26 Ocak 2011 Çarşamba

ORAL ÇALIŞLAR'DAN BALBAY VE TUNCAY ÖZKAN'IN ADAYLIK YORUMU

CHP'nin yeni güzergâhı...
Radikal Gazetesi Yazarı Oral Çalışlar, 'silivri' tartışmalarını yorumladı.

Batum'la CHP'nin yeni güzergâhı Silivri
ORAL ÇALIŞLAR

"50 bin kişiyle Silivri’ye yürüyelim” çağrısında bulunan Süheyl Batum beni şaşırtmadı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinden önce de ‘Cumhuriyet Mitingleri’nde yürümüşlerdi. Heyecan içindeydiler. Yürüdükçe etraflarındaki kalabalık arttı. Yüz binler (hatta kimi iddialara göre milyonlar) meydandaydı, sokaklardaydı. “Cumhuriyet elden gidiyor” inancı, ‘kitlelerin düşüncesi’ haline dönüştürülmüştü.
O dönemde Cumhuriyet gazetesinde çalışıyordum. SKYTürk Televizyonu’na yorum yapmak amacıyla Diyarbakır, Mardin, Urfa, Gaziantep bölgesine gitmiştim. Yanımda da Ş.Urfalı olan Cumhuriyet Yurt Haberleri’nden Mehmet Faraç vardı.

Bölgeye biraz normal bir gözle bakınca seçmenin bu yörede CHP’yi tamamen terk ettiğini görmek mümkündü. İzlenimlerimi bu doğrultuda yazdım, bölgede o zamanki DTP’nin (şimdi BDP) bağımsız adaylarıyla AK Parti çekişeceğini, CHP’nin esamesinin okunmadığını anlattım.
Gazeteye döndük. Tabii, ‘Cumhuriyet Mitingleri’nden umuda kapılanlar benim izlenimlerimden hoşlanmadı. AK Parti’nin etkisi altında kaldığımı söylediler. Bu doğrultuda aleyhimde yazılar da yazıldı.

Seçimlerden birkaç gün önce Cumhuriyet’teki hava iyice coşmuştu. Onlara göre CHP birinci parti oluyordu, AKP ise tepe aşağıya gidiyordu. Ben, “Yapmayın, etmeyin” dedikçe bana gülüyor, nasıl yanıldığımı anlatıyorlardı.

Sonunda, “Haydi bahse girelim” noktasına gelindi. Tezim şuydu: CHP yüzde 25’in üzerine çıkamaz, AKP de yüzde 35’in altına düşmez. Güldüler. Onlar tam tersini düşünüyorlardı. Bahisler yazıldı, imzalar atıldı.

Kaybettiren neydi?

En iddialısı Faraç’tı. Özellikle Ş.Urfa konusunda iddiası çok yüksekti. CHP’nin en az 5-6 milletvekili çıkaracağını iddia ediyordu. (CHP Ş.Urfa’dan milletvekili çıkaramadı.) Seçimler bitti. Şaşırdılar. Haber Müdürü Hakan Kara, “Sen kazandın ağabey” diyerek bana gömleği aldı. Faraç gazetede herkesin önünde imzaladığı ‘takım elbise’ sözünü yerine getirmedi. Ondan hâlâ böyle bir alacağım bulunuyor.
‘Cumhuriyet Mitingleri’nin bir Şener Eruygur yapımı olduğu Ergenekon davasıyla iyice netleşti. Türkiye’yi bir askeri darbe ortamına sokmak isteyenler, bir ‘endişe’ yaratmış ve bu endişenin üzerinden belli kesimleri sokağa çağırmışlardı. Asker, AKP’li bir cumhurbaşkanı seçtirmemek amacıyla kurduğu stratejiye CHP’yi monte etmiş ve bu şekilde hazırlanan seçim ortamının ‘olumlu etki’ yapacağı sanılmıştı. Toplumu ‘korku’ ve ‘endişe’ üzerinden örgütleme yöntemi, seçim stratejisinin temelini oluşturmuştu.

Toplumun iç dinamikleri farklı işliyordu. Türkiye, büyüyen ekonomisiyle değişen demokratik talepleriyle ‘korku eşiği’ni çoktan aşmıştı. CHP’liler bunun farkında değildi.

Toplumu yanlış okuyorlar

CHP, son dört yıldır esen değişim ve demokratikleşme rüzgârı nedeniyle altüst oldu. Bütün yönetim kademeleri sapır sapır döküldü. Ancak, uzun yılların statükocu birikimi parti içinde etkisini koruyor.

Batum, geçmişte kalmış CHP’nin bir temsilcisi olarak “Haydi Silivri’ye” diyor. CHP, onunla geçmişi diriltmeye çalışıyor. Deniz Baykal da Silivri’nin avukatlığını üstlenmişti.

Türkiye başka yerde. Avrupa’yla rekabet edecek bir ekonomik büyümeyi hedefliyoruz, Kürtlerin, Alevilerin, dindarların, emekçilerin haklarının ve kimliklerinin kabul gördüğü yeni bir sistemin belki de doğum sancılarını yaşıyoruz. Muhafazakârlık ve modernite, yerel değerler ve evrensel değerler arasında değişik sentezler ve yeni modeller arıyoruz.

CHP’nin bu sürecin Silivri’yle ters istikamette olduğunu hâlâ fark edememiş olduğunu görmek, CHP’den büyük beklentilere girmemiş kesimlerde bile şaşkınlık yaratabiliyor.

AKP, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler alanında yorgunları oynarken Silivri’ye yürüyen CHP, son dönem Türk sinemasındaki sosyal içerikli komedi filmi eksikliğine cevap vermeye çalışıyor gibi .
-----------------------------------------


Yücel Yeşilceli
26 Ocak 2011 19:51

Uzun süreden beri GG'in yayın politikasını, Barış Yarkadaş'ın ve özellikle Gürsel Tekin'in CHP içindeki yönelimini bu sayfalarda dillendirmeye çalıştık.

Bu nedenden dolayı yorumlarımız sık sık sansürlendi,"yeter" diyerek birkaç ay ara verdik.

"YCHP","YPM" ve "YMYK" oluşumlarının filizlenme sürecinde tekrar yorum yapma gereği duydum.Bu söylediklerimden sakına kendimi çok önemsediğim anlamı çıkmasın.

Yorumlarımda bir şeylere dikkat çekmeye,can alıcı noktanın altını çizmeye çalıştım.Neydi o "can alıcı noktalar?" CHP'nin dönüştürülmeye,değiştirilmeye çalışıldığını ve bunun kollektif bir çalışma olduğuna ilişkindi.

Süheyl Batum'un önerisiyle birlikte altını çizmeye çalıştığım oluşumun ve konunun CHP içinde ne denli kökleştiğine tanık olduk iki gündür.
Yandaş medyadan Barış Yarkadaş ve Gürsel Tekin'e kadar sağ açılımcılar şiddetli bir tepki gösterdiler.Bu tepki Kılıçdaroğlu'nun desteği ile,öneriye "olmaz" demesiyle şimdilik durmuş bulunmaktadır.

Anlatmak istediğim;değişim-dönüşüm tüm kılcal damarlara kadar nüfuz edecektir! O nedenle,Oral Çalışlar'ın bu sayfalarda görülmesine kimse şaşırmasın.
Yakın tarihlerde Fehmi Koru,Rasim Ozan Kütahyalı,Derya Sazak,Taha Akyol gibi sözde yazarları görürsek hiç şaşırmayalım,derim ben!..


26 Ocak 2011 tarihinde gerçek gündem sitesine taşınan Oral Çalışlar'ın yazısına aynı sitede yaptığım yorumdur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder