20 Ağustos 2010 Cuma

"YILLARIN LİBERALİ NASIL MARKSİST OLDU?"

Misafir - Yücel .........

Adı:G M Tamas,mesleği Felsefe Profösörü.Macaristan Sosyalist Halk Cumhuriyeti'nin okutup yetiştirdiği bir bilim insanı.Emperyalizmin,kapitalizmin sadece cilalı yüzünü görerek,1970'lerde Batı'nın "Hür Radyo" gibi beyin yıkama propoğanda merkezlerinin yalanlarına kapılarak,"ikbal" bekleyerek yolundan şaşan,yetiştiği Emek Cumhuriyeti'ne ihanet eden bir aydının itiraflarını okuyorz yukardaki yazıda!..Öz olarak:Kapitalizmin son aşaması emperyalizm bir aldatmacadır,sömürü düzeninin katmereşmiş halidir,açlıktır,yoksulluktur,eğitimsizliktir,işsizliktir!.. diyor Prof.Tamas. Devam ediyor: " Komünist rejimin yıllar boyunca oluşturduğu modern ve şehirleşmiş toplumun üretim tarzları, kültürümüz birer birer yok edilmişti. Yerine gelen daha iyi bir şey, yapılan bir değişim olmayıp ekonomiye son verilmekteydi. Bir medeniyet yok edilmişti. 1990’larda devlet diye bir şey kalmamıştı-çöküş bütünseldi." Şimdi bir alt-üst olşun,"bir değişimin",bir karşı devrimin içinde yaşamış,öncüsü olmuş bir bilim insanının somut, son tahlillerine kıt bilgilerimizle bizler,kapitalizm şakşakçıları Macaristan'da yaşananları sogulamadan iteleyeceğiz öyle mi? Üstelikte, Marksist Felsefe'ye inananları itaatçı,biatçı kültürle özdeş gösterme sığlığını göstererek...Ne diyor Fatma Gürman hanım: "tamas efendi dönmüş dolaşmış dindaşı marx'ın kucağını bulmuş kendine sığınacak yer olarak ama bana kalırsa yine yanılacağa benzer.." Peki bizler nasıl bir jejimin kucağındayız? Tabi ya emperyalizmle bütünleşmiş kapitalizmde; Okulsuz çocuk,açlık,işsizlik,yolsuzluk,yoksulluk,bedenini (yasal)satmak için bege kuyruğunda kadınlar yok,işgaller yok,savaşlar yok,yeraltı-yerüstü zenginliklerin peşkeş çekilmesi yok!.. Daha ne istiyorsun Tamas efendi? Biri birşeyleri karıştırınca eskiler:"Hartıyı(haritayı) pusulayı karıştırmış"derlerdi.Fatma Gürman'ın hanımın "yorumu" da aynen öyle.

2010-08-20 17:09:38


----------------------

Misafir - fatma gürman

bu beyefendi devletçi monopol kapitalizminde yaşamış muhalif olmuş,kimileri sovyet sistemi de diyor ama bence bu sovyet kavramına hakaret olur.özel girişimciliği en büyük değer olarak kabul eden uluslarası büyük sermayenin kendisi için özgürlükçü,liberal kapitalizmine kavuşmuş ama yine muhalif...dönüp dolaşıp dindaşı karl marx'a sığınmış...insan aklı böyle turlar atıyor işte...dünyada ne sermaye nede işçi sınıfı karl marx'ın bıraktığı yerde değil,öngördüğü yerde de değil.tamas efendi dönmüş dolaşmış dindaşı marx'ın kucağını bulmuş kendine sığınacak yer olarak ama bana kalırsa yine yanılacağa benzer...neden sermaye ve işçi sınıfı marx'in ön gördüğü yerde değil ??? sermaye onun ön göremediği bir keşif yapmış da ondan. paradan para kazanmayı icat etmiş.hatta bu icat ona emekten para kazanmaktan daha az külfetli olmuş ve daha çok kar getirmiş.yani tarihin otoyolunda emeğe bağlı sermaye modeli marxist arabayı sermaye bu icadıyla öyle bir hışım solladı ki hızını alamayıp uzaya çıktı,satellitleşti dünyanın etrafında 24 saat dur otur bilmeden dolanıyor,borsa borsa uğrayıp ikmal yapıyor,sıcak para,soğuk para,kara para,ak para,paraparapara dolanıyor...arada bir arıza olunca inip dünya yüzüne kamu fonlarından tamiratı yapılıyor sonra yine pırr,uçtu uçtu kuş uçtu...ayakbağı falan yok öyle şey,örgütlü emekmiş,sendikaymış,işçi partisiymiş.grevmiş.devrimmiş,tek yolmuş iplemez...işçi sınıfı nerde hani öngörülen örgütlü,disiplini sınıfının bilincini taşıyan devrim yapacak sanayi proletaryası...yerini işsizler sınıfına bırakarak geriledi...çoğu marxistin horladığı lümpen proletarya garip gureba adı altında aslanlar gibi toplumsal formasyonda orta direk olarak yerini aldı...gökten yağan sermaye kırıntıları ki bizde ona sadaka deniyor babalar gibi yaşıyor...marx'ın öngörüleri gerçekleşmedi gerçek dünyada.tamam.ama hayallerimiz...onlar gerçekleşmeseler de bizimdirler.ve insan hayal ettiği kadar yaşar.hayallerimiz tek özgür olabildiğimiz alanlardır."bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine,bu hasret bizim"...hasret yerine hayal kelimesi de konulabilir...bundan daha az ve öz anlatılamaz sosyalizm...ve bu türkçede mümkün.bu da bizim gururumuz...tamas efendi de buyursun gelsin,hoş gelsin,sefalar getirsin,hayallerini hayallerimize katsın...aslında ben ona ismet özel'in bir şiirini hediye etmek istiyordum,laf uzadı,şöyle diyor şair; "ağlamadan,dillerim dolaşmadan,yumruğum çözülmeden,gecenin karşısında şafaktan utanmayıp,utandırmadan aşkı,üzerime yüreğimden başka muska takmadan,konuşmak istiyorum"... tamas efendi de utandığı şafaklar yaşayanlardan anladığım kadarıyla onun için çağırıyorum aramıza...

2010-08-20 11:12:25

20.08.2010 tarihinde ODATV.COM'da yayınlanan"YILLARIN LİBERALİ NASIL MARKSİST OLDU?" başlıklı yazıya Fatma Gürman adlı yorumcu yorum yapmış olup,karşı cevabım sonraki sayfada yeralmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder