Barış Beyin "Bu skandal gözden kaçmasın!" başlıklı yazısına ilişkin7-8 Ocak 2010 tarihinde yorumculardan Sn.Erdem Akel ve E.Uzun bir ideolojik tartışma başlatmışlardı.Belirttiğim tarihlerde yoğun oluşum nedeniyle katkıda bulunamamış olup,editörümüzün ve bu iki dostumuzun müsadeleri ile gecikmeli olarak görüşlerimi aktarmak istedim.
Hatırlanacağı üzere tartışma Erdem Akel'in yorumuna E.Uzun: "Ülkemizde işçi sınıfı,köylülük ve bir bütün olarak emekçi sınıfın dışında anti-emperyalist mücadele verecek bir sınıf YOKTUR" tesbiti sonucu başlamıştı.
Türkiye'ye bugün üretim ilişkileri açısından hangi perspektiften bakılmalıdır? Başka bir deyimle Türkiye'de bugün ekonomik-siyasal sistemin omurgasını hangi bileşenler oluşturur?
Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan heme sonra toplanan 1923 İzmir İktisat Kongresi Türkiye'nin "karma ekonomik model"i seçerek tercihini ortaya koymuştur.Bu devlet ve özel sektör ağırlıklı bir ekonomik modeldir,ancak kendi ulusal sanayini ve finans sistemini oluşturan tedbirlerin öncelik oluşturduğu bir sistemdir.
Cumhuriyet'in ilanı ile oluşturulan sermaye birikimi burjuvazinin gelişip serpilmesini olanaklı hale getirmiştir.Ancak, Osmanlı'nın borçlarının ödenmesi ve benzer sorunlar işçi sınıfının takamül edişini geciktirmiştir.Bu nedenle, genç burjuvazi eğemen sınıf,yani derebeyliği,feodalizmi tasfiye edebilme imkan ve becerisine sahip olamamıştır. Öyle ya;toplumsal yasalar gereği feodalizmin eğemenliğinde kapitalizm gerekli sıçramaları,tarihsel dönüşümleri yapamaz!
Buradan yola çıkarak;kapitalist sistem Türkiye'de feodalizmi tam tasfiye edip, "BURJUVA DEMOKRATİK DEVRİM"ini tamamlayamamıştır.
"İşçi sınıfı burjuva demokratik devrimin öncüsü olmalıdır.Demokratik devrime kılavuzluk edecek kuvvet,proleterya olmazsa,demokratik devrim sonuna vardırılamaz."
"Burjuva devriminin zafere ulaşması ve demokrati cumhuriyetin kurulması için her şey yapılmakla birlikte,devrim demokratik aşamada durdurulmamalıdır ve devrimci hareket,burjuva demokratik görevlerini yerine getirmekle yetinmemelidir.Burjuva demokratik devrim,kesintisiz olarak sosyalist devrime dönüşmelidir" demektedir sosyalizmin öncüleri!
Türkiye bugün emperyalizme göbekten bağımlı,toplumsal üretim araçları ve finans sermayesi emperyalizm ile ortak tekeci bujuvazinin elinde bulunan, hissedilir ağırlığı ile feodalizmi tasfiye edememiş bir ülkedir.
"Kapitalizmin sonuncu aşaması EMPERYALİZM"dir tarihsel saptamasından hareketle;"Emekçi sınıfının dışında anti-emperyalist mücadele edecek bir sınıf yoktur" demek gerçekçi değildir.2.Dünya savaşından sonra burjuvazi ve emekçi sınıfların dışında oluşan,"beyaz yakalılar" olarak adlandırılan;mühendis,doktor,teknisyen,akedemisyenler,gazeteciler gibi kafa işçilerinin kapitalist üretim ilişkilerinin üst aşamasında işlerini kaybetmeleri yada artı değerden eskisi kadar pay alamamaları nedeniyle anti-emperyalist mücadelede işçi sınıfının yanında olmaları,devamında sosyalist devrime katkılarının olacağı öngörüsü doğru bir saptamadır. Bunlar ara katmanlardır ve işçi sınıfının müttefikleridirler.
E.Uzun'u tenzih edeim ama,Rıza Kuas'ın öncülüğündeki Lastik İş Sendikası'nın sanırım 1968 grevinde,bir sendika yetkilisinin veya üyenin:"Lastik ayakkabı giymeyenler yürüyüşe katılamaz!" görüşü ile benzerlik taşımaktadır ve doğru bir tesbit değildir.İşçi sınıfının bilimsel tezlerinin diğer katmanlarca özümsenmesi,içselleştirilmesi emek cephesinin genişlemesi ve o'nun eğemenliğinin pekişmesidir de aynı zamanda.
Erdem bey:"Kapitalizmin üst aşaması proleterya diktatörlüğüdür" demektedir.Proleterya diktatörlüğü sosyalist devrim aşamasında veya sonrası işçi sınıfının ve partisinin karşı-devrim hareketlerine ve karşı-devrimcilere, devrimi koruma adına uyguladığı bir sınıfsal,tarihsel,hukuksal bir süreçtir! Proleterya diktatörlüğü işçi sınıfının düşmanlarına karşı uyguladığı "olmazsa olmazlarından" bir tanesidir.
Sovyetler Birliği'nin kurucusu:"Kapitalizmin son aşaması EMPERYALİZM'dir" diyerek "üretimin toplumsallaştığını,fakat mal edinmenin özel kaldığını..." vurgular.Yani,"üretim araçlarının özel mülküyeti nedeniyle nufusun kalan kısmı üzerindeki boyunduruğu yüzlerce kez ağırlaştırır,daha külfetli,çekilmez bir hal alır."
İşte bu zorbalığın,hukuksuzluğun,sömürünün doruğa ulaşmış son halinin adı EMPERYALİZM'dir!
07 Ocak 2010 Tarihinde gerçek gündem.com'da yayınlanan Barış Yarkadaş'ın "Bu skandal gözden kaçmasın!" başlıklı yazısına yaptığım yorum olup,yazının uzunluğu nedeniyle adı geçen sitede yayınlanmamıştır.
10 Ocak 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder