Sevgili kardeşlerim,
Bir parti düşününüz ki,halk oylamsı çok yakınken,genel seçimler yaklaşmışken günlerce, aylarca Gürsel Tekin PM'ne seçilecek mi?MYK'ye seçilecek mi?Genel Başkan Yardımcısı olacak mı? ile enerji harcar,yorulur,bitap düşer!
Soru şu:"Parti mi insanlara eğemen olacak,üyelerin kültür ve birikimleriyle,teorik-pratik katkılarıyle zenginlik kazanacak,iktidar olacak?" Yada,"İnsanlar mı Partiye eğemen olacak,kendi kadrolarını,kendi anlayışını,ideolojisini Partiye eğemen kılacak?" Bu süreci iyi değerlendirirsek,CHP'de yaşananların,özellikle de İstanbul İl Örgütünde yaşananların yanıtı ikinci şıktadır.
Olayı daha somutlaştırıp Gürsel Tekin özeline indirgersek;Sayın Tekin'i "vazgeçilmez yapan"nedir? Hangi politik gelişmelerde,başarılarda öncü olmuştur?Partinin hangi kazanımlarında doğrudan imzası bulunmaktadır? Emekçi ve işçi sınıfına dayanması gereken CHP'nin rotasını daha ilerlere taşıyarak solun diğer katmanları,partileri,demokrati kitle örgütleri,sendikaları,Atatürkçü,Cumhuriyetçi kesimleriyle bağlaşıklık mı kurmuş,kurulması için öncülük etmiştir? Daha ötesi, Büyük Devrimci Mustafa Kemal Atatürk'ü kentin varoşlarına,yoksul bölgelerine,dinsel ayrışmanın doruğundaki ilçelere mi anlatmıştır,özümsetmiştir?
Ayrıca,uluslararası sosyal demokrat arenada,camiada, kamuoyunda tanınmış bir partili midir?Sayın Tekin'in iktidara karşı aşırı kibarlığını da anlamak mümkün değil.Hele Ahmet Hakan gibi "Dön baba dönelim" jargonlu gazetecilerin Tekin tutkusunu ise hiç anlayamıyorum. Soruları uzatmanın gereği yok.Bugün itibariyle sayın Tekin CHP Genel Başkan Yardımcısı'dır.Partiyi daha üstlere taşımada artık bir engeli kalmamıştır,takip edeceğiz ve bekleyeceğiz.
Diğer taraftan,Partinin mutfağında oluşturulmayan,somutlaştırılmayan kimi söylemlerden Parti kazançlı çıkmışmıdır? Türbanı,kara çarşafı sahiplenme diğer katmanlarda bir kırgınlık,kızgınlık yaratmışmıdır?"Kürt Sorunu'nu biz çözeriz"söylemi deklere edildiğine göre seçimlerden çok önce raporlaştırıp kamu oyuna açıklanmalıdır.Spontane söylemlere son verilmesi ve Parti mutfağında olgunlaşan,proğramda bulunan fikirler halka açıklanmalıdır.
Son olarak,Sayın Kılıçdaroğlu ve Parti yetkilileri mutlaka profesyonellerden yardım almalıdırlar.Bu destek tüm genel seçimler süresince sürmelidir.Kılıçdaroğlu'nun çalışma ateşi İl ve İlçe örgütlerinde yankı bulmalı,ayak uyduramayanlar kenara çekilmelidir.
PM üyesi,İletişim uzmanı,akedemisyen sayın Nuran Yıldız'ın durduk yerde Başbuğ'a övgü dolu yazısının mantığını anlamak güç.Sayın Yıldız'ın bu zamanını partinin çalışma yöntemlerine,politikalarına ayırması daha yararlı olmaz mıydı?
16 Eylül 2010 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder