Barış beyin yazısı iki ana başlıktan oluşan,kafa yorulmuş,emek harcanmış ve içinde oldukça çok soru taşıyan bir yazı.Fazla ayrıntıya girmeden bu başlıkları ayrı ayrı irdeleyelim:
a) "Kürt Partisi" :Bir etnisite hareketi üyelerine ve sempatizanlarına neyi vaadeder?Bireyin özgürleşmesini mi? Mevcut ortaçağvari üretim ilişkilerini sonlandırıp toprakların ve makina araç ve gereçlerinin marabalara,yoksul köylülere dağıtılacağını mı hedefler? Gerçekten de ne vaadeder "Irk"ı esas alan bir parti? Eğitimin kız-erkek demeden zorunlu 11-12 yıla çıkarılmasını,bu süreçte tüm eğitim giderlerinin "Devlet" tarafından karşılanacağını,nüfus planlamasının yapılacağını,küçük yaşta "evlendirilen",daha doğrusu zorla satılan kız çocuklarının anne-babasına ağır cezalar içeren yasalar çıkarılacağını, ilkel töre cinayetlerinin cezasının ağırlaştırılacağını mı vaadeder?
NE VAADEDER KÜRT PARTİSİ,NE VAADETMİŞTİR?
Derebeylerin,toprak ağalarının üs çatı örgütü "Kürt Partisi"bırakın vaadde bulunmayı, bunları dillendiremez bile.Çünkü;o topraklarda yaşayan yoksul insanları TEBAA görür ve onların özgürleşmesini istemezler! Yoksulların özgürleşmesinin sonucu onların saltanatlarının sonu demektir. Bu yüzden; "barış istiyoruz","kendi kimliğimizin tanınmasını istiyoruz","bu kanı durdurmak istiyoruz" gibi hümanist sözcüklerin arkasına sığınıp mevcut düzenin devam etmesini ister Kürtçüler...
b) Gazetecilere ceza:Yazıya başlamadan önce gazeteci kimdir,kime gazeteci denir? diye "Vikipedi" ye baktım:
"Gazeteci,gazetecilik mesleği icra eden;güncel olaylar,konular ve kişiler hakkında bilgi toplayıp OLABİLDİĞİNCE TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE YAYIMLAMAYA GAYRET GÖSTEREN KİŞİDİR."
Şimdi değerli Yarkadaş,sözünü ettiğiniz bu baylar yukardaki tanımlamaya uyuyorlarmı?Bir partinin,bir ideolojinin militanı gibi çalıştıklarını inkar edebilirmiyiz?Yayın yasağı konulmuş bir davanın,suçları ispatlanmamış insanları, el çabukluğu ile "suçlu" ilan etmek nasıl bir gazeteciliktir,yada gazetecilik midir?
Hepsi bir tarafa; Türk Ulusu'nun 86 yıllık anıtsal yapısı ile (laik Cumhuriyet) ve O'nun kurumları ile uğraşanlara ve geriye gidişe omuz verenlere ben gazeteci diyemem! "Mesleki dayanışma" içgüdüsü ile bu baylara destek olan Barış Yarkadaş ve Hikmet Çetinkaya gibi dost gazetecileri de uyarmayı görev sayarım.
Sevgiler,
28 Aralık 2009 tarihinde gerçek gündem.com'da yayınlanan Barış Yarkadaş'ın yazısına yaptığım yorumdur.
29 Aralık 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder