21 Nisan 2010 Çarşamba

Ali Dinçer

Sayın Gürsel Tekin,
Yaşama gözlerini yummuş olmasına karşın,dürüstlüğü,çalışkanlığı ve ilkeli davranışları nedeniyle bugün bile insanları etkileyen Ali Dinçer'e ilişkin övgü dolu sözlerinize içtenlikle katılıyorum.
Ancak, Ali Dinçer'in böylesine soylu duruşunun arkasındaki ana nedenin sol düşünce ve sosyalizmden esinlenmişliğinin gerçeğini açıklamamanız bir eksiklik diye düşünmekteyim.
Evet, değerli Ali Dinçer'in bırakın köklerinin sosyalizmle kucaklaşmasını,O'nun yaşama tutunmuşluğunun,Atatürk'ün devrimlerine bağlılığının,gerçek aydın tavırlarının,eğemen sınıfın değil, emekçilerin dostluğuna yönelik çabalarının,şovdan uzak üretkenliğinin hamurunda hep sol ve sosyalist düşünce vardı.Bu nedenlerden dolayı sevgili Ali Dinçer unutulmadı,unutulmayacak!

Kara çarşafla başlayıp,"Kutlu Doğum Haftası"ile devam eden "açılım"ların sol ve sosyalist düşünceyle de buluşması dileğiyle saygılar sunarım.

20 Nisan 2010 tarihinde gerçek gündem.com'da yayımlanan Gürsel Tekin'in Ali Dinçer'e ilişkin "O'nun yaşamı hepimize örnekti"başlıklı yazısına yaptığım yorumdur.

1 Nisan 2010 Perşembe

ATATÜRK VE TESETTÜR

Üç gündür Onursal Yargıtay C.Başsavcısı Vural Savaş SÖZCÜ GAZETESİ'ndeki köşesinde "Atatürk ve tesettür" konusunu işliyor.Büyük Önder Atatürk'ün ta o yıllarda inanılması güç gibi gözüken,ütopya gibi gözüken tüm devrimlerini yılmaz kararlılıkla nasıl hayata geçirdiğine tanıklık edenleri bir kez daha dinleyerek, bu büyük devrimciye olan saygılarımızı tekrar tazeleme imkanına kavuşuyoruz.
Sayın Vural Savaş'ın 28 Mart 2010 tarihindeki yazısının bir bölümünü zevkle okuyacağımızı düşünerek bu sayfalara aktarmak istedim.
:"Geçtiğimiz hafta bir Tv.proğramında Hasan Celal Güzel ve Namık Kemal Zeybek,yakın çevresinde bulunmuş kişilerden birinin anılarından bir kaç cümle okuyarak:"Atatürk'ün hedefleri arasında örtünmeyi kaldırmanın bulunmadığını;HER ÇEŞİT KADIN GİYİMİNE DAİMA SAYGI GÖSTERDİĞİNİ"ısrarla ileri sürmeleri üzerine bu konuya açıklık getirmeye karar verdim." diyor sayın Savaş.
"Önce Erol Mütercimler'in "Fikrimizin Rehberi Gazi Mustafa Kemal" adlı eserine bir göz atalım(S.585): (...Öldüğü güne kadar Mustafa Kemal'in en yakınındaki kişilerden biri olan Mazhar Müfit'in güncesindeki tarih 7-8 Temmuz 1919,yani Erzurum Kongresi'nin toplanmasına neredeyse daha iki hafta var.
O gece sigarasını bir kaç nefes üst üste içtikten sonra Mustafa Kemal söze şöyle başlıyor:"Bu defterin bir yaprağın kimseye göstermeyeceksin.Sonuna kadar mahrem kalacak.Bir ben,bir Süreyya,birde sen bileceksin.Şartım bu..."
Sonra,"Yaz" diye devam etti:
"Zaferden sonra şekli hükümet Cumhuriyet olacaktır. Bu bir.
İki:Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince icap eden muamele yapılacaktır.
Üç:tesettür kalkacaktır.
Dört:Fes kalkacak,Medeni milletler gibi şapka giyilecektir.
Beş:Latin harfleri kabul edilecek."
Mazhar Müfit sözünü kesip,"Paşam kafi...kafi..."der ve biraz da hayel ile uğraşmaktan bıkmış bir insan tavırıyla,"Cumhuriyet ilanında başarılı olalım da üst tarafı yeter!" diye ekler.
Kurtuluştan sonraki yıllar,Mustafa Kemal,Mazhar Müfit'e,"Kaçıncı maddedeyiz?Notlarına bakıyormusun?"diyecektir.)
"Tesettürün kalkması görüldüğü gibi Mustafa Kemal'in en önemli hedefleri arasındadır...Bu hedefe laik eğitim ve devlet adamlarının topluma örnek olmasıyla kolaylıkla varılabileceği inancındadır.
Kasım 1925 tarihinde Mustafa kemal şunları söyler:
"Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki;başına bir bez veya peştemal veya buna benzer bir şey atarak yüzünü gözünü gizlerler... Bu hal ulusu çok gülünç gösteren manzaradır ve derhal düzeltilmesi gerekir."
Mustafa kemal 27 Ocak 1923'te Latife Hanım'la evlenir.Bir milletvekilinin "Niçin evlendiniz?" sorusuna şu cevabı verir:
Bundan sonra birçok devrimler yapacağız.Bunlar arasında "Kıyafet Devrimi"de olacaktır.Kadınlarımızın da kara çarşafını atacağız.Kızlarımızın güzelliği meydana çıkacaktır.Bu güzel yüzlü millete,kara çarşaf ve peçe yakışmaz.Ben herkesin karısının ve kızının başını açarken,onlar diyecekler ki,"kendisi bekar herkesin çarşafını çıkarttı."Bunu dedittirmemek için evlendim.(Enver Behnan Şapolya,Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi,S509)."