Yücel Yeşilceli
16 Kasım 2011 21:17
Barış Yarkadaş,
Kullandığınız terminolojiye(küfür) bu ülke insanları hiç yabancı değil nedense!
Bir çığır açılmış,ne yazık ki sizde o yoldan gidiyorsunuz.
Öykündükleriniz hiç olmazsa politik akrabalarınız olsaydı.
"PKK ile görüşüldü mü?"diye soranlara verilen ilk yanıtı anımsayın,aynen sizin yanıtınız gibiydi!;"Alçaktırlar,şerefsizdirler!"
Peki sonra ne oldu?
Yorumlarımda belirtmesemde kendi kendime"Nedeni ne olursa olsun,Barış Bey Kılıçdaroğlu çizgisini deşifre etmesi nedeniyle,iyi bir iş yaptı"demişken;hakareti Gerçek Gündem sayfalarına taşımanız nedeniyle sözlerimi geri alıyorum ve sizi şiddetle kınıyorum!
17 Kasım 2011 tarihinde Gerçek Gündem sayfalarında yayınlanmıştır.
******************************
17 Kasım 2011
Barış Yarkadaş
Eğer bir parça şerefin varsa...
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür...
(İnsan aklı unutur...)
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun TESEV'in 183 nolu üyesi olduğunu yazmanın ardından başlayan tartışma sürüyor. Gazeteler, internet siteleri, köşe yazarları ve TV programcıları günlerdir bu konuyu tartışıyor. "Kılıçdaroğlu'nun TESEV üyesi olması ya da olmaması neyi değiştirir?" sorusunun cevabı aranıyor.
OKURKEN MİDEME KRAMP GİRİYOR
Türkiye'nin gündemine oturan bu konuya ilişkin yapılan tartışmalardaki "en akıl dışı'' yorumlar ise ne yazık ki; bazı yayın organlarında da sıklıkla dile getiriliyor. Bu yorumlardan etkilenen bazı okurlar "Daha önce niye yazmadın?" diye aklınca mesaj vermeye çalışıyor.
O halde çok merak ediyorsanız söyleyeyim: Bu bilgiyi perşembe günü öğrendim, cuma günü araştırmaya başladım, cumartesi gecesi kesinleştirdim, pazar sabahı da yazdım.
Bu aklı evveller, ''çaktımcı'' sorularla kendilerini çok akıllı gibi gösterme gayretine girerken, bizi ise "salak" sanıyor. Bu yorumları yapanlar, "Gürsel Tekin" ile olan arkadaşlığımızı gösterip "komplo teorisi" üretmeye çalışıyor. Güya; Kılıçdaroğlu'nun TESEV Üyesi olduğunu yazmamdaki sebep, Kılıçdaroğlu ile Tekin arasında yaşanan gerilimden kaynaklanıyormuş. Tekin, bu yüzden TESEV bilgisini bana vermiş, ben de yazmışım.
BİR PARÇA ŞEREFİN VARSA...
Bunu dile getirdiği halde ispatlamayanın dünyanın en şerefsiz, en namussuz ve en haysiyetsiz kişisi olduğunu sanırım bir daha tekrar etmeme gerek yok!
Ayrıca; Tekin böyle bir bilgiyi kullanacaksa, neden herkesin bildiği bir ilişki üzerinden; Gerçek Gündem'den yayımlatsın. Türkiye'de bu bilgiyi yazabilecek onlarca gazeteci var!
Ayrıca; Tekin 'i yakından tanıyanlar bilir... Parti içindeki bir bilgiyi, MYK'daki "mahrem konuşmaları" gazetecilere sızdırmayı hep "alçaklık" olarak tanımlamıştır.
HERKESİ KENDİSİ GİBİ SANANLAR
Aralarında ne yazık ki bizim bazı okurlarımızın da olduğu bu kişiler, bu gerçeğe rağmen, hayatlarında hiçbir zaman ÖZGÜR ve BAĞIMSIZ olmadıkları için, herkesi de kendileri gibi sanıyor. Kendileri hiçbir zaman özgür iradeleriyle bir karar alamadıkları için, bizim de "talimat"la yazdığımızı sanıyor. Oysa ki; bizi suçlamaya çalışırken, kendilerini tarif ettiklerinin farkında bile değiller...
OKUYUP ANLASINLAR DİYE...
Aşağıdaki satırlar, bu tür ''küçük beyinliler'' için kaleme alındı. "Gürsel Tekin CHP'de 2. adamlıktan gitti, yazmaya başladın" diyen kuş beyinliler, eğer birazcık akıl, birazcık da "şeref" sahibi iseler, alttaki satırları okuduktan sonra bir daha bu tür yorumları yapmazlar.
"2. ADAM"KEN NELER YAZMIŞIZ?
Şimdi lafı uzatmadan, Gürsel Tekin'in CHP'nin 2. ADAMI OLDUĞU dönemdeki yazılarımdan ve sözlerimden bazılarını hatırlatmak istiyorum. Bu yazı, hesap verme değil, bilgilendirme amacıyla kaleme alındı. Umarım, TESEV üzerine yazdığım yazıyı, koşa koşa Kemal Kılıçdaroğlu'na götürüp "Bakın Gürsel Tekin yine neler yazdırmış" diyen ve "mal bulmuş mağribi gibi" davrananlar, aynı tavrı yine gösterirler.
Bilindiği üzere, Gürsel Tekin, 18 Aralık 2010 tarihi ile 16 Ağustos 2011 tarihleri arasında CHP'nin Örgüt ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Bu süre içinde, CHP genel seçime de girdi. Tekin, 12 Haziran 2011 seçimlerine girecek olan milletvekili adayı listesinin oluşturulmasında da etkin rol aldı. Bu süre içinde, parti politikalarına yön verdi. Ergenekon Davası tutuklularının aday gösterilmesi, Yemin Krizi, söz verdikleri halde ön seçim yapmamaları ve tüzüğü değiştirmemeleri, kamuoyunun deyimiyle, Tekin'in "2. Adam olduğu" dönemlere denk geldi.
CHP'DEKİ SİYASİ AKLIN YOKLUĞU
Biz de o tarihlerde, CHP, Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin'e destek veriyor ama eleştirilerimizi de sıralıyorduk.
Kılıçdaroğlu ile Tekin, her ne kadar bizi "Aspargasçı" ilan etmiş olsalar da CHP'ye desteğimiz yine sürecek, çizgimizde bir değişiklik olmayacak. Gerektiğinde destek verecek, gerektiğinde ise eleştireceğiz.
Çünkü; biz hala ve her şeye rağmen, Türkiye'nin CHP'ye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bu, düşüncemiz, Tekin'in sorumluluk alanında olan CHP.ORG.TR'den bize yönelik yapılan asılsız ve hak etmediğimiz suçlamaya rağmen değişmemiştir. Bize yönelik açıklamayı, bir "yol kazası" olarak değerlendiriyoruz. Aynı zamanda, açıklamadaki üslubun, "CHP'de siyasi aklın hakim olmadığı"na yönelik eleştirilerimizi bir kez daha haklı çıkardığını görmenin de burukluğunu yaşıyoruz.
KIRILMA AN'I
Okurlarım bir süredir soruyor: "Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerinizin artmasının sebebi nedir?"
Kılıçdaroğlu'na verdiğim desteği azaltmamın ve eleştirilerimin dozunu yükseltmemin sebebi bellidir. Kılıçdaroğlu, CHP'yi belli bir siyasi rotaya oturtamamıştır. CHP, sürekli olarak yalpalayan ve "ne dediği anlaşılamayan" bir görüntü vermiştir. Ancak bende kırılma yaratan esas olgu; Kılıçdaroğlu'nun CHP Ankara İl Başkanı Tarık Şengül'ün iddiaları karşısında aldığı "ikircikli ve güven vermeyen" tavrıdır. Bunu Tekin henüz partinin 2. adamıyken, 6 Haziran 2011 tarihli yazımda AÇIKÇA da belirttim. O yazıda, "Kılıçdaroğlu şantaja sessiz kalmamalıydı" dedim ve CHP liderine yönelik bakışımda "kırılma olduğu"nu açıkladım. Katıldığım TV programlarında da bu düşüncemi tekrarladım.
Meselenin özü ve özeti budur...
Altında, üstünde, arkasında bir şey aramak, komplo teorisi üretmek anlamsızdır.
HATIRLAYALIM...
Şimdi, Tekin'in hem CHP MYK Üyesi, hem de 2. ADAM OLDUĞU dönemde yazdığım, söylediğim ve dile getirdiğim bazı görüşleri tarihleriyle birlikte --kısaltarak-- sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bakalım, Tekin görevinden gittikten sonra mı CHP'yi daha çok eleştirmişiz, yoksa Tekin görevindeyken mi?
* * *
CHP ve MHP neden yenildi?
-CHP ile MHP’nin 12 Eylül yenilgisi, bu iki partinin “çağın gerekleri”ni hala anlayamadığı ve toplumu okuyamadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü; bu iki partinin yönetimi de “bilim”e inanmıyor, propagandanın gerekli olduğunu düşünmüyor. (14 Eylül 2010)
* * *
CHP’nin düşünmesi gereken tablo
Referandum sonrası, bir dönem Baykal’a yakın olan isimler, “başarısızsın” gerekçesiyle görevden alınmak isteniyorsa, bu niyet, CHP’yi içinden çıkılmaz bir kavgaya sokar. (...) Bu tablo, Kılıçdaroğlu’nu sıkıntıya sokar, örgütle kavgalı hale getirir... Bu kötülüğü kimsenin Kılıçdaroğlu'na yapmaya hakkı yok... (20 Eylül 2010)
* * * *
CHP, Balbay, Haberal ve Özkan
CHP’nin Tuncay Özkan, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ı “milletvekili adayı” göstermesi, AKP’ye yeni demogoji malzemesi vermek demektir. (...) CHP “içeriden aday gösterme” yöntemiyle, Ergenekon üzerinden oluşturulan algıyı yok sayarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki yurtaşlar ile sol – sosyalist seçmenden nasıl oy alacaktır? CHP ile hiçbir siyasi – ideolojik bağı olmayan Tuncay Özkan ile Mustafa Balbay’ın “aday yapılması” geniş kitlelere nasıl açıklanacaktır? (24 Ocak 2011)
***
Nebil İlseven neden başarısız oldu?
(İstanbul İl Başkanı İlseven'in istifası üzerine..)
CHP Genel Merkezi ve İstanbul İl Yönetimi, İlseven'in başkanlığındaki 55 günü ne yazık ki boşuna harcadı. Bunda aralarında GÜRSEL TEKİN’in de olduğu genel merkez yöneticilerinin büyük payı ve sorumluluğu var. (8 Mart 2011)
* * * *
Batum ve İnce’yi durdurun!
CHP’liler, 18 Aralık’taki kurultayda dile getirilen “41 Vaat”i konuşmak ve geniş kitlelere anlatmak yerine, ipi sapa gelmez sözlerle AKP’nin ekmeğine yağ sürüyor. Sözde “polemik” yapma gayreti, programsızlığın ve iktidar iddiasını kaybetmenin tezahürü haline geliyor. (8 Şubat 2011)
* * *
Seçimler 29 Mayıs'ta olabilir
(CHP'nin bir türlü strateji belirleyememesi üzerine)
Başta CHP olmak üzere, tüm muhalefet partileri, toplumu artan açlık, yoksulluk ve işsizliğe çare bulacağına inandırmak zorunda. Bunun yolu da “proje ve program”dan geçiyor. Laf kalabalığı yapıp sözde polemiklerle zaman öldürmek, ne yazık ki; AKP’ye yarıyor. (11 Şubat 2011)
* * * *
CHP bu hatayı yapmasın!
Eğer birileri Kılıçdaroğlu’na “negatif mesaj verelim, kitleler yanımıza gelir” diyorsa, o kişi ya da kişiler, CHP’ye en büyük zararı veriyor demektir. Kılıçdaroğlu, bu yüzden seçim kampanyası henüz hızlanmamışken, negatif mesaj vermekten kaçınmalıdır. (...) Baykal ve ekibi, “Biz ne yapacağız?” sorusuna cevap vermedikleri için toplumdan destek alamıyordu. Şimdi aynı hataya Kılıçdaroğlu ve TÜM EKİBİ düşüyor. CHP, “ne olduğu”nu değil, “ne yapacağını” anlatmak zorundadır. (17 Şubat 2011)
* * * *
Ön seçim ve tüzük üzerine
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve kurmayları, söz verdikleri üzere mutlaka ön seçim yapmalıdır. Kılıçdaroğlu, ön seçimin yanı sıra seçimler sonrası mutlaka ve mutlaka demokratik bir tüzük de hazırlatmalıdır. Mevcut tüzük anti - demokratiktir. Genel başkana sınırsız yetki vermektedir. ( 20 Şubat - Radyo BOX - Gerçek Gündem.com)
* * * *
Milletvekili aday listelerinin açıklanması üzerine
Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün gece açıkladığı liste, Y - CHP iddiasına gölge düşürmüştür. Bu liste, örgütleri yok saymıştır. Listelerde partiye emek veren birçok kişi yok sayılmıştır. Bu listeyle, CHP'nin özellikle Kürt kökenli seçmenden oy alma ihtimali daha da azalmıştır. (..) CHP Haberal ve Balbay'ı aday gösterdi, o halde Tuncay Özkan'ın suçu ne? Bu listede Tuncay Özkan da olmalıydı. (Erkan Tan'la Başkent'ten - TV 8 - 11 Nisan 2011)
* * * *
CHP’nin listesi ve Ergenekon
CHP’nin ilkelerini değiştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Bu Kemal Kılıçdaroğlu için de geçerlidir, Gürsel Tekin için de… CHP’nin rotası bellidir, CHP aydınlıktan yana, sosyal adaleti isteyen, tam bağımsızlıkçı, Atatürk’ün ilkelerinden taviz vermeyen bir rotadadır. (13 Nisan 2011)
* * * *
Söyleyecek sözü kalmayınca…
"CHP yönetimi, AKP’nin bu tutumu karşısında “vakur” ve “metanet”li tavrını bozmamak zorunda. Yapılan tüm araştırmalar, CHP'nin Erdoğan’la “sokak ağzıyla yapılan polemik”e girildiği taktirde, oy kaybettiğini gösteriyor. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'la aynı üslubu kullanmaktan kaçınmalıdır. Kılıçdaroğlu'na Erdoğan'la aynı üslubu kullan diyen kurmayları hata yapmaktadır.'' (25 Nisan 2001 - Radyo Box - Gerçek Gündem)
* * * *
Yemin edip etmeme tartışması
CHP milletvekilleri yemin etmelidir. TBMM'yi kuran partinin yemin etmeme gibi bir hakkı yoktur. Biliyorum, bugün yapılacak olan toplantıda (yemin etmeme) kararı alacaklar. Umarım bu hata yapılmaz ve Meclise gelip yemin ederler. (TRT 1 Radyosu - 28 Haziran 2011/ Saat: 08.30)
****
Değişim - Dönüşüm
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, parti içindeki değişim ve dönüşümde başarısız olmuştur. Tekin ve Kılıçdaroğlu da eski hastalıkları tedavi edememiştir. CHP'ye üye olmak, eskisi gibi hala imkansızdır. Tekin ve Kılıçdaroğlu döneminde de CHP'li belediyelerde model yaratacak adımlar atılamamıştır. ( 29 Haziran - Radyo Box / Gerçek Gündem)
* * * *
Kuşkusuz bu ve buna benzer yüzlerce örnek daha verebilirim. Geride kalan dönemlerdeki yazılarımda ve sözlerimde eleştiri amacıyla kullandığım "Kılıçdaroğlu ile kurmayları" cümlesi, doğal olarak Gürsel Tekin'i de kapsamaktadır. Tekin, eleştirilerin dışında değildir. Görüldüğü üzere, Tekin'e ilişkin eleştiriler, hem kendi köşemde, hem de haberlerde olabildiğince yer almıştır. Okur yorumları bunun en canlı ve en somut örneğidir. Yorumlarda, Gürsel Tekin açıkça hedef alınmış, çok ağır eleştiriler sansürsüz bir biçimde yayımlanmıştır.
Kemal Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin; Gerçek Gündem'de sadece benim ve okurların değil, ''alıntı'' yaptığımız yazarların eleştirilerine de sık sık maruz kalmıştır. Doğan Grubu, izin vermediği için yazılarını artık kullanamadığımız Yalçın Bayer, Yılmaz Özdil ve Ahmet Hakan'ın özellikle GÜRSEL TEKİN'e yönelik eleştirileri daima birinci sayfamızda yer almıştır.
TÜM YAZILAR ARŞİVDE DURUYOR
Keza, artık yazılarını alıntı yapmamıza izin vermeyen Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Hikmet Çetinkaya, Vatan Yazarı Mustafa Mutlu, Can Ataklı, Milliyet Yazarı Melih Aşık ve Yeniçağ Yazarı Sabahatin Önkibar'ın (şimdi Yeni Mesaj'da) Gürsel Tekin'e yönelik eleştiri ve suçlamaları da ana sayfadaki yerlerinde yayımlanmıştır.
Tüm bunlara rağmen, Kılıçdaroğlu ve TESEV üzerine yazdığım yazı sonrası "CHP içinde kavga var, Gerçek Gündem de onun için yazıyor" diye yorum yapmak, komplo teorisi oluşturmak, ahlaki olmadığı gibi aynı zamanda insafsızlıktır...
Bu basit gerçeğe rağmen, aynı yorumda ısrar edenlerin, artık şeref ve haysiyet duygularını yitirdiği ise su götürmez bir gerçektir.
GÜRSEL TEKİN CHP'DEN Mİ AYRILDI?
Öte yandan; Kemal Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin arasında herhangi bir sorun da yoktur. Yalçın Küçük'ün deyimiyle, her ikisi "siyam ikizi" gibi birlikte dolaşmakta, her yere birlikte gitmektedirler. Tekin, CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak görevini sürdürmekte ve Kılıçdaroğlu'yla çalışmaktadır. Tekin, sanki CHP'den atılmış ya da uzaklaştırılmış, biz de bunun üzerine eleştiri yapıyormuşuz gibi bir hava yaratmaya çalışanların bu basit gerçeği bile görmemeleri, taşıdıkları art niyetin yanı sıra, şeref ve haysiyet yoksunu olduklarının da göstergesidir.
BARIŞ YARKADAŞ'IN GERÇEK GÜNDEM'DE YER ALAN KILIÇDAROĞLU'NUN TESEV ÜYELİĞİ İLE YAPILAN ELEŞTİRİLERE VERDİĞİ YANIT.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder