazıyorum" dediği bir dönemdeyiz.
Hayri Yaman'ı doğrulayan örnek de kendisinden, biraz farklı ama kendisinden.
Aşağıda Fetullah ile ilgili sözlerinin olduğu yazısını Soylu iki ayrı sitede yayınlamış. Ama sitenin birindeki yazıda Fetullah ile ilgili bölüm varken diğerinde yok; üstelik başlıkta Fetullah varken...
Fethullah Hoca, Cemaatler ve CHP!/ Adanakulis (Fetullahsız Fetullah yazısı)
Fettullah Hoca, Cemaatler ve CHP/ Adanahabergazetesi
(Fetullah iki yazıda ayrı biçimde yazılmış; yazıda standart yok!)
Yani nabza göre şerbet!!!
Yazdığı yazının tümüne sahip çıkamayan bir gazeteci yazar!
Doğurduğu çocuğun bir kolunun kesilmesini isteyenlerin isteğini yerine getiren annenin durumu gibi durumu.
Daha da beteri var: Sitede altına imzasını atmadığı yazısı var.
"Kılıçdaroğlu ve sol" (29 Şubat 2012)
Bir kişi yazdığı yazıya hangi nedenlerle sahip çıkmaz onu bilmiyorum ama besbelli ki yazdıklarının bu sitede kendisine ait olduğunun bilinmesini istemiyor.
Doğurduğu çocuğu sokağa bırakan anne gibi yani.)
Yazılarında güncel hiçbir sorun yok, AKP'ye bir eleştiri yok. Ne 4 4 4 umurunda, ne Ağar’ın özel hapishanesi, ne diyanet ne demiş, ne sınav yolsuzlukları, ne ekonomi ne de sizin aklınıza gelen bir konu... Hiçbiri bu gazeteciyi! ilgilendirmiyor. CHP’nin operasyonları (tabi içinde Tekin olmayanlar sadece) ve AKP ve Ömer Çelik’e hayranlık.
"Sivil darbe" zaten bizim uydurmamız; AKP sadece ve sadece muhafazakar demokrat!!!
Budur "sevgili Nedim Soylu"
---------------------------
hayri yaman
27 Haziran 2012 13:29
İşin gücün, kıvırmak, yavuz hırsız misali yapıyorsun, söylenenlere yanıt veremiyorsun, kemlime adarağacığındaki bir kaç kırıntıyı kusup duruyorsun. Seviyesizlik had safhada. Klasik dönek tarzı bu olsa gerek.
Küçük kalıyormuşum, haha gazeteciliğin ne olduğunu bilmeyen, omuuzna çanta ve kamera alıp kendisini gazeteci sanan, ona buna yaranmak için binbir takla atan, birgün Kılıçdaroğlu'na övgüler yağdıran, diyer gün Toprak'a başka bir gün Tekin'e sarılıp diğerlerine saldıran, senin hezeyanların nedeni ilemi dağılacam:))) Tam bir komedi eserisin.
Ben 2004 yılından beri CHP üyesiyim, yani senin gibi rüzgara kapılıp CHP'li olmadım. Gerçi sen CHP'li değilim diyorsun, çünkü CHP'li olursan, olur ya AKP den ikbal beklentin sona erer. Çalıkuşu arkadaş yazdıklarına çok güzel örnekler vermiş, sen sol değil solculuğu ticari kazanç kapısı haline getirmiş, sözde, (soylu) bir gazetecisin:))) Senin gibi gazeteciler bölgemizde de çok:))) önce ne olduğuna karar ver, senin haddinemi CHP'yi dizayn etmek, düzenlemek. Sen özgürlükçü AKP'ne destek ver, Maraş katliamının sorumları ile halvet olmaya devam et, yaraşır sana. İnsan bir kez dönekleşmesin, kişisel menfaat ve ikbal için kılıktan kılığa girer, bu örneği bu sitede sergilediğin için sana minnetarız soylu gazeteci.:)))
-------------------------
Nedim Soylu
27 Haziran 2012 12:23
Farklı isimlerle yazıyor yada yazdırıyormuşum:)
Komedi ya.
Siz küçük kalıyorsunuz.
Benim başkasına ihtiyacım yok.
Dağıldın sen Hayri Yaman.
Bir daha toparlanamazsın artık..
Kılıçdaroğlu şakşakçılığıyla İşçi Parti savunuculuğu arasında gidip geliyorsun.
Muhtemel Kılıçdaroğlundan beklentin var.
Çünkü Kılıçdaroğlu şakşakçılığının ideolojik politik gerekçesi yok.
Hiç bir işçi partili Kılıçdaroğlunu senin kadar sahiplenip savunmaz.
Kişisel çıkarın için sen çoktan Kılıçdaroğluna yatmışsın..
CHP son dönemlerde senin gibi kimliği yamulmuş insanlarla doldu.
Kurultay bu bozukluğu düzeltecektir umarım.
----------------------------
hayri yaman
27 Haziran 2012 11:19
Ben ''soylu'' gazeteciye yanıt verince, birden bire farklı rumuzlar ile yazanlar çoğaldı, Soylu ''KAŞ'' yapayım derken göz çıkarıyor, bana edeceği hakaretleri kendi ağızından yapamayınca, başkasının ağzı ile yapıyor,yaptırıyor.
Bu zavallıların konumuna bakın, Olgun bey, soylu yazarın CHP'li olmadığını itiraf etmesinin önemine değinmiş, ama okuduklaırnı anlayamayan soylu gazeteci, ne demek CHP üyesi olmayan CHP hakkında yazamaz mı demiş, bu arada benim CHP hakkında yazamayacağım öne sürülmüş, yani CHP üyesi olmayan soylu gazeteci CHP de kimin il başkanı, kimin ilçe başkanı olmasına karar verecek ama CHP liler konuşamayacak, tam bir komedi.
Soylu gazeteci okadar bilgiliki, bir partide programın, parti isminin nasıl değişeceğini bilmiyor, CHP, YCHP oldu diyor.
Bundanda sanki rahatsızmış gibi davranıyor, halbuki soylu gazetecinin istediği de CHP'nin QUASİ AKP olmasıdır. Yani AKP gibi emperyalizmin maşası, taşeronu olan, ABD ve AB'nin tüm dayatmalarını kabul eden, gönüllü taşeronluk yapan bir CHP olur ise, soylu gazeteci bunu solculuk olarak görecektir.
Soylu gazeteci, ABD ve AKP'nin dümen suyuna girmiş, ama bunu sol kisve ile gizlemeye çalışmaktadır. Turnosol kağıdı işlevi gören en önemli gösterge ERGENEKON dur. Kim ki, ergenekon olayında ABD-AKP çizgisinde ise, bilinki o kişi kendisine hangi sıfat takarsa taksın, solcu-sosyalist değil, o maskeyi kullanan 5.kol faliyeti yürüten bir sahtekardır.
Sol olan, emperyalizmin operasyonunun karşısında yer alır, emperyalizme taşeronluk yapmaz. emperyalizmin gönüllü dalkavuğu olmaz.
Dikkat edilmesi gerekir, emperyalizm yapmış olduğu tüm işgallerde DEMOKRASİ söylemi arkasına sığınmaktadır. Emperyalizmin demokrasi kavramı ile soylunun demokrasi anlayışı örtüşmektedir. AKP'yi özgürlükçü demokrat olarak görüp, CHP de AKP gibi cesur olmalı çağrısı yaptığına göre, soylu gazeteciye göre, AKP demokrasinin savunucusudur. İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Kemal Alemdaroğlu, Yalçın Küçük, Türkan Saylan, Erol Manisalı, Soner Yalçın, Doğu Perinçek, Doğan Yurdakul, Ahmet Şık ise demokrasi düşmanıdırlar. İşte soylu'nun soylu solculuğu budur. Yani soylu gazetecisi ABD solcusudur. Bu bağlamda Kalender Er adlı yorumcunun soruları ve açıklamaları da doğrulanmıştır. Muhsin Yazıcıoğlu hayranlığı da bu bağlamda ele alınmalıdır.
İşçi Partisi meselesine gelince, İşçi Partisi hataları eksikleri olan bir partidir, ancak yurtsever bir partidir, Sizler gibi AKP ve ABD ile yol arkadaşlığı yapacağıma İşçi Partisi gibi onurlu duruş sergileyen bir parti ile anılmak benim için şereftir. Bundan gocunmam. İşçi Partisi biz Atatürkçülerin düşmanı karşıtı değil, dost kuvvettir.
-----------------------------
Olgun ARDAN
27 Haziran 2012 01:02
Teşekkürler Sn.Çalıkuşu meseleyi özetlemişsiniz. Sn.Yazar'ın bunları önceden yazdıklarını bilmiyordum bilseydim daha farklı değerlendirirdim. Aşağıda bazı isimler (vurgu yapısı itibarı ile muhtemelen aynı kişi) okuduğunu anlamama konusunda ne güzel açık vermişler açıkçası. söylenen "Sn Yazar'ın bunca tartışmadan sonra CHP'li olmadığını itiraf etmesi önemlidir dolayısı ile CHP hakkında yazdığı her yazının bir değeride yoktur. CHP hakkında kelam eden insanın ATATÜRK'çü düşünce sistematiğini kavramış olması ve özümsemesi gerekir." tümcesi onun neden bunca tartışmadan sonra CHP'li olmadığını söylemeye itiraf etmeye ihtiyaç duymasına yöneliktir, nedeni ne ola ki? bir gazeteci için buna gerek varmıdır? yoksa parti hakkında yazamaz demek değildir. Altan kardeşlerde F tipi yapı ve AKP destekçisi diğer liberallerde her zaman CHP hakkında yazı yazıyorlar ama biz onların bu sistematikten yoksun olduklarını bildiğimiz için dikkate almıyoruz adam yerine bile koymuyoruz. Bu sitenin yapısı gereği yazarların söyledikleri bizim için önemlidir dolayısı ile Sn.Yazar'ın bundan alınmaması eleştirilere hakaret olmadığı sürece katlanması varsa bir fikri yanıtı onu söylemesinden daha doğal ne olabilir ki? ama sıkışınca ben CHP'li değilim demek kolaycılığı bu eleştirilerden kaçmaktan başka bir şey değildir...
-------------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 23:20
21.13, 22.25, 22.38'de Soylu'nun kendi yazdıklarını gönderdim.
Bir insanı en iyi kendi sözleri tanıtır.
***
1. Soylu gazeteci, Hayri Yaman'a verdiği yanıtta, YCHP'nin şu andaki durumunu "durum bozukluğu" olarak nitelemektedir.
Oysa aynı Soylu, hemen seçim öncesinde, YCHP'den memnundur. YCHP seçime, Soylu gazetecinin bugün yakındığı adaylarla girmiştir.
Hızını alamayıp, YCHP'ye "siyasal birliğin temsilcisi" "AK Parti"yi örnek olarak göstermektedir.
Tabi, o, bu yazıları yazarken, Kılıçdaroğlu ve Tekin yol arkadaşıdır henüz.
***
2. Önümüzde yerel seçimler var.
Adanalı CHPliler boşuna umutlanmasın, galip şimdiden belli: "Aydınlık ses" Ömer Çelik.
CHP'ye solculuk dersi veren ve CHP'nin (ve solun) iktidarını isteyen Soylu gazeteci şimdiden (mayısta) gönlünün Şehr-i eminini açıklamıştır.
Yaşar Kemal, Orhan Kemalli bir sol girişle de solculuğunu göstermiştir.
Bu durumun Erdal Eren için ağlayan başbakanla benzerliğine şaşırmayın. Başbakan övgülerden nasibini alıyor zaten.
***
3. Laikçi pozisyon,
Din düşmanı CHP algısı,
Fetullah ve cemaatin demokrasiye ılımlı yaklaşımı,
Fetullah hocanın temsil ettiği inanç ...
Bu sözler Kekeç ya da benzer birine ait değil. Soylu gazetecinin sözleri.
Biz demokrasiyi sadece demokrasi diye biliyoruz ama, demokrasiye de ılımlı yaklaşım varmış. Bunun demokrasiye gerçekten inanmak ile nasıl bağdaşabileceğini ben bilmiyorum doğrusu.
Ama CHP'ye verilen akla göre Fetullah'ın inancını (Bu inancın adı ne ola acaba?) CHP kabul etmeli.
Ne demişti Muhammet Çakmak? "Fetullah bilge ve fenomendir."
Sol diye yırtınan bu Soylu gazeteci de benzer şeyi söylüyor.
Budur Nedim Soylu ve solculuğu!!!
--------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 22:38
Bu dar laikçi pozisyonunu aşmak için CHP önlem olarak ilk aşamada Fettullah Hoca’ya yöneldi.
Fettullah Hocanın desteği alınınca toplumdaki “din düşmanı CHP” algısının silineceğini düşündüler!
Bu yönelimde Fettullah Hoca ve cemaatin demokrasiye ılımlı yaklaşımının etkisi büyük oldu.
Ama bu sorun cemaatlerle koalisyona girişerek çözülecek noktada durmuyor.
Bu inanca saygılı bir laiklik anlayışının kabul edilip içselleştirilmesiyle ilgili bir durumdur.
Fettullah Hocanın temsil ettiği inanca saygı göstermeden hocanın kendisini CHP’nin başına koysanız ne yazar!
Aslolan halkın ve insanların inancına saygıdır.
------------------------
14.12.2011
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 22:25
Burası Adana!
...
Bu kent Orhan Kemal’in “Bereketli Toprakları”
Yaşar Kemal’in “İnce Memed” i
Yılmaz Güney’in “Umut” u ,
Abidin Dino’nun çizdiği “mutluluğun resmi” oldu!
Yeryüzünde bu isimleri ve bu resmi tanımayan ülke kalmadı!
...
Bu kentin öncelikle namuslu insanlara ihtiyacı var.
Biz bu kenti teslim edecek siyasetçi değil,
Biz bu görkemli ve muhteşem kenti teslim edecek “Şehrül-emin” bulmalıyız!
Şehrül-emin!
...
Bu hırıltıları bu kentin namuslu insanlarının aydınlık sesi bastırmak zorundadır.
Bu kent Ömer Çeliklere sahip çıkmak zorundadır.
Ömer Çelik bu kentin aradığı “Şehrül-Emin” olabilir!
Olmalıdır!
Olmuyorsa da bu kente bir “Şehrül-emin” işaret etmelidir.
Vakti zamanı geliyor!
07.05.2012
---------------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 21:13
Yeni CHP eskisinin tasfiye etmeye çalıştığı sol politikaları projeye dönüştürerek büyümesini sürdürüyor.
02.06.2011
Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin yol arkadaşlarını seçerken ana gövdeye,
Parayı ve kişisel çıkarı değil,
Onuru,
Namusu,
Ve dürüstlüğü yerleştirmişlerdir.
Yeni CHP parası kadar konuşanların ve koşturanların değil bu mücadelede onuruyla ayakta kalanların partisidir.
30.05.2011
Bu gün Ak Parti bu ülkenin” tek Türkiye” partisidir.
Bu ülkenin her coğrafyasında örgütlü olan ve bütün coğrafyadan destek ve oy alan tek partidir.
Verili koşullarda Ak Parti bu ülkenin siyasal birliğini temsil eden tek siyasal organizasyondur.
CHP kendisini bu noktaya taşımak zorundadır.
...
Bu ülkede bir bölünmenin önüne geçilecekse haklar ve özgürlükler üzerine oturan bir anayasa ve bu anayasanın işaret edeceği siyasal bir çerçeve ön koşuldur.
Bu gün bu ön koşulun gereğini gören ve ona göre yapılanan tek parti Ak Partidir.
Yeni CHP büyük sancılarla bu değişimi anlamaya ve gereğini yerine getirmeye çabalıyor.
Bundan vazgeçmemelidir.
23.05.2011
--------------------
Latif Genç
26 Haziran 2012 19:08
Hiç kimse bir gazeteciye önce partiye üye ol sonra söz hakkın olsun sonra bu partiyi yazabilirsin diyemez. Bu safazanlıktır işgüzarlıktır ne yazıkki CHP de bol miktarda bulunmaya başladılar.
-------------------
Murat Kaş
26 Haziran 2012 18:46
Sayın Nedim Soylu, seni kendine rakip gören biri var ya, heh işte o, o tartıştığın adama çok dikkat et. Bukalemun gibidir. Binbir surat olur kırktane isimle sana cevap yazar haberin olsun...
-----------------------
Murat Kaş
26 Haziran 2012 18:43
Olgun ARDAN'a...
Saçmalama be kardeşim olurmu öyle şey. Nedim Soylu Gazetecidir hiç bir partiye üye olmadan her parti hakkında, her belediye hakkında, topluma mal olan her kişi hakkında yazabilir. Ancak Hayri Yaman yazamaz çünkü o gazeteci değil, partililiğini öne çıkartan bir duruştadır (aslında CHP liden çok İP liye benziyor ya)
--------------------------
Olgun ARDAN
26 Haziran 2012 18:09
Sn Yazar'ın bunca tartışmadan sonra CHP'li olmadığını itiraf etmesi önemlidir dolayısı ile CHP hakkında yazdığı her yazının bir değeride yoktur. CHP hakkında kelam eden insanın ATATÜRK'çü düşünce sistematiğini kavramış olması ve özümsemesi gerekir. Bu özümsemeden yoksun olanlar ancak "Darbecilere karşı sivil hükümetlerden yana tavır alırım. Bana hiç kimse sivil hükümete karşı darbeyi destekletemez." kolaycılığında popilist laflar söyleyebilir. Önemli olan bunun içeriğinin doldurulmasıdır, darbenin askeri yada sivil olmasının bir önemi yoktur her durumda darbeler faşist baskılarla halkı yosullaştırır, ülkenin sosyal ve eğitim alanında telefisi zor koşullarla karşı karşıya kalmasını sağlar, milli ekonomisini dışa bağımlı bırakacak ortamlar yaratır ve nihayetinde toplumsal ve siyasi yapısını medya üzerinden kontrol eder yani her durumda yukarıdaki sonuçları doğurur. Bu sonuçların 12 Eylül askeri faşist darbesi ile yaşanmadığını mı kim söyleyebilir? Peki son on yılda bunların 3 Kasım sivil AKP darbesi ile tekrarlanmadığını kim söyleyebilir? Herşey açık değilmi de hala şu darbe iyi bu darbe iyi değil diyebiliyoruz. Arkasından da ne büyük çelişkidir ki "ABD sivil iktidarlarla yürümek zorunda olduğu için darbeci çocuklarını tasfiye diyor." diyerek AKP-ABD yol arkadaşlığını olumluyoruz ama bu sivil darbeyi içerik olarak itiraf ederken söylem olarak bundan kaçınıyoruz. Bunları belirttikten sonra bu Yazar arkadaş hakkında fazlasını yazmaya gerek kalıyor mu?
---------------------
Gürcü
26 Haziran 2012 17:51
Bir akıllı ile bir akılsızın tartışmasına ne denilir?
---------------
Nedim Soylu
26 Haziran 2012 17:06
Partiler programı ile, tüzüğü ile, politikaları ile bir bütündür, kişilerin değişmesi, partinin idelojik hattına helal getirmez.
*****
Bırak politikaları ve ideolojik hattını partinin adını değiştirdiler sen hala ahkam kesiyorsun ve saçma sapan hakaretlerle bir halt yaptığını sanıyorsun.
Ya Kılıçdaroğlu ve partinin üst yapısına el koyanlar yalan söylüyor ya da sen içinden geldiğin yapı karşısında iki arada bir derede çırpınıp duruyorsun:
YCHP olmuş parti sen hala kendini haklı çıkarmak ve durum bozukluğunu gizlemek için yok öyle bir şey diyorsun.
Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık.
Parti disiplini imiş.
Geç bunları.
Hem Kılıçdaroğluna yağdanlık olacaksın ondsan sonra CHP ve ulusal politikalardan bahsedeceksin.
Kişiler partiyi değiştiremezmiş.
Değişti bile.
Baykal operasyon yediğinde CHP YCHP olmak üzere çoktan yola çıktı ve kaptanıda Kılıçdaroğludur.
İnsanlar senin bu yazdıklarına inanacak kadar aptalmı.
Bana İşçi partili gibi cevap veriyorsun Kılıçdaroğlu söz konusu olunca dağılıyorsun.
Sizlemi uğraşacağım ya.
Önce kendi içinizde tutarlı olun.
Benim CHP'ye ilgim sol ve sosyal demokrat bir noktada durmasındandır.
Ve sol bu ülkede iktidar olmalıdır.
Bu açıdan bakınca ben senden CHP'ye daha yakın duruyorum.
-------------------------
hayri yaman
26 Haziran 2012 16:05
Nedim Soylu'ya
Benim sn Kılıçdaroğlu'na tavır alıp almam ile bu tartışma arasında herhangi bir bağ yoktur. Ben eleştirilerim var ise bunu partimi yıpratacak ise uluorta yapmam, partimin yetkili kurullarına yaparım. Buralarada daha çok yapıcı ve genel politik hat üzerine görüşlerimi dillendirir, bunu yaparkende partimin zarar görmemesi için azami gayret sarfederim. Görüşlerine en karşıt olduğum yoldaşımıda hedefe koymam. Çete diye suçlamam.
Partiler programı ile, tüzüğü ile, politikaları ile bir bütündür, kişilerin değişmesi, partinin idelojik hattına helal getirmez. Bizler kişilere endeksli siyaset yapmıyoruz. Aksini yapsaydık, sizin gibi, bir gün büyük devrimci, lider dediğimize ikinci gün sizin yaptığınız gibi tukaka ilan ederdik. Kişiler hata yapabilir, bu onların yok edilmesini gerektirmez. Var ise bu tarz hata yapanları parti disiplinine bağlı biri o hatanın düzelmesi için dostça uyarılar yapar.Yapılmaktadırda.
Bir taraftan CHP'li değilim diyorsunuz, diğer yandan AKP'ye övgüler düzmektesiniz, CHP'ninde AKP gibi olmasını istemektesiniz.
Ne gariptirki, ABD ve AB'nin emrine girmiş, AKP'yi özgürlükçü görenler, sanki CHP'yi çok seviyorlar gibi, CHP'ye nasihat etmekte, CHP'yi dizayn etmeye çalışmaktadırlar. CHP'nin ABD ve AB muhiplerinden öğreneceği hiçbirşey yoktur. Bizim tarihimiz, emperyalizmin muhipliğini yapmış, sözde solcu, liberal, gerici güçler ile mücadele tarihidirde. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk'ü rehber edinen, önderliğini kabul eden anlayışın mensuplarıyız. Emperyalizmin ülkemizi dizayn etme, sömğrgeleştirme ve bölme planlarına karşı herzaman uyanık olduk, olmayada devam edeceğiz.
''sol ve solculuk'' kavramları kimseyi aldatmasın, emperyalizme maşalık yaparak kimse solcu olmaz, emperyalizmin maşası AKP'yi kısmen yada tamamen savunmak solculuk değil, muhiplik görevinin bir sonucudur. Bizler kendisine sol kisve takarak, ABD elçiliğinde CİA yetkilileri ile gizli görüşme yapanlarıda çok iyi biliyoruz, AB ve ABD fonlarından NGO'larından nemalananlarıda ve bunlara verilen görevleride iyi biliyoruz.
İlginç olan, bu tipler de sizin gibi, tüm eleştirlere siz darbecisiniz, biz özgürlükçüyüz bu nedemnle de AKP'nin yanındayız yanıtları vermektedirler.
Türkiye de hiç bir gerçek Atatürkçü darbeyi savunmamıştır, emperyalist merkezlerin ülkeyi sömürgeleştirme, geri bırakma, solu ve tüm ilericileri ezme amaçlı darbelerininde hep karşısında yer almıştır. 1960 ihtilalini darbe olarak nitelendirenler, Denizleri Mahirleri, Kıvılcımları, Avcıoğulllarını Selçukları anlayamayan, 60 ithilalinin bugünün Türkiyesinde ve avrupasında dahi olmayan derecede ileri bir anayasa ve özgürlük alanı getirdiğini, ülkeyi sola açtığını göremeyen zavallılardır.
Kimse kıvırmasın, AKP'ye kısmen destek vermek (yani yetmez ama evet anlayışında olduğu gibi) ABD emperyalizmine hizmet etmektir. Irak işgalinde 1,5 milyon Iraklı kardeşimizin katlinde onbinlerce kadının tecavüzünde AKP'nin işlediği suça ortak olmaktır.
Cumhuriyetçileri darbecilikle suçlamak, Selçuk, Saylan, Alemdaroğlu, Hilmioğlu, Manisalı, Özkan, Balbay,Perinçek, Küçük, Yurdakul, Yalçın gibi aydınlarımızı değerlerimizi darbeci diye nitelendirmek, onlara yapılan linçin tarafı olmak safdillik değil ise, beşinci kol faliyetidir.
Suçladığınız kişilere ajan dediğiniz için özür dilemişsiniz, ajanlığa bir paye biçerek, ahlaksızlıkla suçlamışsınız, işte işin püf noktasıda budur, siz eğer kendi halkınız ve ülkeniz aleyhine ajanlığı ahlaklı bir iş olarak görürseniz, zaten sizinle ortak hiç bir yönümüz olamaz, bizler için en utanç verici ve iğrenç iş ülkesi ve toplumu aleyhine ajanlık yapmaktır. Bundan daha onursuz ahlaksız başka bir iş olamaz.
Size yanıt vermemdeki temel neden, siz bir CHP'li gibi yazıyordunuz, CHP'nin il ve ilçelerine dahi müdahil olarak yazdığınızdan dolayı CHP üyesi olarak algılamamızdan kaynaklıdır.
Sonuç olarak, sizin yazdıklarınıza bundan böyle yorum yada eleştiride yapmayacağım, dediğiniz gibi, herkes kimin ne olduğunu gayet iyi anlamış durumdadır, sizin dostlarınız AKP dir, Muhsin Yazıcıoğlu'dur, Ilıcak ve Barlas gibilerdir, biz ise, Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerine bağlı, emperyalizme ve onun taşeronlarına karşı yurt savunması yapan vatanseverler ile dostuz. Size dostunuz AKP ve BBP liler ve neo liberal amerikan ve ab solcuları ile iyi muhabetler diliyorum.
-------------------------
Nedim Soylu
26 Haziran 2012 12:46
Hayri Yaman'a
Sizin bakış açınız Kılıçdaroğlu ve CHP'nin bu günkü yönetimiyle uzaktan yakından ilgili olmadığı gibi tam karşısında yer alıyor.
Siz daha çok İşçi Partisi ve Aydınlık çevresiyle paralel düşünüyorsunuz.
Birazda Baykal ve o dönemki CHP yönetimine yakın duruyor görüşleriniz.
Neden Kılıçdaroğluna açık tavır almıyorsunuz bende bunu anlamıyorum.
Ben çok açık yazıyorum..
Darbecilere karşı sivil hükümetlerden yana tavır alırım.
Bana hiç kimse sivil hükümete karşı darbeyi destekletemez.
Darbenin doğrudanına da karşıyım post modernine de!
Haberal,Sinan Aygün,Ayaydın ve benzerlerini faşizme ve emperyalizme karşı dost kuvvetlerden saymak bu ülke halklarına hakarettir.
Adamlar tutuklanıncaya kadar faşist cephede olacak, tutuıklanınca dokunulmazlık zırhına girmek için anlaşılmaz ilişkiler üzerinden CHP'den milletvekili olunca anti faşist olacaklar öyle mi?
Bu adamlar CHP'ye faşizme ve emperyalizme karşı mücadele etmek için geldiler ha öylemiiii!
Dalgamı geçiyorsunuz adammı seçiyorsunuz?
Yoksa gerçekten bizim bilmediğimiz bir şeymi var.
ABD şu anda AKP'den vazgeçip Egemen Bağış'ın deyimiyle deliğe süpürsün ve CHP desin bu adamların hepsi kabeye değil beyaz saraya dönüp namaz kılar.
ABD sivil iktidarlarla yürümek zorunda ıolduğu için darbeci çocuklarını tasfiye ediyor.
Hepsi bu!
CHP gençliğini bu sürecin dışında tutun!
Onlar (en azından şimdi yönetimde olanlar) gerçekten devrimci bir ruh ve karakter taşıyorlar.
Bu noktada Marcus Aurelius'u ayırabilir ve eleştirilerine temelde hak verebilirim.
Onu ve sizi ayrı tutarak yazmayı denerim.
Gerçi artık herkes yeterince açığa çıktı.
Yanıt vermeme gerek yok artık.
Bazı tiplere ajan dediğim için özür dilerim.
Çünkü ajanların bile bir ahlaki yapısı vardır.
Onların ahlakıda yok!
Saldırsınlar saldırdıkları kadar.
Ayrıca ben CHP'li değilim.
CHP içindeki solcu-devrimci kadro ve yapılara destek vermeye çalışıyorum hepsi bu.
Bu nedenle doğru bulduğum politikalarını savunuyor yanlış bulduklarımı eleştiriyorum.
Hemde kaygısızca yapıyorum bunu.
Çünkü kişisel beklentim yok.
Son bir not.
Defalarca yazdım bir daha yazayım.
Ben AKP'yi bir bütün olarak savunmuyorum.
Darbelere ve darbecilere karşı aldığı tavrı doğru buluyorum.
Bunu kendi varlıklarını sürdürmek adına yapmaları aldıkları tutumu yanlış kılmaz.
Doğru yapıyorlar!
İşçi Partililer buna ifrit olasalar bile ben böyle düşünüyorum.
Eğer AKP'ye karşı bir mücadele verilecekse darbecilerle kol kola girerek değil darbelerin ezdiği yoksul emekçi halkla kol kola girerek mücadele vermeliyiz.
-----------------------
hayri yaman
26 Haziran 2012 11:58
Nedim Soylu'ya;
Yazmış olduğunuz bu yazıyı, bir kaç nokta hariç genel anlamıyla beğendim, doğru buldum.
Evet size yönelik çok sert polemikler yapılmış, ancak, sizin zaman zaman, sizi eleştirenlere karşı aldığınız tavır ve sert uslup ile birlikte, çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılarınız, AKP'ye övgünüz, AKP'nin yanında yer alan tavrınız ile birlikte, ABD merkezlerinde tertiplenen, cumhuriyetçileri ve TSK'yı çökertme etkisizleştirme operasyonu olan ergenekon,balyoz vb. saldırılara tam destek vermeniz, Atatürkçüleri gladyo yada kontrgerilla uzantıları olarak nitelendirme anlayışınız, bu yazınız ile çeliştiği gibi, tek suçları Atatürk düşüncesine kararlılıkla bağlı olan yurtseverlerin uydurma deliller ile yıllardır tutsak edilmesine destek veripte, Mustafa Kemal Atatürk'ü dünyanın en büyük devrimcisi göstermeniz çelişki oluşturmuş bu nedenle de Kemalist öğretiye bağlı yoldaşlarımızın size ateş püskürmesi doğal karşılanmalıdır.
Size yönelik suçlama yapan şahısları ajan/provokatör olarak suçlamak, geçmişten beri ''sol'' yelpazede yer alanların başvurduğu en basit bir etkisizleştirme yöntemidir, sizde o hastalıktan kurtulamamışsınız. Size aykırı söz söyleyen hemen ajan yada provokatör olmaktadır. Aslında bu tarz suçlamalar, emperyalist merkezler kaynaklıdır. Sol ve solcuları itibarsızlaştırma yönetimidir. Bir örnek verecek olursak, Maksim Gorki'nin Lenin'den anılar adlı kitabını incelerseniz, Çarlık Rusya'sında diğer tüm kesimlerin gözünde Lenin alman ajanıdır. Sizde bir yorumunuzda emperyalist merkezlerce geliştirilen suçlamayı ülkemizdeki bir siyasal yapıyı kast ederek yapmışsınız. Bazı, suçlamaları yaparken biraz vicdan sahibi olmak gerekiyor. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, yanlışta bulabilirsiniz, ancak ajanlık suçlaması CİA'nın solda yerleştirdiği maalesef solunda grupçu çıkarlar nedeni ile benmsediği ahmakça bir suçlama yöntemidir.
Nedim Soylu beyefendi, size bir önerim var, gazetecisiniz, gazeteci objektif olmalıdır, kulaktan dolma bilgiler ile, yandaşların yalan haberlerini esas alarak fikir üretmeyiniz, balyoz ve ergenekon davalarının tek bir celsesini izleyin, bu davalar ile amaçlananın ne olduğunu anlayacaksınız. Mehmet Haberal, Sinan Aygün ve Ayaydın'a saldırrarak solcuda Atatürk devrimciside olunmaz. Bugün ülkemizde temel çelişme, emperyalistler-işbirlikçileri ile sağ sol ayrımı olmadan cumhuriyet değerlerine bağlı halk güçleri arasındadır. Emperyalist tahakküm ve saldırının karşısında yer alabilecek her kesim ile birleşmek sağcılaşmak değildir. Tam tersine sol kisve altında, darkapıcı olmak, karşı kuvvete güç verecek tarz ve davranışlar sol altında sağcılaşmaktan başka birşey değildir.
Bizler Atatürk devrimcisiyiz, bizler vatansever olan herkesi kucaklamak zorundayız, başarmak için bu şarttır. Tabiki siz, AKP'yi özgürlükçü gördüğünüz için bu gerçeği kavrayamazsınız. Size göre, ABD-AB ve AKP ülkemizde demokrasiyi yerleştirmeye çalışıyor, oysa dünyanın hiç bir ülkesi yokturki emperyalistler ve işbirlikçileri o ülkeye demokrasi ve özgürlük getirmiş olsun. Unutmayınız, Hitler de seçimle işbaşına geldi, bugün ülkemizde yaşananlar 1930 sonlarında almanya da yaşananlarla paralellik arztmektedir.
--------------------------
Timurlenk
26 Haziran 2012 11:47
Turuncu devrim de devrim sayılır ,arap baharı da.Mısır'da Mursi nin taraftarları kendilerine devrimci(inkilabcı) diyorlar.Bu bağlamda ,Sorosçu genel başkanın turuncu devrimcilerine de devrimci gençlik denebilir.
----------------------
Çalıkuşu
26 Haziran 2012 11:37
abd muhiplerinin bizleri ajan diye suçlaması bizler için madalyadır.
................................
Bu saatte, yayınlanmayabilir diye yazmamıştım yanıt.
Ama yazacağım yanıtın içinde buna benzer bir şey diyecektim.
Bunu ben de paylaşıyorum.
Ve umarım editör izin verir şu kadarına:
Sizin soldan anladığınız nedir acaba?
Bu durumda, Soylu gazeteci ile benzerlik gösteren Cengiz Çandar, Ahmet Altan, (kardeşini unutmayayım) Mehmet Altan, Oral Çalışlar vb.çok iyi solculardır.
Üstelik, özellikle kendisine sol diyen bir insanda ilke ve tutarlılık olur.
Soylu gazetecinin Özgümüş yazısını, bu yüzden, özellikle, gönderdim.
Bugün ne diyor Özgümüş ve partideki çizikler için Soylu:
"Reşit Karakuş
Oturdu evinde delege listesi yaptı.
Reşit Karakuş’u arkasına almak için Milletvekili Ümit Özgümüş Reşit’e tam destek verdi."
Ve bunu "Adana'da CHP'yi bitiren fotoğraf" diye niteliyor.
Bugün Adana'yı bitiren fotograf dediğine dün ne diyor peki?
Dişiyle tırnağıyla bu noktaya taşınmış onurlu bir insana bunları reva gören insanların "onları ben çizdirdim" lafına söyleyecekleri tek söz olmasa gerek!
Özgümüş haklıdır!
Darbeci dediği Ergenekon sanıklarına karşı, en az AKPliler kadar düşman Soylu gazeteci ama, darbecilerle, Sivasla, Maraşla kol kola olan AKP'den darbecileri yargılayacağı
beklentisi içinde.
Altı oku savunanlara dün statükocu diyen, kendi babasını bile CHP'ye oy vermek için ikna edememiş birinin CHP'ye akıl hocalığı kadar garip bir şey yoktur.
E.Uzun'a gelince:
Kendisi bana (ve benim gibilere) ajan deme yetkisi ve hakkını kendinde buluyor ama, bir başkasının, başkasına bu yönde soru sormasına bile tahammülü yok. Neden acaba? Emperyalizm ile olan düşünce benzerliklerinden mi kaynaklı bu tutum?
"Çanak tutmak" gibi bir sözü kullanmış olması da kişiliği ile ilgili durumu göstermek açısından önemli.
Demek ki kendi yaptığı çanak tutmak ve tutulan çanağı kullanmak.
Başka söze gerek yok.
Sana gelince masalcı, sen gerçekten masalcı imişsin. masallarla uğraşamam şimdi.
Sayın Mehmed Adıgüzel'e teşekkür ederim.
------------------------
OLGUN ARDAN
26 Haziran 2012 11:32
Düzeltilmiştir...
Sn.Yazarı eleştri hakkı herkesin vardır ve olmalıdır ancak kişiselleştirilen yaklaşımlar duruş bozukluğu yaratmaktadır buradaki eleştirilerde bu çok açık bir biçimde sırıtmaktadır! İdeolojik duruş herkes için berrak ve net olmayabilir bunu da bir kusur olarak sunmak yanlıştır önemli olan ana şemsiyedir ve bu şemsiye devrimci duruştur. Asıl olan bu şemsiye tarihsel olarak en önemli toplumsal dönüşümünü ve göstergesini Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş sürecinde ilkeli ve devrimci duruşu ile ATATÜRK önderliğinde net bir şekilde tüm dünyaya göstermiştir. Bu duruş doğal olarak oluşumu itibarı ile antiemperyalist antifaşist ve toplumcudur bunun sonraki kuşaklara referans olması da işin doğası gereğidir yani Che ve Deniz Gezmiş’lerin duruşu da kendi söylemlerinde böyle değimlidir? (Che faşistlerce Bolivya’da katledilirken çantasında ATATÜRK kitabı bulunmamış mıdır? Ya da Deniz Gezmiş sloganlarında ATATÜRK devrimlerinin savunuculuğunu haykırmamış mıdır?). Eğer buradan CHP gençlik duruşunu tespit etmek ve anlamak istiyorsak kolayca şu söylenebilir; CHP Gençlik gücü ATATÜRK sonrası hiçbir zaman etkin olmamıştır ve olamaz da çünkü CHP politikaları bugüne kadar ana eksen olarak hep asıl şemsiye olan devrimci ruhunu korumayı bırakın özellikle etkisizleştirilmiştir hele bugün bu durum daha da vahimdir. Bizim ODTÜ’lü yıllarımızda (70’lerin sonu) yok denecek kadar az olan CHP gençliğinin popilist uğraşı ve duruşunu (parti tepe yönetim ve anlayışı bile o dönemde gençlikten daha devrimici sayılabilirdi) asla unutmadık bugün de hele bu tepe yönetimin olduğu süreçte böyle olduğunu söylemek kehanet olmaz sanırım. Eğer bugün gençlikten ATATÜRK’çü devrimci gençlikten bahsedeceksek TGB gençliğini yaptığı eylemler ve söylemler çerçevesinde böyle bir devrimci gençlik olarak gururla görebiliriz gerisi dilek özlem ve beklentiden başka bir şey değildir.
----------------------
Yücel Yeşilceli
26 Haziran 2012 11:07
Sayın editör kardeşim,
Lütfen Nedim Soylu'ya verdiğim yanıtı yayınlar mısınız?
Yayınlamazsanız bir kişinin kollarını bağlayıp,dayak yemesine göz yummakla eş değerdedir.
Tartışmaların içinde ben de olduğuma göre; umarım yanıt hakkımı yok saymazsınız.Eğer yok sayarsanız;bu 'artık yorum yapma'demektir.
Lütfen,bekliyorum.
----------------------
Kalender Er
26 Haziran 2012 10:54
Masalcı ve E.Uzun, sizler CHP'li değilsiniz, fikrinizi açıklamanıza saygı duyarız, bu fikirlerinize katılmasakta.
Nedim Soylu, CHP üyesiyim demese, kendisini zırvalıklarını bukadar ciddiye almaz, bir döneğin hezeyanı diye geçiştiririz.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin temeli bayrağında da ifade bulan ALTI OK ilkesidir. Hiç bir CHP'li bundan utanmaz. Siz altıok ilkesini savunmuyabilirsiniz, buda sizin doğal hakkınız, ama altıok'u savunmadan CHP'lide olmamalısınız, olursanız, bu koltuk için kendi fikriyle çelişen bir yapıda olmak anlamına gelir.
Masalcı ve E.Uzun, sosyalistiz diye geçiniyorsunuz, sosyalist literatürde, (emperyalizm çağında) ilericiliğin kıstası, anti emperyalist olmaktır. Her bilimsel sosyalist anti emperyalisttir, ancak, her anti emperyalist sosyalist değildir.
Her sosyalist aynı zamanda yurtsever/vatanseverdir. Bizim gibi ülkelerde, bir sosyalistin esas mücadele edeceği kesim emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileridir.
Bir kimse, insan hakları, demokrasi vb. kavramları savunuyorum derde, emperyalizm olgusunu yok sayar, emperyalizme uşaklık edenleri, demokrat olarak, ilerici olarak görür ve saflaşmada emperyalizmin işbirlikçilerinin yanında yer alırsa, bilmelisinizki, o kişi ve yapı sosyalist değil, ilerici değil, sadece sahtekardır.
Maraş katliamının sanıklarını, onların liderini öve öve anlatan Soylu, CİA tarafından organize edilen, ülkemizdeki ABD karşıtlarını, kemalistleri, sosyalistleri yok etme operasyonu olan ERGENEKON'a destek olmaktadır. AKP'yi açıkça övmektedir. Bunları dile getirmek, sizi neden rahatsız ediyor. Yoksam sizde mi CİA yetkilileri ile ABD elçiliğinde gizli toplantılara katılan ''o büyük solculardan''mısınız.
ABD'nin Irak işgaline demokrasicilik adı altında destek verenlerdenmisiniz. 1,5 milyon masum insanın kanına eli bulaşmış, AKP'yi savunurum diyecek kadar, erozyona uğramış, geçmişte ABD'nin tezgahında görev alarak, 12 eylül faşist darbesi için zemin yaratmış bugün ise aynı rolü oynayan bu zavallıların maskesini düşürmek bizlerin boynumuzun borcudur.
Biz, kemalistiz, ulusalcıyız, tam bağımsızlıkçıyız, vatanseveriz, bundan utanmayız, gurur duyarız. Mustafa Kemal Atatürk'ün altı ok ilkesinede kararlılıkla bağlıyız, biz abd muhiplerine geçit vermeyiz, abd muhiplerinin bizleri ajan diye suçlaması bizler için madalyadır. ABD muhipleri bizleri överler ise, o zaman kendimizi sorgulamamız lazım, biz nerde hata yaptıkki, abd muhipleri bize övgü dizmektedir diye.
---------------------
Kalender Er
26 Haziran 2012 10:42
Nedim Soylu, İstanbul kongresi ve sonuçları adlı yazısına yaptığım yoruma ve sorduğum sorulara yanıt veremiyor.
Soylu, hatırlarsınız, Maraş'ta katledilen kadınlarımızı, bebelerimizi bir yorumunda dillendirmişti, bende bunun üzerine sordum, iyi güzelde o katliamı tertipleyen, uygulayan kimdi? Maraş katliamını tezgahlayan ABD ve uygulayan da Muhsin Yazıcıoğlu'nun başkanı olduğu yapıdır. Peki, büyük solcu Nedim ile Muhsin arasındaki dostluk bağı ne anlama gelir.
İlginçtir, aynı Soylu, bugün Maraş katliamını tezgahlayan, maşalarına uygulatan ABD'nin yeni taşeronu AKP'yi özgürlük ve demokrasi savunucusu olarak desteklediğini açıkça ilan ediyor. Ama gariptirki, ABD taşeronuna bu denli destek veren Soylu'ya sözde sosyalist olduğunu beyan eden E.Uzun ve masalcı da destek vermektedirler. Bu iş bana arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyliyeyim, özdeyişine tıpatıp uymaktadır.
Soylu vb. AKP gladyodan hesap soruyor yalanının sol kisveli savunucularıdır. Oysa tüm dünya kamuoyu bilirki, gladyo, tüm NATO ülkelerinde, ABD işbirlikçilerinin, uşaklarının rol aldığı ABD organisazyonudur, İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Kemal Alemdaroğlu, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Türkan Saylan, Yalçın Küçük vb. aydınlar siyasetçiler tüm amerikancı darbelerin hedefi olmuşlardır. Kontrgerillaya karşı hep mücadele etmişlerdir. Soylu gibi adam öldürerek, cinayet işleyerek gladyonun tezgahlarında rol almamışlardır. Bugünde gladyonun yurtseverleri yok etme operasyonunda Soylu vb.leri roller üstlenmişlerdir.
------------------
masalcı
26 Haziran 2012 09:46
Nedim Soylu ile bu sayfalar üzerinden çokça tartışmamız olmuştur..Çoğu konuda aynı da düşünmeyiz..Ancak, milliyetçiyiz demekten utanarak kendilerini ulusalcı diye adlandıran güruh Soylu'nun şahsında darağaçlarıyla,pusularda ölümlerle,işkencelerle,cezaevleriyle taçlandırılan bir mücadeleyi karalama kampanyası yapmaktadır..Daha dün sınırda katledilen çocuklar için söyledikleri ortada olan bu zihniyete çanak tutmak,bu karalamalarına karşı çıkmamak bu onurlu mücadele uğruna canını gözünü kırpmadan verenlerin anılarına saygısızlıktır..
---------------------------
Nedim Soylu
26 Haziran 2012 02:52
Bu siteye girdim gireli gördüm ki Burada bir kaç tane rezil ve sefil varlık kendileri gibi düşünmeyen herkese saldırıyor ve itibarsızlaştırma operasyonu çekmeye çalışıyor.
Yazdıkları ve sordukları şeylerin hiç biri ideolojik politik bir değer taşımıyor.
Oturmuşlar hesap soruyorlar.
Bunların ajan provokatör oldukları çok açık.
Ben burada CHP'nin içindeki sol düşünen insanlara destek veren yazılar yazmaktan başka ne yaptım ki?
Haberal,Ayayadın ve Demiral'i,n adamlarıyla birlikte darbe sanıklarını eleştirince bana yanıt verip sol ve darbe ilişkisini tartışmak yerine hakaret edip itibarsızlaştırma saldırıları düzenlediler.
Ve sonundada bu kadar rezil ve sefil duruma düştüler.
Bunların bir bölümünün gerçekten ajan ve provakatör olduğu açık.
Şimdi kamauoyuna net soru şu.
Benim "CHP'de devrimci gençlik ve kadınlar" yazım yukarda.
Yazılanların tek satırı eleştirilmiyor eleştirilemiyor.
Peki bunlar bana ve bewnim gibi düşünenlere neden saldırıyor?
Neden?
************
Yok ABD'nin adamıymışım,
yok CIA ajanıymışım.
yok bilmem ne imişim.
Bir tane ciddi bir şey yazamıyorlar artık.
Bittiler tükendiler ve bu nedenle hakaret edip küfretmekten başka iş yapmıyorlar.
Bu kadar rezil ve sefil duruma düşüyorlar.
***********
E.Uzun ve Masalcı gibi namuslu yurtsever insanların tırnağı etmeyecek tipler burada bağırıp çağırıyor.
Ben yazmaya onlar küfredip hakaret etmeye devam edecek.
Geçmişte bunların ağababalarıyla mücadele ettik şimdide onların avaneleriyle uğraşıyoruz.
Karanlık kuytu köşelerde pusu kurup bizi bekliyorlar ve bir yazı yazıp adım atınca topluca harekete geçiyorlar.
Ben eğleniyorum.
Ve bunlara cevap verme adı altında düşüncelerimi kamu oyu ile paylaşmaya devam ediyorum.
-------------------------
E.Uzun
26 Haziran 2012 01:28
(4)
Sevgili TARR ile sorunumuz ne idi diye? Hic aklinizdan, ondan ozur dilemek diye bir duygu gectimi ? hatasini gormek ve geregini yerine getirmekte cok anlamli bir erdemdir ! Sevgili TARR hem ulusalci, hemde sol ve sol degerlere inanan bir insandi, ancak, sola ve sol degerlere dusman isbirlikci ulusalcilar onu sayfalarimizdan uzaklastirdilar !
Sayin Soylu’ya elestirisi olanlarin ciddiyeti, elestirilerinin icerigi kadardir ! siyasi/ideolojik bir icerik tasimayan sozde elestiriler « hikayedir, hakarettir, iflah olmaz pis burjuva dunyalarini tatminden,devrimcilere saldirmaktan, onlar hakkinda bu sayfalarda rezillikler yapmaktan baska bir anlami yoktur ».(ustelik bu sayfalarda bu sekilde bir tavir ile ortaya cikmanin kesinlikle iyi bir niyeti olamaz, o kadar ciddi idialari olanlarin bu iddialarini tartisacagi, konusacagi, hesabinin sorulacagi yermi burasi ?)
Bir tarafta tum « anti-emperyalistleri birlesmeye, AKP iktidarinin ulkemizi ABD emperyalizminin savas arabasinin arkasinda maceralara suruklemesine karsi mucadeleye cagiriken, bu mucadelenin icinde, gobeginde olan insanlara karsi bu sekilde bazi zibil tayfasinin takindigi tavirin ardinda duracak gercekten sol ve sola inanmis bir insan olamaz !
Onlarin derdi Sevgili Soylu degil ;SOL dur, kim sol dusuncenin savunucusu ise ona saldirmaktadirlar, sizde bilerek veya bilmeyerek bu zibil tayfasinin amacina canak tutuyorsunuz ! bu isbirlikci tayfaya karsi koyulan her tavra »ironi yapalim »diye hos goruyu onerirken, butun yasami devrimci mucadele icinde gecmis bir insana karsi rezil insanlarin bu seviyesiz ithamlarini ciddiye alip, « ithamlar var, onu tartisalim, onu konusalim » diyerek, « hakim ve savcilik »gorevine soyunmaniz cok anlamsiz ve sacma ! Birakiniz bu sistemin kadrolu memurlari kendi gorevlerini yapsinlar, siz alet olmayin !
Sen hala sevgili Yucelsin !
ortak noktamiz sola ve soyalizme inanmamiz, onun disinda dunyadaki bir cok olaya baska bir pencereden bakiyoruz-ne farkeder ?-
Sevgilerimle
-------------------
E.Uzun
26 Haziran 2012 01:09
Sevgili Yucel!
Siz daha yazinizin basinda size nasil hitap etmemin seviyesini asagilara cekmeye gayret etsenizde, ben indirmeyecegim, bu gune kadar surekli “noktalar”koydun, surekli “itisip, kakismanin “zeminine cekmeyi arzuladin, ancak bu diyologun seviyesini hep bu noktada tutmaya gayret ettim yinede edecegim!
Gelelim konuya; Konu ne idi? Elimize sablonu alip, kalibimiza uymayanlari siyaha boyamak!
Bu gune kadar bu sayfalarda siyaha boyanan sadece Sevgili Nedim degil! Kim soldan ve onun ogretilerinden ulkemizin sorunlarina nihai cozumu onermis ise, hepsini siyaha boyadilar!
Geride kim kaldi? Sistemin devamini, statukonun devamini, bu pis kokusmus sistemin devamini savunan, NATO suyla, IMF siyle, DB siyla Amerikan usleriyle gul gibi gecinip gidecek ve kendilerine “ulusalci “ diyen sistemin gardiyanlari, borazanlari!
Sahi birde “isci ve emekcilerin nihai kurtulusunu, burjuvazinin yapacagi reformlara havale eden ve nihayetinde elinde bir tek “”ulusalciligi”” kalan, cumhuriyetimizden daha yasli mirasimiz eski tufekler”
Eger “zikzaklardan”bahsedersek, once cumhuriyet tarihimizden daha eski mirasimizdan baslasak daha iyi olurki, bu ne seni, nede burada ahkam kesen bir cok insani memnun etmez!
Onun icin, bir kac tane sarlatanin Eline boyle kafasina gore sablon alip, onune geleni siyaha boyamasina canak tutmayin! O sabloncular yarin sizi de siyaha boyarlar, cunku onlarin derdi SOL dur, sosyalizm idealidir, kimki SOL ve sosyalizm ideali ile ulkenin sorunlarina yaklasiyor, onlar icin katli vaciptir, dikkatli olun!
Sayin Soyluyu direkt olarak hedef almalarinin nedeni AKP konusundaki dusuncelerine degildir, onu hedef secmelerinin ardinda yatan gercek neden devrimciligi ve SOL gecmisidir!
Ancak AKP ile vurmaya”iste bakin solcular”boyledir diyerek sola saldirmaya calismaktadirlar! Eger dusuncelerinize guveniyorsaniz onun AKP konusundaki dusuncelerine karsi mucadele edersiniz, kisi ayni dusunceleri savunmasa bile biz veya birileri kim oluyorda eline sablonu alip birilerini yargilama gorevine soyunuyor? bizim isimiz birilerini yargilamak, sorgulamak degildir, o gorevi asagidaki kadrolu devlet gorevlileri,sistemin gardiyanlari yaparlar!
Sevgilerimle!
----------------------------
Mehmed Adıgüzel
26 Haziran 2012 00:40
Emeğin kutsal olduğuna inanan
insanın sömürülmesini en büyük namussuzluk olarak gören arkadaşlarım;
hergün burada onlarca yorumda hakaret yiyen hakkında olur olmaz ithamlarda bulunulan hatta nasyonallikle suçlanan sayın öğretmenimin aşağıdakı verdiğim linkdeki yorumunu okuyun.Sonra kendini solcu olarak gören sahsiyetin-lerin ona olan hakaretlerini okuyun.
Herşeyden önce insanlık.
Herşeyden önce kişilik sahibi olmak.
Sayın öğretmenimi kutluyorum.Sayın Çalıkusuna saygılarımı iletiyorum.
http://www.gercekgundem.com/?p=469428
---------------------------
E.Uzun
26 Haziran 2012 00:02
Sorun Soylu sorunu degil!
Sorun bir hokkabazin lavazanliklari ve bu pespaye duruma meydan veren, canak tutan ve kendisinde bir baskasini yargilama yetkisini goren anlayista ve zihniyette!
Elindeki tum herseyini burjuvaziye teslim edip,iscileri/emekcileri burjuvaziye satan ve elinde koyu irkci/sovenist, fasist sermayesinden baska bir seyi kalmayan bu zihniyetete ve bu zihniyetin SOL a karsi dusmanca tavrinda aranmalidir!
Soylunun sahsinda bu mucadelede onurlu bir gecmisi olan ve bu ugurda buyuk bedeller odeyen devrimcilere karsi, bu isbirlikci burjuva ajanlarinin safinda, ayni koroda devrimcilere ve SOL a saldirmak!
Kendimizi dunyanin merkezine koyup, dunyanin sadece bizim etrafimizda dondugunu, bizim tum dogrularimizin tum herkes tarfindan savunulmasi gerktigini iddia etmek kadar pespaye bir anlayis olabilirmi?
Bizim hic kimseye bu temelde bir soru sormaya ne yetkimiz nede boyle bir gorevimiz olamaz! bu isi devlet memurlari, onun kadrolulari yapiyorlar, ayni alttaki yazilarda goruldugu gibi!
Siz veya biz kimiz bir hokkabazin savsatalarini ciddiye alip, bir baskasini sorguluyacagiz?
Sayin Soyluda veya bende sizin hakkinizda akla izana sigmayacak onlarca iftira atar ve bunlarin cevaplanmasini istiyebilirim, boyle bir sey olabilirmi? boyle sacma bir seyi ciddiye alip, provokatore canak tutmak hangi anlayisin urunu?
Insanlari anlamadan kasit, karsilikli konusulmadan bir takim meramimizi anlatmanin mumkun olmadigini, bende ise yazi yolu ile ifade etmenin zayif oldugunu ifade etmek istedim, degilse Sayin Soylunun siyasi, ideolojik dunya gorusunu anlama, kavrama amaci ile soylemedim.
Ne yazikki editorlerimiz yazimin geri kalan iki bolumune izin vermediler!
Size nasil hitap edilmesi konusunda her ne kadar zorlasanizda ben yinede belli bir seviyede hitap etmeyi, sizin daha yazinizin basindaki seviyeye indirmemeyi deniyecegim!
Eger siyasi yasamimizdaki zikzaklari yargilamaya ve sorgulamaya kalkarsak, ulkemizin cumhuriyetten daha eski ihanet ve teslimiyet cizgisinden baslamamiz gerekir, bunada memnun olacaginizi zannetmem!
Sevgilerimle
---------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 22:55
(3)
Soylu ona cevap verdinizmi? diye yazdikca, ortaya cikip yine sacmaliklarina, provokasyonuna devam ediyor; CIA ajanimisiniz, veya onunla bir baginiz varmi-soruya bak hizaya gel-diye)
Bir kac yil once, bu sayfalarda hala, bikmadan, usanmadan benim yorumlarima siyasi veya ideolojik bir elestirisi olmadigi halde seviye sinirlarini zorlayan, provokatif gevezelikler yapan kisiye ilk ve son defa cevaben bir yorumum olmus, sizin tavriniz ise “okul yillarinda yaninizdaki birinden bahsetderek bir ornek vermis ve ironi yapalim, bu sekilde kirici itham edici olmayalim demistiniz” dikkat ederseniz o tarihten bu yanada o kisinin onlarca hakaretine, iftirasina, asagilamasina cevap dahi vermedim!
Sanal alemde, bu tip lavazanlar, provokatorler, hakaretler, ithamlar, iftiralarin kahramani bol oluyor, ancak gunluk hayatin icinde ayni kelimeleri ve gevezelikleri yaptirmazlar! Gerektigi sekilde cevabini alir, ancak sanal alemin kahramani bu tip provokatorlerede sizin gibi arkadaslarinda canak tutmasi kabul edilebilir gibi degildir! Hic kendinize sordunuzmu?
Yücel Yeşilceli
25 Haziran 2012 22:52
Gerçek bir zavallıya ve sefile yanıt vermeye bile değmez,bu bir.
İkincisi E.Uzun'a
Nedim Soylu'nun ilişkileri,zikzakları bireysel olsa,sözde SOL adına olmasa;beni hiç mi hiç ilgilendirmez.Ülkemizde bol rastlanacağı üzere,anılan kişiyi literatürdeki sol karşıtı sözcüklerden biri ile özdeşleştirirsin olur biter... Ama anılan kişi kendisini hala SOL'da görmüyor mu;işte o zaman söyleyecek sözümüz olmalı ve "dur arkadaş,bu ne,bunlar ne?"diye kendiliğinden soru sorma hakkımız doğuyor.
İlginç bir bakış açısı;Nedim Soylu'yu dinlemiyor,dikkate almıyoruz ya,sözde yeteneksiziz!
Ölçü;Nedim Soylu'yu anlamak...
Kim karar veriyor buna?
E.Uzun!
Elinde yetenek ölçen alet var,ölçüyor-biçiyor ve şıp diye yeteneksiz oluşumuza karar veriyor!
Başka ne yetenekleriniz var?
Nedim Soylu'yu anlama yeteneği...
Ben almayayım ve uzak olayım,bu bana yeter.
Kalender Er'in sorularına muhatap olan kişi, iddia edilen sorulara,eylem ve söylemlere yanıt verir mi bilinmez.Ama bizim burada sorgulamamız gereken Kalender Er'in soruları değil,o soruların doğru olup,olmadığı,o sorulara muhatap olan kişinin sözde "sol adına" sergilediği davranışları olmalıydı.
Bu nasıl bir sol anlayıştır ki,sol karşıtı kişi ve kuruluşlarla ilişki içinde olmak?!
Bu nasıl bir anlayıştır ki,Kautskicilik yaparak sol adına fetva vermek?!
Eğer iddia edilenler seni rahatsız etmeyip,Nedim Soylu'yu hala solcu kabül edebiliyorsan,"anlayıp dinleyebiliyorsan" ve "bu bir yetenek işidir"diyorsan;iyiki de Nedim Soylu gibilerini anlama,dinleme yeteneğine sahip olmamışım.
----------------------------
masalcı
25 Haziran 2012 22:47
Kalender Er'in, Nedim Soylu'ya sorduğu ''Geçmişte yaptıklarınız ile 12 eylül faşist darbesine dolayısıyla ABD'ye hizmet ettiğinizi düşündünüz mü?'' güya soru olan bu cümle bile hiç bir sorusunun dikkate alınmamasının nedeni olmalıdır..Devrimci mücadeleye nokta kadar emeği olanlar,''Sol'' muş gibi davranan sizlere geçmişteki mücadelenin ve ödenen bedellerin hesabını vermek zorunda değil..Hizmet etme sorunuzu önce kendinize,''ordu göreve'' çığlıkları atanlara ve çok sevgili paşalarınıza sorun..
----------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 22:07
Sevgili editorlerimiz!
lutfen yazimin diger iki bolumunude yayinlarmisiniz?
Icinde yanlis bir yer oldugunu zannetmiyorum, eger varsa cikartin, ama lutfen yayinlayin!
----------------------
Mehmed Adıgüzel
25 Haziran 2012 21:38
Sayın Kalender Er;
"kişinin" verdiği sözde cevaptan sonra size
HELAL OLSUN
diyorum.
Taktirlerimi sunuyorum.
Kutlarım arkadaşım.
----------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 21:12
""Haklısınız,yazılarımızı bir beğendirebilsek,bir bilsek yayınlanma kriterlerini...""
Sevgili Yucel!
Bazilari gibi bos gevezelik yaparsan yazilarin gecer! Isin guzel tarafi ise, tum haberlerin altina uc/bes destan gibi yorum yapip, daha sonrada "sansurden"sikayetci olmasi, insana el-insaf dedirtiyor!
-------------------
Nedim Soylu
25 Haziran 2012 20:53
Gürsel Tekin muhalifi olmanız elbetteki bu karşıtlığın temel nedeni.
Gürsel Tekin ve benzerleri olmasa bu kadar emek ve çaba harcarmıyım sanıyorsunuz..
Geldiğiniz noktaya bir bakın ne kadar zavallı ve sefil duruma düştünüz.
Biraz seviyeyi sizi muhatap alacağım noktaya çekinde sizinle tartışma adına vatandaşla düşüncelerimi paylaşmaya devam edeyim.
Bence bu bozuk durum düzelmezse TKP'nin yıldızı parlayacak.
TKP biraz daha güçlense CHP'nin tepesi bu kadar aymazlık yapamaz.
Sol güçlenmeli sol..
CHP içindede sol güçlenmeli dışında da:
Bir birini etkiliyor çünkü.
Sol bir bütün olarak güçlenmezse sorunlar çözülmez.
--------------------
E.Uzun
25 Haziran 2012 20:24
(1)
Sevgili Yucel!
Sorun dunyaya nasil ve nereden baktigimizla ilgili! Ancak buna ragmen insanlarla iliski icinde olmak, insanlari anlamak, dinlemek, konusmak, okumak, yazmak gibi, basli. basina bir sanat isi! Bu da bir yetenek ve beceri isidir. Bu kimimizde vardir, kimimizdede yoktur! Ustelik hepimizde olmasi gerekir diyede bir kuralda yoktur!
Sevgili Nedim Soylu’yu benim savunmama hic gerek yok, ayrica boyle bir pozisyonda olmayida hic istemem, kisi kendisini savunacak yetenek ve birikime sahiptir, ayni zamanda bu sekilde bir yaklasimda karsidaki kisiyi kucuk gormek, asagilamak anlaminada gelirki bu hic dogru bir yaklasim degildir! Ustelik sayin Soylu, bu sayfalarda SOL adina lavazanlik eden bir cok kisiyide cebinden cikartacak bilgi ve birikime sahip olan biridir!
E.Uzun
25 Haziran 2012 20:24
(2)
Bir tek hosumuza gitmeyen tarafi var”AKP ye, gecmis statukoyu kaldiracagi, bir takim degisim ve donusumleri sagliyacagi, derin yapilari ortaya cikartacagi ve 12 eylul cuntasini yargiliyacagi “dusuncesiyle bizim gibi bakmiyor AKP ye! Kaldiki bu konuda kendiside AKP yi bu beklentiler ile destekleyen diger bir cok insan gibi belli bir dusuncesi ve beklentisini soyluyor, eger bu konuda elestirilerimiz varsa(ki vardir) onu ortaya koyalim, tartismanin seyrini, seviyesini o seviyede tutalim, ancak o sekilde bir sey ogretir ve ogreniriz!”” Bilmem kim Sayin Soyluya “”soru”” sormus onun cevabini ver?””
Ilk once o soru sordugunu soyleyen zaati muhteremin tavri, soylemi provokatif! Daha sonra soru dedigi”soru”degil! Itham, suclama, karalama ve provake etme. Onun disinda hic bir ciddi tarafi olmayan bu gevezelige ben sahsen cevap bile vermem, ciddiye bile almam( ikide bir siz;
-----------------------------
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 19:54
16:49'daki yorum, Soylu gazetecinin seçim öncesi yazısı.
Şimdi Özgümüş ve Matkap'ı eleştiriyor ya kongreler sürecinde tasfiye nedeniyle; o gün buna karşı çıkmamış.
Sanki karışıklık oldu gibime geldi; onun için bu açıklama.
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 18:44
Anımsarsınız,yan sayfalarda yazan Toros Üniversitesi rektör yardımcısı vardı.Siz çok güzel imla hataları bulurdunuz yazdıklarında.Acaba biraz da öyle mi denesek?
...........................
Değerli Yeşilceli,
O da ayrıcalıklı vatandaş sitede de o yüzden olmalı; sadece yazım yanlışları, o da zar zor, geçiyordu sansürden.
Yoksa yazdıklarının içeriğini de eleştiriyordum ama bir türlü izin çıkmıyordu.
-----------------------
RUYA
25 Haziran 2012 18:35
'' Kemalizmi partiden sileceğiz '' diyen CHP Gençlikten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve yetmez ama evetçi liberal Mehmet Zeki Gündüz ;
Haberi sosyal ağlarda ortalarda...Kimdir bu adam ?
-------------------------
Yücel Yeşilceli
25 Haziran 2012 18:19
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 17:11
---------------
Değerli Çalıkuşu,
"Onca emek heba oldu gitti" sözü biliyorsunuz bu nedenle söylenmiştir.
Haklısınız,yazılarımızı bir beğendirebilsek,bir bilsek yayınlanma kriterlerini...
Anımsarsınız,yan sayfalarda yazan Toros Üniversitesi rektör yardımcısı vardı.Siz çok güzel imla hataları bulurdunuz yazdıklarında.Acaba biraz da öyle mi denesek?
Sanırım ana neden Gürsel Tekin muhalifi olmamızla ilişkili.
------------------------
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 17:11
Aşağıdaki yazıyı gönderdim.
Bugün yerden yere vurulan çizik atıcıcılar, dün savunulmuş.
Çizik yanlışsa dün de yanlış olmalı bugün de; doğru ise de o doğru değişmemeli.
Çizik atan dün doğru yaptıysa bugün de doğru yapmıştır; yanlışsa dün de yanlıştı.
Bu tutumun nitelemesini de size bırakıyorum.
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 16:49
Öncelikle şunun altını kalınca çizelim.
CHP Milletvekili listesi bazı eksikliklerine rağmen son 20 yılda çıkan en iyi liste durumundadır.
Listeye yönelik eleştirilerde dişe dokunur en küçük bir şey yok.
Listede yer almayan bazı isimler listede olmadıkları için feveran ediyor hepsi o kadar.
Ümit Özgümüş listeye kamuoyu düzeyinde büyük güç veriyor.
Bu açıkça ortada.
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin Özgümüş sadece CHP listesinin değil Adana'daki bütün listelerin en önemli isimlerinden birisidir.
Dişiyle tırnağıyla geldiği bu yer hem kendisine hemde CHP'ye oldukça yakışıyor.
Taş yerinde ağırdır.
Sanayi odası başkanıda olsa, patronda olsa,
Bir dev-genç'linin yeri sol kulvardır.
Özgümüş sadece kendisi değil aile olarakta bu noktaya taşınmalıydı.
Ve taşındı.
*****************************
Ancak benimde eleştirdiğim bir yanı var.
"Bazı isimleri ben çizdirdim" sözleri yanlış zamanda ve yanlış yerde söylendiği için amacını aşacak biçimde kullanıma açıldı.
Evet bu partide ve genelde siyasetin kalitesi yükseltilmelidir.
Bunun içinde listelerde kaliteye dikkat edilmelidir.
Bu yaklaşıma kimse karşı çıkmaz.
Ama liste feveranlarının ortasında çıkıp " listede sorunlu isimleri ben çizdirdim" diye konuşursanız listede yer almayan kim varsa üzerine alınır ve tepki koyar.
Özgümüş bu sözleri söylemek yerine sadece listenin doğruluğunu savunsaydı daha doğru yapmış olurdu.
Sanırım o'da muhtarlardan imza toplayıp aleyhinde kampanya açanlara olan kızgınlığının önüne geçemedi.
Ama yinede Ümit Özgümüş'e tepki koyan çevrelere bir çift sözüm var.
Özgümüş bir tek söz söyledi havalara zıpladınız.
Peki siz kapı kapı dolaşıp Özgümüş'ün onurunu hiçe sayarak aleyhinde kampanya yürüttüğünüzde Özgümüş'ün yerinde siz olsanız ne yapardınız.
Dişiyle tırnağıyla bu noktaya taşınmış onurlu bir insana bunları reva gören insanların "onları ben çizdirdim" lafına söyleyecekleri tek söz olmasa gerek!
Özgümüş haklıdır!
Sadece zamanlaması yanlıştır!
---------------------------
Kalender Er
25 Haziran 2012 14:18
En ufak bir eleştiriye hemen yanıt veren, Nedim SOYLU, aylardır kendisine yönelttiğim eleştiri ve sorulara yanıt vermemektedir.
İşte bu ''büyük''''solcu''ları iyi tanıyın, sol adını kullanan herkes solcu değil, bunlar ABD muhipleridir. Ahmet Arif'in şiirini yazınına aldı diye solculuk yapılmaz.
Adam açıkça AKP destekçisi, bu adamı Adana CHP üyeleri nasıl partiye sokarlar.
-----------------
Mehmed Adıgüzel
25 Haziran 2012 13:51
düzeltme
7 .soru - 7 ci soru olacaktı
Mehmed Adıgüzel
25 Haziran 2012 13:39
---------------------------
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 13:08
Yorumların silinmesinin istenmesini anlayamadım doğrusu, sayın Adıgüzel
***
Sayın Çalıkuşu
özellikle 7 soru çok ağır bir soru.Yasal bir sorumluluk olabilir mi diye düşündüm.Silinmediğine göre yok demek ki.Nedim Soyludan 7 soru ile ilgili cevap bekliyorum.
sayın Kalender er in sorularına cevap verilmediği sürece Nedim soylunun hiç bir yazısına yorum yapmayacağım.
Çalıkuşu
25 Haziran 2012 13:08
Yorumların silinmesinin istenmesini anlayamadım doğrusu, sayın Adıgüzel.
-----------------------------
Yücel Yeşilceli
25 Haziran 2012 13:08
Değerli dostlar,
Nedim Soylu'nun sayfasını okumadığım için tartışmaları geç fark ettim.
Zamanınıza,emeğinize yazık değil mi sevgili dostlar?
Benim asıl şaşırdığım, ikici seferdir "sevgili Nedim Soylu" ve "sayın Nedim Soylu" gibi incelikli hitaplarla E.Uzun'un Nedim Soylu'ya tam destek olması!.. Kuşkusuz E.Uzun Nedim Soylu'ya destek olmak için benden izin alacak değil.Ancak,E.Uzun göre Nedim Soylu "sevgili Nedim Soylu"ise;ben "sevgili Yücel Yeşilceli"olmamam gerekir.Ya da tersi.
Bunları niye yazdım?
Kalender Er arkadaşımızın haklı ve doğru sorularına verilen yanıtlar ortada.Adı geçenin AKP'ye ve Ömer Çelik'e ilişkin övgü dolu sözlerinin mürekkebi daha kurumadı.Hadi onları da bırakalım,tarihe "Dönek Kautski" diye geçen birini sol'un teorisyenlerinden biri gibi sunmanın mantığı bellidir ve bu oportünist bir anlayıştır.
Lenin,özellikle Kautski,Troçki vb.merkezcilere karşı eleştirilere acımasızdı.Bu konuda şöyle diyordu:"Şu anda herkesten fazla Kautski'den nefret ediyor ve iğreniyorum.Oportünistlerin kötülüğü ortadadır.Oysa,başını Kautski'nin çektiği Alman merkezcileri kötülüklerini gizliyorlar,renklerini ustalıkla saklıyorlar,işçilerin gözünü boyuyor,kafasını ve bilincini bulandırıyorlar ve her şeyden fazla tehlikeli oluyorlar."(Yaşam öyküsü ve savaşımı)
Yukarıdaki açıklamalarım doğrultusunda,Nedim Soylu ile hiç bir politik benzerliğim olmadığı için,E.Uzun'un tıpkı Nedim Soylu'ya seslendiği gibi;"sevgili Yücel"diye bana seslenmesini kabul edilemez bulduğumu anımsatmak isterim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)