25 Kasım 2010 Perşembe

KEMAL ANADOL'UN YÜZÜĞÜNE "FITIK" OLAN BAKİ KARAKOL'UN YAZISI VE CEVABIM:

25 Kasım 2010

Fıtık ve Kemal Anadol’un yüzüğü
Kemal Bey, önceki akşam, “kasık fıtığı”ndan ameliyat olmuş. Şimdi iyi imiş, evinde istirahata çekilmiş.

İkinci defa kasık fıtıktan ameliyat olan Kemal Bey’e, geçmiş olsun dilerimi.

Kemal Bey’in “fıtık”ı mizah konusu olacak, siyasi kulislerde konuşulacak, gülmece yazar ve çizerleri doyasıya kullanacaklar.

Kemal Bey’in, hoşgörü yoksunu Başbakan gibi davranmayacağını, anlayışla karşılayacağını biliyorum.

Kemal Bey anlayışla karşılasın, ama olaya bir de başka açıdan baksın. Örneğin: Herkesi, “neden fıtık oldu”ğu merakından kurtarsın.

8 yıllık AKP iktidarında, “fıtık olmayan” yoktur, fıtık ameliyatları tavan yapmıştır. Bu gerçekler, topluma ciddi biçimde anlatılmalıdır.

CHP’de yaşananların, çok sayıda CHP’liyi “fıtık yaptı”ğı da yadsınamaz…
….

Kemal Bey’in “fıtık”ı ve “fıtık ameliyatı” ile hareketlenen Ankara kulislerinde; Salı günkü grup konuşmasında “NATO, saldırı değil, savunma sistemidir” diyerek halkını yanlış bilgilendiren, dün de Lübnan’da yüksek sesle, “Biz, katile ‘katil’ deriz” diyen Başbakan’ın, kızı Sümeyye’yi Milletvekilliğine hazırladığı yaygın konuşuluyormuş…

Ne var bunda?.. Hazırlayamaz mı?..

Belli ki, Anakara kulislerini, 2011’de milletvekili listelerine konulmayacaklarını sezinleyen AKP’li vekilleri pompalıyorlar…

Onların uğraşları boştur. Başbakan, kızını, “Milletvekili”, “Bakan” yapmayı kafasına koymuşsa, kararını da almışsa, kimse önüne geçemez.

O vekiller, neden ve nasıl listelere konulup seçildiklerini unuttularsa, anımsasınlar. Sümeyye’de de aynısı olacak. Boşa kürek çekmesinler.

Çırpınışlarını anlıyorum: Koltuk elden gidiyor..

Sorarım: Ülke değerleri, bir bir elden giderken, Başbakan “tek adam” lığa yol alırken, neredeydiler?..

Kemal Bey gibi “fıtık” da olsalar, katlanacaklar… Başka seçenekleri yok…


Dün Ankara’da, hukuka saygılı, duyarlı her insanı “fıtık” edecek bir gelişme yaşandı: İçişleri ve Savunma Bakanları, adları “Balyoz Davası’nda geçtiği için Ağustos’taki Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla terfi ettirilmeyen üç generali açığa aldı.

Yanlış olan ve insanı “fıtık” eden; açığa almanın, üç generalin terfi ettirilmemelerinin yargı kararıyla durdurulmasının hemen arkasından gelmesi idi...

Kemal Bey’in adaşı ve Grup Başkanvekili Kemal Anadol, bunu “Sivil darbe” olarak tanımladı.
….

Dün Kamutay’da düzenlediği basın toplantısında “Eğer 12 Eylül olmasaydı, AKP olmazdı. Bunlar, 12 Eylül’ün çocukları, 12 Eylül'den hesap soramazlar. Kaçtıkları yere kadar kovalayacağız. 12 Eylül'ün hesabını biz soracağız” diyen Kemal Anadol hakkında bir öngörüde bulunacağım: Duyarlılığından ötürü yakın da, Anadol da “fıtık” ve “fıtık”tan ameliyat olacak…

Şimdiden esenlikler dilerken, bir yergide bulunacağım: Dün konuşurken, gene gözüme ilişti. Yüzük, sağ elinin yüzük parmağındaydı…

Yüzüğü sağ elin yüzük parmağına, Atatürk ve Atatürk karşıtları takarlar.

Yüzüğü sağ elin yüzük parmağına takmak, “karşıtlar” için, birbirlerini “tanıma aracı”dır…

Yüzüğün sağ elin yüzük parmağına takılması aynı zamanda “simge”dir!..

Kemal Anadol, en ağdalı sözcük ve tümcelerle yerdiği “karşıtlar” gibi, yüzüğünü, sağ elinin yüzük parmağına neden takar?! Takması, bir çelişki değil midir?! Çelişki olduğunun ayırtına varamıyor mu?! Varamaması, sorun değil midir?!

Arada küçük bit ayrıntı var: Karşıtlarınki “gümüş”, Anadol’ununki “altın”dır.

Bu, Kemal Anadol’u aklamaz!

Anadol, yüzüğünü, sağ elinin yüzük parmağından çıkarır, sol elinin yüzük parmağına takarsa, doğru yapar…
--------------------

Yücel Yeşilceli
25 Kasım 2010 10:11

Sayın Yazar,Kemal Anadol'u bu sayfalarda savunacak değilim.Mesleği avukatlıktır ve savunmasını kendisi zaten yapar.
Ancak, yüzükle ilgili eleştirinize katılıyorum.Ben de fiziksel görünüme (badem bıyık,gümüş yüzük gibi) dikkat ederim.Diğer taraftan aklıma şu geliyor ve aşagıda belirttiğim şu görünüm sizi"fıtık" etmiyor mu?
1)Kemal Anadol'da "Önder Sav"cı olduğunu sandığınız için "fıtık" olmayasanız?
2)Sol kökenden gelen bir insan olduğunu öğrendik.Gürsel Tekin'in CNN TÜRK çıkarması,ağa-maraba,emir-komuta,üst-ast ilişkisi ve efeliği sizi "fıtık" etmedi mi?İlerki tarihlerde bu partide "demokrasi"nin işlemeyeceği kaygısına kapılmadınız mı?
3)24 Kasım 2010 tarihinde SÖZCÜ gazetesinde yer alan Gürsel Tekin röportajında çalışma masasında duran kipapların hangisini okuduğunu soran muhabire"Okumaya vaktim mi var,neredee" sözleriyle karşılık verip,okumayan bir GBY sizi "fıtık" etmiyor mu?

Çok iyi bildiğiniz gib, CHP üst yönetim geleneği kitap dostu olmasıyla ünlüdür.

4)Okumayanların ülke yönettiği,okumayanların parti yönettiği bir ülke sizi "fıtık" etmiyor mu?

Şahsen ben ikisini de kabullenemiyor,ikisinden de "fıtık" oluyorum.


25 Kasım 2010 tarihinde gerçek gündem.com sayfalarının yazarı Baki Karakol'un Kemal Anadol'un yüzüğüne ilişkin eleştiri yazısı ve aynı gün gerçek gündem'de verdiğim yanıt.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder