27 Kasım 2009 Cuma

"DERSİM" NEDENİYLE ATATÜRK'E DİL UZATANLARA CEVABIM:

Yaklaşık bir haftadır kin kusuyorsunuz.Bilim insanları bir şeyi üretebilmek, herhangi bir konuda sağlıklı bir senteze varabilmek, en önemlisi de yaşamdan bir tat alabilmek için,beynin kin ve nefret duygularından arındırılması gerektiğini söylerler!
Hadi gene de sözcükleri yumuşatarak söyleyeyim: Bu duygular altnda sap ile samanı karıştırarak,doğru ile yanlışın ayırt edilemediği SADECE DUYGULARININ TUTSAĞI OLMUŞ birilerinin yazdıklarına, provokatif söylemlerine inanmak olası mı?
Çıkmadınız,çıkamadınız Dersim'den bir türlü.Aynı konuyu sürekli işlemekle bir şey elde edebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.Karşı görüşlerin sansürlenmesi nedeniyle tek başına at koşturuyorsunuz. Bu yüzdendir ki; dilinize sahip olamıyor, emperyalizme karşı top yekün Ulusal Kurtulş Savaşı'nı başlatan ve bu savaş sonrası Osmanlı'nın küllerinden yeni bir devlet kuran büyük devrimci Mustafa Kemal'e, Ali Kemal'in günümüz versiyonu ağızı ile hakaret etme misyonunu üstleniyorsunuz.
Bununla da yetinmeyip, Şeyh Bedrettin'i,Pir Sultan Abdal'ı, TKP'nin kurucusu Mustafa Suphi ve yoldaşlarını, İbrahim Kaypakkaya'yı,Deniz Gezmiş'in devrimci kişiliklerini Seyit Rıza gibi biri ile "özdeşleştirme" gafletine düşüyorsunuz. Dersim'i kutsuyorsunuz.Türk halkının ve sol'un ortak değerleri olan bu insanların ana amaçları neydi? SINIFSIZ SÖMÜRÜSÜZ BİR DÜNYA KURMAK! Bu uğurda mücade ettiler,bu uğurda canlarını verdiler Türk halkı için! Pekiyi, Seyit Rıza ve adamlarının asıl amacı da bumuydu?Güldürmeyin adamı.Yeni kurulmuş genç,laik Cumhuriyete karşı İngiliz emperyalizmi ile iş tutup isyan çıkaran Seyit Rıza ve şürekasının karşı devrimci isyanını bastırmamak mı gerekiyordu? İngiliz emperyalizminin omuzladığı feodal güçlerin, Mustafa Kemal'in devrimlerine karşı gerici ayaklanmalarına göz mü yumulacaktı? İşin içinede devrimcileri, komünistleri de garnitür olarak kullanmaya kalkışanlara bir hatırlatmada bulunayım; 26.11.2009 tarihinde odatv.com'da "Komünistler Dersim İçin Ne Demişti" başlıklı bir yazı yayınlandı.Komünistleri Seyit Rıza ile ananlar bir okusunlar bu yazıyı.
Bu nedenle,hangi politik sistem olursa olsun, kendisine yönelik kalkışmaları BASTIRIR! Tıpkı Dersim'de olduğu gibi...
Alevi kültürünün engin hoşgörüsünden zerrecik nasiplenmemiş, belli ki diline sahip olamamış ( bu kültürden oldukları kuşkulu) etnisite üzerinden "fikir beyan eden"ler, amacınız ne? Bir amacınızı açıklayabilseniz... Sanki "Kürt Açılım"ndaki bilinmezlik gibi.Tek merkezden, Bürüksel çıkışlı olduğu iddia edilen, Dersim derlemelerinden umulan nedir? Ayrıştırma mı? İşte böylesi sakat "umut"lar, ham hayeller yöre halkını incitir.Yetmişbir yıl önceki yaşananlardan bir ayrıştırma projesi oluşturmak akıl işi değil ve akılcı olmak gerekir!

CHP Genel Başkan Yrd.Onur Öymen'in "Dersim'de analar ağlamadı mı?" sözünden yola çıkarak, bir internet haber sitesinde yazarların görüşlerine "yorum" adı altında Cumhuriyet'e ve Büyük Önder Atatürk'e saldıranlara cevabımdır.

26 Kasım 2009 Perşembe

"KILIÇDAROĞLU VE ÇAKMA OSMANLI"

Onur Öymen'in konuşması gerçekten de talihsizdi.Ya ondan sonraki utanç korosunda görev alanlar çok mu masum?
Aslında bu halk,ilerici-yurtseverler,sol-sosyal demokratlar yandaşlardan değil,(onların zaten tıynetini biliyoruz)ahlaksızca sol gösterip sağ vuran medyadan ve "yazar"lardan daha çok çekti.
MEĞER AKP'YE YARANARAK SINIF ATLAMAYA ÇALIŞAN NE ÇOK SOL-SOSYAL DEMOKRAT SATICISI, CUMHURİYET'E DÜŞMAN KEMİKSİZ İŞPORTACI VARMIŞ!

24 Kasım 2009 tarihinde GG'de yayınlanan Barış Yarkadaş'ın "Kılıçdaroğlu ve Çakma Osmanlı" başlıklı yazısına yaptığım yorumdur.

22 Kasım 2009 Pazar

"Acaba AKP'den kaç "kelle" giderdi?"

19 Kasım 2009
Barış Yarkadaş

Sosyal demokrat bir partinin genel başkan yardımcısının ''savaş çağrısı'' şeklinde de yorumlanabilecek sözleri dünyanın her yerinde ''haber''dir. Medya, kamuoyu, sivil toplum örgütleri, dernekler ve kanaat önderleri bu tür sözler üzerine fikrini açıklar, yorum yapar, düşüncesini ifade eder.
----------------
Barış Yarkadaş,
Konuyu hala çarpıtmaya devam ediyorsunuz.
Onur Öymen'i savunmak bana düşmez,zaten savunmuyorumda.İlk günden; "görevini bırakmalıdır tıpkı Mehmet Sevigen gibi" diyenlerdenim.Ancak, Onur Öymen "savaş çağrısı"mı yapmıştır bu talihsiz konuşmasında? Ve bu "haber"dir öylemi? Bu aslında ana muhalefete tasfiye kampanyasıdır.
"Kanaat önderleri" kimdir Yarkadaş? Kanaat önderlerinden biri Bülenr Arınç mı dır?


Azcık okuma-araştırma bilenler görecekdir ki; Dersim 1938 sınıfsal bir başkaldırı değil, feodalizme karşı topraksız köylülerin bir ayaklanması da değil, Dersim 1938 ŞERİAT DÜZENİ'NİN yıkılarak yerine kurulan genç LAİK CUMHURİYET'E karşı bir kalkışma,ayaklanmadır.
Dünyanın tüm sistemlerinde kurulu düzenlere karşı başkaldırılar BASTIRILIR.Bu kimi zaman başkaldıranların erk'i elegeçirmesiyle sonuçlanır. Örnek:Büyük Devrimci Mustafa Kemal'in Padişahlığı yıkıp Cumhuriyet'i kurması ve Ekim 1917 Bolşevik Devrimi gibi...
Benimsenmeyen; "isyan"ın bastırılmasındaki yöntemdir!

Sonuç olarak Barış Yarkadaş: GG'in okuyucularına karşı bir sorumluluğunuz var. Yazılarınız ve kesik baş fotoğraflarınızla ajite ettiğiniz bu konunun arkasında ki "muhteşem sırrı" okuyucularınıza açıklamanız gerekiyor.


19 Kasım 2009 tarihinde GG'de yayınlanan Barış Yarkadaş'ın "Acaba AKP'de kaç "kelle" giderdi?"başlıklı yazısına yapılan yorumdur.

ONUR ÖYMEN'İN DERSİM GAFI

Seyit Rıza ile Deniz Gezmiş'i yanyana getirmek,
Müthiş bir bilgisizlik, müthiş bir çarpıtma!
Deniz gezmiş emperyalizme,ve özellikle de ABD emperyalizmine karşı verdiği savaşla bayraklaşmış bir devrimcidir.
Ya Seyit Rıza kimdir?
Dün "rantçılıkla" şuçladığınız kişiler:"Bu gün de siz bu konuyu sürekli kaşıdığınız için sizde buradan rant elde ediyorsunuz" derse cevap vermekte zorlanacaksınız değilmi?
Gerçekten de neden bu yarayı sürekli kanatmaya çalışıyorsunuz?

"Sadece ‘’Türklerin’’ hoşuna gideceği varsayılan söylemler başta TÜRK – AZERİ milliyetine ait, CAFERİ geleneğine sahip bir birey olan beni de derinden yaralamıştır." Diyorsunuz.

Bu nedir biliyormusunuz Yarkadaş?
Bu kendisini "aydın" olarak tanımlayan birisinin 21.YY'da IRK ve MESHEP TEMELİNDE "yazarlık" yapması,politika yapması"dır.

18 Kasım 2009 tarihinde gerçek gündem.com'da yayınlanan Barış Yarkadaş'ın "Deniz gezmiş de isyancıydı!" başlıklı yazısına yapılan yorumdur.

15 Kasım 2009 Pazar

"BİRİ UFUK URAS'A TARİH ÖĞRETSİN!"

“Sol” İran deneyiminin ardından, “şeriatçılar”la işbirliği yapılamayacağını “acı bir deney”le öğrenmişti. Uras gibi yeni – liberaller de yaşananlar karşısında şaşkınlığa düşmüş, “Ama özgürlük getireceklerini söylemişlerdi” diye dizlerini dövmüştü.
----------------
Değerli Yarkadaş,
Yavaş yavaş,kenarından köşesinden ANA SORUNU SOL'U irdelemeye başlıyoruz,bu iyi bir şey...
Sizi tamamlayıcı bir iki ayrıntı vermek için yukardaki parağrafı özellikle aldım.
Şöyle ki:1979 İran'ında Halkın Mücahitleri,Halkın Fedaileri ve TUDEH (İran Komünist Partisi) Şah'a karşı Mollalarla ittifak kurmuşlar ve böylesine büyük bir hatanın sonucunu çok acı bir şekilde hayatları ile ödemişlerdir. Evet bir gecede sadece TUDEH MERKEZ KOMİTESİ'nden on kişiyi katletmiştir mollalar.
Ülkemizde ise Ufuk Uras gibileriin davranışlarını bir ittifak değil, BİAT ETMEK,İLTİHAK ETMEK sözcükleri ile adlandırılabilir ancak.İttifak ettiğin kişinin,kuruluşun,örgütün ihanetine uyrayabilirsiniz,bu seni küçültmez...
Ancak,geçmişini yok sayıp,dün kötülediğin limana yelken açarsan, bu çok daha büyük bir ayıbın ta kendisidir.
Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile birlikte, ne yazık ki bu ayıba ortak olanları yaşamımızın tüm alanlarında görmekteyiz.
Neylersin ki uygarlık mücadelesi düz bir çizgide gitmiyor,yorulanlar ve yalpalayanlar oluyur,olacaktırda..!

14 Kasım 2009 tarihinde gerçek gündem.com'da yayınlanan Barış Yarkadaş'ın yazısına yapılan yorumdur.

NE YAPMALI?

haklısın
14 Kasım 2009 23:34

Sevgili Yücel,
siz ve sizin gibi düşünen birçok insanın bu yöndeki istek ve önerileri bu ve benzeri sayfalarda dile getirilmektedir.Ancak ne varki kendini solda tanımlayan bazıları çıkarlarını yeşil dolara sattığı için fetogiller safında yer almış ve onlara hizmet etmekte varılığını borçlu olduğu Atatürke ve onun Cumhuriyetine küfür etmektedir.Diğer bir grubun hala jetonu düşmediği ve algılama yetenekleri dumura uğradığı için yeni oluşumlar peşindedirler.Gerçekte ülke varlığının tehlikede olduğu bu dönemde solcu sağcı gibi bir ayrım yapılmasınında yanlış olduğunu düşünüyorum.Gerçi 1950 den bu yana ABD ve Avrupa ülkelerinin dümensuyunda gitmiş sağ anlayışın bu tür bir düşünceye katılıp katılmayacağı konusunda birşeyler söyleyebilecek durumda değiliz.Ancak yurdunu ve insanlarını seven ve bunu herşeyin üstünde tutanları onlar arasınadada olacağı kesin.kısaca Atatürkün kurduğu devleti savunanlar düşünce yapısına bakmaksızın bir araya gelmeliler.

Değerli yazar Yılmaz Özdil'in 14 Kasım 2009 tarihinde gerçek gündem.com'da yayınlanan yazısına yaptığım yorum'a internet sitesi yöneticilerinin cevabi yazısıdır.

NE YAPMALI?

Yılmaz Özdil gibi çok değerli yazarlar KANGRENİ açığa çıkarıyor.
Bizim gibi huuktan,adaletten,insan haklarından, laik cumhuriyetten ve bağımsızlıktan yana olan sıradan yurttaşlar da tepkimizi dile getirip,bu yaşananlara yorumlarımızla adeta isyan ediyoruz!
Değerli Gülay hanımın çok haklı olarak ve çok net söylediği gibi:"NE YAPILMASI GEREKTIGI KONUSUNDA KIMSE BIRŞEYLER YAPMIYOR.....!!"
Örneğin; GENEL SEÇİMLERDEN ÖNCE SOL'UN,DEMOKRASİ GÜÇLERİNİN BİRLİĞİNE İLİŞKİN BİR ÇALIŞMA YAPILAMAZMI?
Onca talebimize rağmen en azından burada GG'de bir inceleme,bir çağrı yazısı yayınlattıramadık!
Böyle bir konu Fetullahçı "ölçücü" bir "yazar"dan daha mı az önemlidir?
Birleşmeye ilişkin küçük bir yazının bütün toplum katmanlarını sarmayacağını kim söyleyebilir ki?Toplumun bu talebine siyasal partiler sessiz kalabilirlermi?
İşte o zaman "devamcılar" değil,YURTSEVERLER,ATATÜRKÇÜLER GÜNDEM YARATIR,GÜNDEMİ BELİRLERLER!

Değerli yazar Yılmaz Özdil'in 14 Kasım 2009 tarihinde gerçek gündem.com'da yayınlanan yazısına yapılan yorumdur.

11 Kasım 2009 Çarşamba

Baykal:Medya yazamaz halde

Medyanın kafasına vurduça, medya daha çok biat edip iktidar yalakalığında sınır tanımıyor ise;
SN.Gürsel Tekin gibi CHP İl yöneticileri bile "Medyayı yok etmek istiyorlar" diye "derin analiz"lerde bulunuyor ise;
CHP üst yönetimi "cezalandırılan" grubu bu gruptan daha çok savundukları halde,bu grup hala iktidar borazanlığı yapıyorlar ise;
Dibe vuruşun önündeki tüm engeller kalksın ve her dibe vuruşun ardından yeni doğum,doğumların mutluluğunu yaşayalım!

10 Kasım 2009 tarihinde CHP Genel Başkanı'nın grup konuşması gerçek gündem.com'da yayınlanmış olup,bu konuşmaya tarafımdan yapılan yorumdur.

10 Kasım 2009 Salı

ÖLÜMÜNÜN 71.YILINDA ATATÜRK'Ü ÖZLEMLE ANIYORUZ!

Değerli Barış Yarkadaş,
İki sitem de bulunsam yayınlarmısınız?
Gene de ben şansımı deneyeceğim:

1) Bugü 10 Kasım! Çağımızın en büyük devrimcilerinden Büyük Atatürk'ün ölümünün 71.yılında isterdim ki; tören habrlerini aktarmak yerine, bir baş yazınız çıksın,ama olmadı,belki bir nedeni vardır,bilemiyorum...
Böylesine bir günde bile O eşsiz insana saldırılar devam ediyor!
Değerli Melih Aşık'ın bugün ki yazısında belirttiği gibi:"Ülkemizde artık "Kemalist" olmak (eskiden komünist olmak gibi) adeta suçtur."
Laik Cumhuriyet,Mustafa Kemal ve Devrimleri'ne karşı yapılan çok ağır saldırıların püskürtülmesi için 10 Kasım tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde belirtildiği gibi;"BİRLEŞMEK YAŞAMSAL DEĞERDEDİR..."
2) 11 Ekim 2009 Tarihinde Almanya'daki seçim sonuçlarından etkilenerek bir e-mail attım size:
"Değerli Yarkadaş, Ülkemizde "baskın seçim"lerin dillendirildiği şu günlerde CHP'sinin içinde olduğu sol'un tüm renklerinin birleşmesine ilişkin bir yazınız çok ses getirecektir."
Bu yazıma yardımcılarınız dahi bir cevap vermedi.
Halbuki;her iki konu Fetullahçı bir "yazar"dan daha az önemli değildi...

10 Kasım 2009 Tarihinde "Atatürk'ü özlemle anıyoruz" başlıklı Gerçek Gündem.com'da yayınlanan yazıya yapılan yorumdur.

7 Kasım 2009 Cumartesi

"İMBAT"

7 Kasım 2009

YILMAZ ÖZDİL

İmbat
Doğru bildiğini, hapse girme pahasına savunan bir adam...

Sapına kadar Atatürkçü. Altı okka yurtsever. Arkadaş. Ağabey. Malını mülkünü sanata harcayan, trilyonlarca lira ederindeki sanat merkezini, yaşarken, öğrencilerine bağışlayan bir öğretmen.

*

Usta...

*

Hayatının son demlerinde maddi sıkıntı içine düşen, evsiz barksız ve yalnız kalan ihtiyar delikanlılara, sahnelerin çileli emekçilerine elini uzatan, tapulu evlerini onlar için ücretsiz huzurevine dönüştüren, masraflarını cebinden, sınırsız karşılayan, düzenli doktor kontrolüne sokan, tüm ihtiyaçlarını ayaklarına getiren... Kendisinin reklamı yapılmasın, onlar da rencide olmasınlar diye, gazetecilerin o huzurevinde haber yapmalarına izin vermeyen, bir asil yürek.

*

Müjdat Gezen.

*

Doğduğu değil ama, temsil ettiği değerlerin şehri, “zihniyet hemşehrisi” İzmir’de, sanat merkezi açtı, dün.

*

Evet, ekonomisi kasten geriletilmiştir ama, baskıya boyun eğmeyerek hayatın paradan ibaret olmadığını gösterdi İzmir... Ve, karşılığında Müjdat Gezen’i kazandı. Parayla alamazsın, paha biçilmezdir.

*

Oradaydım...

Bir yanımda Uğur Dündar, bir yanımda Müjdat Gezen, kurdelesini kestiğimiz kubbenin adı, Türkan Saylan... Bakın buraya tekrar yazıyorum onurla, herkes biraz buralıdır, “zihniyet hemşehrisi en kalabalık şehir” İzmir’dir. Dökeriz.

NOT:

Meclis berberinde kulağına ağda yaptırırken kulağı uf olan milletvekilinin demokrasi tıraşı, yarın...
--------------------------------------------------


Muhteşem Müjdat Gezen için muhteşem bir yazı.40-45 Yıllık dostları sapır sapır dökülürken bir çınar gibi soylu ve köklü bu yiğit sanatcımızın önünde saygı ile eğiliyorum!
Ayrıca,düşmana ilk kurşun sıkarak, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın ilk direnme savaşnın ateşleyicisi Hasan Tahsin'in memleketi İzmir, tüm Atatürkcülerin,yurtseverlerin de memleketi dir aynı zamanda.
GÜZEL İZMİR'İN YİĞİT GAZETECİSİ YILMAZ ÖZDİL,KUCAK DOLUSU,YÜREK DOLUSU SAYGI VE SEVGİLER!

NOT:Değerli Yazar Yılmaz Özdil'in gerçek gündem.com'da yayınlanan yazısına yaptığım yorumdur.