Önce sayın Özgür'ün "tezlerine" değinelim ve kısaca cevap verelim.Demek ki yıllardır Türkiye'de bir komedi oynanıyor, bizler boşuna endişeleniyor,korkuyor, gereksiz yere çocuklarımızın,torunlarımızın,eşlerimizin,kardeşlerimizin ve yakınlarımızın gelecekleri adına kaygılanıyoruz.Öyle ya,laik Cumhuriyetimizin laikliğinden,Atatürk Devrim ve İlkeleri'nden küçücük,minnacık bir toz zerresi bile koparılamadı,erozyona uğratılamadı...Gerisini saymıyorum bilen biliyor zaten. Bu ne şimdi? Bu aklama-paklamanın farklı bir yöntemi olsa gerek.Daha doğrusu yapılanlara tepkinin törpülenmesinin,soğutulmasının,karşıdakilere "Meraklanmayın canım,her şey kontrol altında" kandırmacasının ince bir işçiliğinden başka bir şey değil bence!.. Diğer taraftan, "Şunun aklını-bunun aklını kim çeldi?" gibi sorular da yaşananlara tam yanıt vermiyor.
Bu ülkede akıl çelecek bir baba Yiğit yok henüz.Jöleli olsa olsa cümrü kadar "akıl çeler." Akıl çelenler Okyanus ötesinden,Soros'lardan,AB'den esen rüzgarlarla gelir akılları çelerler ve giderler..Eğer birileri çelinmeye meyilliyse,zayıfsa,toprağına sıkı sıkıya bağlı değilse,ayrık otu ise, "ikbal"i başka yerlerde arama eğilimliyse, esen sert rüzgarın karşısında zaten dik durması olanaksızdır.Bu yüzden zayıf ayrık otlarının tepesindeki esen uğursuz sert rüzgarlar kayanın(Türkiye'nin) sadece tozunu alıp götürür,o kadar! Ancak,bu görkemli kayayı bir şekilde elimine etmeyi kafalarına koyan dış güçler iş makinalarını,alet-edevatlarını,kimyasallarını görkemli kayanın etrafına yığmışlardır ve uygun zamanı-zemini beklemektedirler.Bakacağız göreceğiz,kaya bu kuşatmaya dayanabilecek mi? Kuşatmayı yapanlar kayanın direnişi karşısında PES edip,"GELDİKLERİ GİBİ GİDECELER!"mi?
21.08.2010 Tarihinde ODATV.COM'da yeralan "Ece Temelkuran tehlikenin farkında değil"başlıklı yazısına yorum yapan iki okuyucuya yaptığım eleştiriler.
21 Ağustos 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder